Arşiv

Posts Tagged ‘Babil’

Güney Amerika’da Dünya Dışı Varlıkların Bıraktığı İzler

03 Mayıs 2012 19 yorum

Eski Güney Amerika’nın Sırları

Tiahuanaco Harabelerinde Dünya Dışı Varlıkların Bıraktığı İzler

Tiahuanaco harabelerinin esrarı, tanınmış Alman arkeolog Schliemann tarafından da incelenmiştir. Bilindiği gibi Schliemann, Truva harabelerini yeryüzüne çıkarması ile ün yapmıştır. Schliemann, Tiahuanaco’da bazı petroglifleri okumaya muvaffak olmuştur. Onun tarafından tercüme edilen bir dikilitaş yazıtında aynen şunlar kazılıydı:

“Zira kudretli ide BlaCuin Rgyal, Kral Dri Cum’u tah­tından alarak göğe, yanına çekti. Onun yerine Ti Şe geçti”

Daha fazlasını oku…

Reklamlar
Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

Yılan Bilgeliği ve Pleiades

30 Nisan 2012 3 yorum

Geçmişimizde ne kadar çok yılan hikâyesi vardır; mitolojide, destanlarda, tarihi eserlerde, hikâyelerde ve kutsal kitaplarda… Havva’yı baştan çıkarıp cennetten kovduran yılandır. Ama insanları iyileştirip şifalandıran Tıp Biliminin sembolü de yılandır.

Yılan bir sürü yerde karşımıza farklı isimlerle çıkar:

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen

21 Ciltlik Mezopotamya Sözlüğü

28 Haziran 2011 4 yorum

 

21 ciltlik sözlük uygarlığın doğuşunu aydınlatıyor. Antik Mezopotamya dili ve onun Babil ve Asur diyalektleri son 2 bin yıldır kimse tarafından konuşulmuyor.

Antik Mezopotamya dili ve onun Babil ve Asur diyalektleri son 2 bin yıldır kimse tarafından konuşulmuyor. Ancak son iki yüzyıldır kil tabletleri ve taş yazıtları deşifre eden bilim insanları bu dili yeniden canlandırmak konusunda büyük yol kat etti. Geçenlerde yayınlanan 21 ciltli Mezopotamya sözlüğü, Chicago Üniversitesi araştırmacılarının 90 yılını aldı. Bu dil Milattan Önce 24’üncü yüzyılda dünyanın ilk imparatorluğunu kuran Akad Kralı Büyük Sargon tarafından konuşuluyordu.M.Ö. 17’nci yüzyılda dünyanın ilk kanunlarını hazırlatan Babil Kralı Hammurabi’de aynı dili konuşuyordu. Dünyanın ilk edebi eseri Gılgamış Destanı da bu dilde yazılmıştı. Büyük ihtimalle Babil Kralı 2’nci Nebukadnezar da bu dili kullanarak evini özleyen eşini rahatlatmak için ünlü asma bahçeleri inşa edeceğini söyledi. Bu dili kullananlar girişimcilik, sulama, tarım ürünlerinin ticareti ve kehanetlerin nasıl okunacağını açıklayan kil tabletler hazırladı.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Gılgamış Destanı’nda Tufan

29 Mayıs 2011 1 yorum

Ey Tanrıların büyük üstadı, ey yiğit Enlil!
Ben, büyük Tanrıların gizini açığa vurmadım! Bilge kişi haberi düşünde almış…
O, böylece tanrıların gizini öğrendi.
Şimdi onun için bir karar vermek sana düşer!

(Gılgameş Destanı’ndan)

Bir zamanlar Dünya üzerinde yaşanmış olan büyük tufandan bahseden en eski metinlerden biri, Sümerlilerin “Gılgamış Destanı”na aittir.

Gılgamış Destanı, Mezopotamya’daki Uruk Kenti’nin efsanevi rahip kralı Gılgamış üstüne yazılmış mitolojik bir metindir. Ve geçen yüzyıla gelinceye dek unutulmuş bir çağın ürünüdür. Yüzyılımızda arkeologlar yorulmak bilmez bir çalışmayla Ortadoğu’nun kumlara ve sırlara gömülü kentlerini birer birer ortaya çıkartmaya giriştiler. O döneme kadar Nuh ile İbrahim Peygamber arasında geçen uzun sürenin tarihi yalnız Tevrat’taki “Tekvin Bölümü”nün 6. ve 9. Babları arasında anlatılıyordu. Gılgameş Destanı, bizi yeniden o çağlara geri götürmektedir.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Kanatlı Küre Sembolü

29 Mayıs 2011 1 yorum

  1. Bütün antik yakın doğu uygarlıklarında sıklıkla görülen bir ikondur. İkonun ortasında bir disk ve iki yanında kanat vardır. Bahsedilen kanat yırtıcı kuş kanadıdır ve hangi uygarlıkta resmedildiğine bağlı olarak çok az değişiklik gösterir.Bu ikon Sümer, Akad, Babil, Asur, Urartu, Elam, Kenan, Mitanni, Mari, Nuzi, Mısır ve Pers uygarlıklarında görülür. Sıklıkla resmedilir ve sembolik olarak en üstün’ü temsil ederdi. Silindir mühürlerde, tapınaklarda, saraylarda, duvarlarda; kil, metal, ahşap nesnelerin üzerinde; özellikle savaş sahnelerinde krallara ve rahiplere eşlik eder ve tahtlarının üzerinde olacak şekilde havada yüzüyor olarak resmedilirdi.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Sümer Silindir Mühürleri

21 Mayıs 2011 Yorum bırakın

File:Cylinder seal Shamash Louvre AO9132.jpg

Bugün artık büyük ölçüde unutulmuş olan silindir mühürler, bir zamanlar görkemli bir küçük sanat etkinliğine sahne olmuştu. Mağara resimlerinden sonra, insanın kendini ifade biçiminin çok özgün bir evresini oluflturan silindir mühürler, inanılmaz bir biçim ve içerik zenginliği gösteriyorlar. Toplumun inançları ve adetleri, insan-tanrı, insan-insan, insan-doğa ilişkileri sayısız kompozisyonlar içinde bu küçük, yuvarlak taşlara kazınıyor ve sonra kile basılıyor. Hukuki belge hazırlanmasında ya da kapalı bir çömleğin mühürlenmesinde kullanıldıkları gibi, nazarlık olarak da takılıyorlar, ama her şeyden önce üretenin ve sahibinin övündükleri sanat objeleri bunlar.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Gılgamış Destanı

17 Mayıs 2011 58 yorum

Gılgamış Destanı, Mezopotamya’da ortaya çıkan tarihteki ilk yazılı destandır. Ölümsüzlüğü arayan bir kralın öyküsüdür.

Destana konu olan kral Gılgamış gerçekten yaşamış ve M.Ö. 28.yüzyılda Mezopotamya’daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, Gılgamış’ın ölümünden bin yıl kadar sonra yazılmıştır ve günümüze kadar gelebilmiştir.

Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer mitolojilerinde geçer ve Akat dilinde yazılmış tabletlerden oluşur. Bunlardan günümüzde 12 tablet bulunabilmiştir. Ama bu tabletler eksik olduğu için destan metninin bütünü elde edilememiştir. Aslında bir tablet daha bulunmuştur ancak olayların sırasına uymamaktadır ve bu yüzden ayrı bir versiyon olduğu düşünülmektedir. 1855’te Ninova’da yapılan kazılarda, Asur Kralı Asurbanipal’in M.Ö. 7. yüzyılda derlettirdiği tabletler bulunmuş, daha sonra Türkiye-İran sınırında ve Irak’taki Nippur antik kenti kazılarında bulunan tabletler de eklenmiştir. Ayrıca Türkiye’de Sultan Tepe ve Boğazköy’de yapılan kazılarda da destanın izi bulunmuşsa da henüz tümü gün ışığına çıkarılmamıştır.

Daha fazlasını oku…