Arşiv

Posts Tagged ‘roma’

Yedi Uyurlar ve Yaşanmış Bazı Benzer Olaylar

15 Ekim 2011 4 yorum

 

Hristiyan ve İslam anlatıları içinde belki de en ilgi çekicisi Yedi Uyurlara ait olanıdır. Hikaye kendi içinde bir gizemi saklamaktadır. Kulağa hoş gelen bu anlatının arkasındaki gerçek neydi?

Hıristiyanlığın Roma Devleti içine iyice yayılmaya başladığı sıralarda yedi Romalı askerin başından geçen ve “Yedi Uyurlar-Seven Sleepers” olarak bilinen bir anlatı hem Hıristiyanlık ve hem de Müslümanlık inanışlarında ölümden sonra dirilişe örnek olarak anlatılmaktadır. İslam dininde “Eshab-ı Kehf – Mağara İnsanları” olarak bilinen bu efsaneden Kehf süresi söz etmektedir.

Daha fazlasını oku…

Reklamlar

Beytlehem Yıldızı

13 Haziran 2011 1 yorum

İsa, Kral Hirodes’in günlerinde Yahudiye Beytlehem’inde doğduğu zaman, işte, Şark’tan Yeruşalim’e müneccimler gelip dediler: “Yahudiler’in kralı doğan zat nerededir, çünkü onun yıldızını Şark’ta gördük ve ona secde kılmaya geldik. Ve işte Şark’ta gördükleri yıldız, önlerince gidiyordu, ta çocuğun bulunduğu yere kadar gelerek üzerinde durdu. Onlar da yıldızı gördükleri zaman taşkın sevinçle sevindiler. MATTA 2: 1-2,9-10

Eski çağların gizleri içinde Hıristiyan inancına göre İsa’nın Nasıra’da Mesih olarak doğduğunu bildiren Beytlehem Yıldızı kadar tartışılanı çok azdır. Matta İncili’nde yıldızın tarifi pek kısadır. “Doğu”daki bir yıldızın müneccimlere Yahudiye’deki Mesih’i bulmaları için yol gösterdiği söylenir. Onları Mesih’in kehanetlerdeki doğum yeri olan Beytlehem’e Yahuda kralı Hirodes gönderdiği için müneccimlerin yıldızı Beytlehem Yıldızı olarak bilinmiştir.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Roma’nın Romalı Olmayan Kurucuları: Etrüskler

24 Mayıs 2011 3 yorum

https://i1.wp.com/a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/196455_197144196983172_197135423650716_582115_5885514_n.jpg

https://insanveevren.wordpress.com/

Roma tarihinin en gizemli halklı hiç kuşkusuz Etrüsklerdi.
Etrüsklerin tarihi ile ilgili onlar tarafından yazılan metinlerin olmayışı ve Roma döneminde yazılanların da çoğunun kaybolmuş olması Etrüskler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmamızı engellemektir.
Aslında Etrüsklerle ilgili gizem daha Etrüsklerin adından başlıyor. Etrüsklerin kendilerine “Rasena ” demelerine rağmen Romalılar onları “ Tusci “ ya da “Etrusci” , Grekler de “ Tyrhennes “ diye adlandırıyorlar.
Etrüsklerin yaşadığı ve Etruria adı verilen bölge Orta İtalya’da kuzeyden güneye 250 km, Doğudan batıya da 150 km tutan bir yerdi.
Etrüsklerin buraya nereden gelip yerleştikleri bilinmiyor. Bu konuda değişik varsayımlar var.
Bunlardan birincisi Etrüsklerin İtalya kökenli ve Villanova kültürünün devamı oldukları. Bu tezin savunucuları haklı olarak Etrüsk kültürünün erken dönemleri ile Villanova kültürünün son dönemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekiyorlar.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

İskandinav (Viking) Mitolojisi

23 Mayıs 2011 23 yorum

İskandinav mitolojisi en genel anlamıyla İskandinav topluluklarının Hristiyanlık öncesi dinleri, inanışları ve efsaneleridir. Danimarka, İsveç, Norveç ve İzlanda gibi İskandinav ülkelerinde yaşayan halkların atalarının kuşaktan kuşağa aktardığı zengin bir mitos öykü ve masal dağarcığı vardır. İskandinavya’da tapılan tanrılara ilişkin efsanelerin yanı sıra ‘Sağa’ denen ve kahramanların haydutların, hayaletlerin, canavarların deniz krallarının köylülerin cücelerin aşk ve serüvenlerinin anlatıldığı öyküleri de vardır. İskandinav mitolojisi günümüz dünyasında mitoslarda geçen tanrılar ve simgeler yönüyle oldukça bilinir bir durumdadır .Örneğin ’Yüzüklerin Efendisi’ kitap ve film serisi temeline bu mitosları oturtarak şekillendirilmiştir. Yazar Tolkien’in Orta Dünya (Middle Earth) adı İskandinav mitolojisindeki dokuz dünyadan insanlara ait olan Midgard’dan esinlenilerek yaratılmış. Cüceleri yaratan Äule demirciler tanrısı balta kullanan Thor’la önemli benzerlikler taşıyor. Tolkien’in kullandığı çoğu cüce adı ve bunların yanında Gandalf da İskandinav mitolojisi kökenli. Ayrıca Gandalf’ın tanrı Odin ile kimi benzerlikler taşıdığı görülüyor.

Daha fazlasını oku…

Köleliğin Tarihçesi

22 Mayıs 2011 19 yorum

Köle, bütünüyle başka bir insanın malı olan, herhangi bir eşya gibi alınıp satılabilen kişidir. Kölelik, eskiçağlardan 19. yüzyıla kadar süren uzun bir tarih boyunca çeşitli biçimlerde var olmuştur.
Köleler, taşınır herhangi bir mal gibi görüldükleri ve onlara hiçbir hak ve özgürlük tanınmadığı için, kendilerinden istenen her türlü işi yapmakla yükümlüydüler. Efendilerinin kötü davranışları, ağır yaşam ve çalışma koşulları, insan sayılmayan binlerce kölenin ölümüne yol açtı. Bir köle için kölelikten kurtulmanın tek yolu efendisince özgürlüğünün geri verilmesi, yani azat edilmesiydi.
İnsanlar tarih boyunca, içinde yaşadıkları topluma ve döneme göre çeşitli yollardan kölelestirildiler. Savaşta tutsak edilmek, bir suç nedeniyle cezalandırılmak, borcunu ödeyememek ya da köle ana babadan dünyaya gelmek, köle olmanın çeşitli biçimlerindendi.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Tarih

Şeytan Roma’nın Şeytansız Dünyası

20 Mayıs 2011 Yorum bırakın

https://i1.wp.com/spqr360.com/images/article_images/third_punic_war.jpg

Yüzyıllar boyunca ve özellikle Rönesantan günümüze batı ideolog ve tarihçileri Roma’ya gönderme yaparak kendi idealleri uğruna ahlaksızca çarpıtmalar yapmış , bu çarpıtmalar ile yaratmış oldukları sanal dünyalarına sahte kökenler icad etmişlerdir. Ortaya sahte bir Roma İmgelemi çıkararak Romalı gibi poz veren XIV Louis ve Napolyondan, Musolini ve Hitlere yeni Romaların yaratıcıları ortaya çıkmıştır. Bu yeni Roma yaratıcılarının listesi oldukça uzundur.

Batının kendine yeni Roma yaratma endişesi sadece liderler ilede sınırlı kalmamıştır. Bir Roma Villasını andıran Versailles ‘ten Berlindeki Wilhelm Almanyasının devlet binalarına, Washington’daki Capitol ve Beyaz Saraya kadar bir dolu sahte Romalı binası inşa edilmiş, eğitimden sanata kadar yeni Romacılık (Neo-Klasizm) etkisini göstermiştir.  İşin dahada komik olan yanı ise Hıristiyanlığa geçiş yapan Bizansın Roma Ruhunu ( –  Bireysel ibadet yasağı – tek tanrıcılığın olmaması ), açıkça yok saymasını görmezden gelerek bu işlerin yapılmasıdır.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Diğer, Kültür, Tarih

Hz.Nuh ve Nuh Oğulları

19 Mayıs 2011 4 yorum

NUH VE NUH OĞULLARI

Genelde, insan tarihinin 10,000 sene önce biten son buzul çağın gerilemesiyle başladığı inanılır, tabii burada taş devrinden başlayan yükselişten söz ediyoruz. Atlantis’in olması gerektiği çağda dünyanın büyük kısmı buzlarla örtülü olmalıydı. Bu buzlar hemen hemen Kanada’nın ve Kuzey Avrupa’nın çoğunu kapladığı gibi Güney Amerika’nın bazı kısımlarını örtüyordu. Demek oluyor ki, dünyanın etrafında ince bir kuşak uygarlığı barındıracak durumdaydı. Aslında dünyanın şimdiki durumu bundan iyi olmakla beraber yine de, onun yuvarlak oluşu ideal iklim açısından güneşi bazı yerleri fazla, bazı yerleri az ısıtmaya ve aydınlatmaya yol açıyor. Ancak, buzul çağı ile ilgili bilmediğimiz birçok şey vardır. Buzul çağların neden olduklarını bilim adamları saptayamamıştır. Bir takım hipotezler ortaya atılmıştır. Güneşte periyodik olarak ısı gücün azaldığı veya güneş sistemi zaman zaman soğuk alanlara girdiği ortaya atılmıştır. Ayrıca son buzul çağında tropik iklimlerin bitki ve hayvan çeşitlerinin bulunması iklim kuşaklarının yer değiştirdiği tezini güçlendiriyor.

Daha fazlasını oku…