Archive

Posts Tagged ‘venüs’

El Brujo: Peru’daki Lanetli Piramitler

29 Haziran 2011 4 yorum
Yazı: Ira Block – Fotoğraflar: Peter Gwin

Peru’nun kuzey kıyılarındaki zengin mezarlar içeren piramidin rölyefleri, insanların kelle uçurucu bir tanrıya kurban edilişinin kanlı öykülerini anlatıyor.

Ölümden Hemen Önce

Moche tutsaklarının ölmeden önce gördüğü son sahnelerden biri, olasılıkla, Huaca Cao Viejo’nun incelikli sanatı idi. Halatla boyunlarından birbirlerine bağlı bir halde tören alanına götürülmüşler ve tarihin en korkunç kurban etme ritüellerinden birine tanıklık etmişlerdi. Bir Moche rahip tutsakların boğazlarını keserken, bu manzara karşısında bakışlarını kaçırmayan ya da bayılmadan ayakta kalabilenler, bir rahibenin altın bir kadehi rahibin içmesi için kanla doldurduğunu görmüştü.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

Dünya, Mars ve Venüs’ten Daha Hızlı Atmosfer Kaybediyor

07 Haziran 2011 Yorum bırakın

Bunun Küresel Isınma İle İlgisi Yok 

Bunun failleri solar rüzgar olarak bilinen şey olarak Güneşten püskürtülen yüklü parçacık akımlarıdır. Araştırmacılar son zamanlarda Dünya’nın kendi atmosferini Venüs ve Mars’tan daha fazla kaybettiğini keşfetmekten şaşkına döndüler, bunun manyetik alanlarda önemsiz etkileri var.  

California Üniversitesi’nden jeofizik ve uzay fiziği profesörü Christopher Russell, “Solar rüzgarın Venüs ve Mars ile etkileşimi oldukça basit” diyor. “Rüzgar gelir, bir manyetik alan taşır, bu manyetik alan gezegenin iyonosferini sarmalar. İyonosfer sürüklenerek götürülür”

Bu gezegenimizin manyetik kalkanının, bir zamanlar inanıldığı gibi sağlam koruyucu bir örtü olmayabileceği anlamına geliyor.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Astronomi - Uzay, Bilim

Evrende Zeki Hayat

29 Mayıs 2011 Yorum bırakın

Canlılık konusu, aslında dünyayla sınırlı bir olgu değildir. Genel anlamda canlılık konusu evrensel bir olgudur. Bunu dünya gibi, evrende toz zerresi kadar olan bir uzaysal obje ile sınırlamak çok dar bir görüş olur. Çünkü bugüne kadar yapılan araştırmaların sonucunda elde edilen bilgiler, belgeler, gözlemler ve araştırmalar bunu söylemektedir. Kısaca uzaysal bilgilerimizi hatırlayacak olursak Galaktik ölçüleri veya Güneş sistemi ile ilgili ölçüleri göz önüne getirirsek bir de dünyanın boyutlarını göz önünde tutarsak görürüz ki, şu an üzerinde yaşadığımız dünya gezegeni bu boyutlar ölçüsünde hemen hemen hiç durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla bu küçücük ölçüler içine canlılık gibi evrensel bir olguyu sığdırmak, sıkıştırmak ne kadar doğru olur? Çünkü şu anda dünya dışı canlılıkla ilgili pek çok belge, gözlem, araştırma ve hatta tarihsel bulgular bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında ortaya çýkan sonuç Evrende yalnız olmadığımız yönündedir. Dünya dışı canlılık konusu bir olasılık değildir. Dünya dışı canlılığın yaygınlığı söz konusudur. Evrenlere dağılmış olması söz konusudur. Hatta çok değişik şuur düzeylerindeki varlıklar evrenlere yayılmış vaziyettedir.

Daha fazlasını oku…

Roma’nın Romalı Olmayan Kurucuları: Etrüskler

24 Mayıs 2011 3 yorum

https://i1.wp.com/a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/196455_197144196983172_197135423650716_582115_5885514_n.jpg

https://insanveevren.wordpress.com/

Roma tarihinin en gizemli halklı hiç kuşkusuz Etrüsklerdi.
Etrüsklerin tarihi ile ilgili onlar tarafından yazılan metinlerin olmayışı ve Roma döneminde yazılanların da çoğunun kaybolmuş olması Etrüskler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmamızı engellemektir.
Aslında Etrüsklerle ilgili gizem daha Etrüsklerin adından başlıyor. Etrüsklerin kendilerine “Rasena ” demelerine rağmen Romalılar onları “ Tusci “ ya da “Etrusci” , Grekler de “ Tyrhennes “ diye adlandırıyorlar.
Etrüsklerin yaşadığı ve Etruria adı verilen bölge Orta İtalya’da kuzeyden güneye 250 km, Doğudan batıya da 150 km tutan bir yerdi.
Etrüsklerin buraya nereden gelip yerleştikleri bilinmiyor. Bu konuda değişik varsayımlar var.
Bunlardan birincisi Etrüsklerin İtalya kökenli ve Villanova kültürünün devamı oldukları. Bu tezin savunucuları haklı olarak Etrüsk kültürünün erken dönemleri ile Villanova kültürünün son dönemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekiyorlar.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

Güneşin Batmayacağı Gün

21 Mayıs 2011 4 yorum

Şairler, kimi zaman şiirlerinde Güneş’in sonsuza değin doğacağından söz ederler. Oysa yıldızların belli bir ömrü vardır; hiçbir zaman sonsuza değin enerji yaymazlar. Daha hafif elementlerin birleşerek daha ağır elementler haline gelmesi sonucu yıldızlarda oluşan enerji, sonsuza değin üretilmeyecek. Yıldızların bileşimi zamanla değişime uğrayacak ve giderek daha fazla ısınacaklar. İşte aynı evrelerden Güneş de geçecek. Güneş’in ışık yayma gücü bir milyar yıl içinde yüzde on kadar artacak, hatta 6,5 milyar yıl sonra ikiye katlanacak. Bu da Dünya’daki yaşamın sona ermesi anlamına gelecek. Kurak ve verimsiz bir kaya parçası haline gelecek olan gezegenimizin atmosferi bile dağılacak ve uzaya karışacak.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Astronomi - Uzay, Bilim

Venüs Neden Ters Döner?

21 Mayıs 2011 7 yorum

Güneş ve Ay’dan sonra en parlak gök cismi olan Venüs’ün diğer gezegenlerin aksine olarak doğudan batıya doğru dönmesi konusunda Üniversite Bilimi Venüs’ün bir uyduya sahip olmamasından dolayı ters döndüğünü söyleyerek konuyu geçiştirmeye çalışır. Bu konuda fikir beyan edenler teori öne sürenleri  “outsider”  olarak nitelendirerek aforoz eder.  İnsanoğluna yüzyıllar boyunca Dünyanın uydusunun Ay olduğunu söyleyen fakat Ay’ın dünyadan daha eski bir gezegen olduğunu gizleyen bu yapı gerçek astronomik bilgileri kendinde tutmak ister.

Daha fazlasını oku…

Şeytan Roma’nın Şeytansız Dünyası

20 Mayıs 2011 Yorum bırakın

https://i1.wp.com/spqr360.com/images/article_images/third_punic_war.jpg

Yüzyıllar boyunca ve özellikle Rönesantan günümüze batı ideolog ve tarihçileri Roma’ya gönderme yaparak kendi idealleri uğruna ahlaksızca çarpıtmalar yapmış , bu çarpıtmalar ile yaratmış oldukları sanal dünyalarına sahte kökenler icad etmişlerdir. Ortaya sahte bir Roma İmgelemi çıkararak Romalı gibi poz veren XIV Louis ve Napolyondan, Musolini ve Hitlere yeni Romaların yaratıcıları ortaya çıkmıştır. Bu yeni Roma yaratıcılarının listesi oldukça uzundur.

Batının kendine yeni Roma yaratma endişesi sadece liderler ilede sınırlı kalmamıştır. Bir Roma Villasını andıran Versailles ‘ten Berlindeki Wilhelm Almanyasının devlet binalarına, Washington’daki Capitol ve Beyaz Saraya kadar bir dolu sahte Romalı binası inşa edilmiş, eğitimden sanata kadar yeni Romacılık (Neo-Klasizm) etkisini göstermiştir.  İşin dahada komik olan yanı ise Hıristiyanlığa geçiş yapan Bizansın Roma Ruhunu ( –  Bireysel ibadet yasağı – tek tanrıcılığın olmaması ), açıkça yok saymasını görmezden gelerek bu işlerin yapılmasıdır.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Diğer, Kültür, Tarih