Archive

Posts Tagged ‘osiris’

Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar

13 Mayıs 2013 9 yorum

Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar

Bu kitabın içeriği geçmişle alakalı. Tek bir geçmiş mi var, geçmiş sabit mi; hepsini biliyor muyuz? Bize göre geçmişin büyük bir kısmı kurgu, yani karanlık zamanlar, kayıp uygar­lıklar. Bir önceki yüzyıla kadar Truva’nın bile Atlantis gibi sadece efsane olduğu düşünülüyordu. 1868’de Alman Heinrich Schliemann tarafından yapılan kazılar sonucu Truva’nın gerçek olduğu anlaşıldı.

Mısır dili ve tarihi üzerine çalışmalar henüz iki yüz yıllık. Sümer tabletleri üzerine yapılan çalışmalar da bir yüz yıl öncesinden günümüze kadar ancak yoğunlaştı. Bunları söylü­yoruz çünkü tarihin derinliklerinin aydınlanmış olmamasın­dan dolayı, ‘bu kesin doğru diye kabul etmememiz lazım.

Tarih konusunda şunu bilmeliyiz;

Daha fazlasını oku…

Piramitler Tufan’dan Öncemi İnşa Edildi?..

22 Nisan 2012 17 yorum

Amerika Kıtası’ndan Asya Kıtası’na kadar Dünya’nın birçok bölgesinde rastlanan piramitlerin içinde en fazla ilgi uyandıranları Mısır’daki piramitler olmuştur. Bu nedenle de, Mısır deyince kuşkusuz ki, ilk akla gelen konuların başında, o devasa piramitler gelir… Bu gizemli yapıları gerçekten de alnından ter damlayan ve kırbaç altında zorla çalıştırılan binlerce köle mi inşa etmiştir? Tek parça tonlarca ağırlığındaki dev taş blokları sadece kas kuvvetiyle mi üst üste yerleştirildiler?!… Bu nasıl bir kas kuvvetiydi?!…

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Mu ve Atlantis

Lutetia: Dünya’nın Doğumunun Tanığı…

27 Aralık 2011 Yorum bırakın

Zoom out

Yeni gözlemler asteroid Lutetia’nın, Dünya, Venüs ve Merkür’ü oluşturan maddelerle aynı içeriğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu araştırmada gökbilimciler ESA’nın Rosetta Uzay Aracı, ESO’nun Yeni Teknoloji Teleskopu ve NASA teleskoplarının verilerini bir araya getirdiler. Asteroidin özelliklerinin Dünya üzerinde bulunan nadir göktaşlarıyla çok benzer olduğunu ve iç Güneş Sistemi’nde oluştuğunu buldular. Lutetia, bir noktada, kendisinin Mars ve Jüpiter gezegenlerinin arasında bulunan ana asteroid kuşağındaki bölgesine taşınmış olmalı.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Astronomi - Uzay

Horus’un Gözü (Wedjat) Sembolü

26 Haziran 2011 10 yorum

Horus, Eski Mısır dininde bir gözü ay, bir gözü Güneş olan şahin biçimindeki Tanrı’nın adıdır. Horus, Anıtlarda bir atmaca ya da milan çaylak ile temsil edilmişti.
Efsaneye göre Horus, Osiris’in oğludur ve babasının cesedinin tohumundan oluşur. Horus büyüyüp güçlenene kadar İsis, onu saklar. Horus, güçlenir ve Seth ile savaşır. Bu savaşta Horus Seth’in hayalarını koparır. Seth de Horus’un gözünü parçalar ve Horus, çıkan gözünün yerine “Uraeus” adlı bir yılanı takar. Bu yılan daha sonradan firavunların egemenlik simgesi olmuştur. Annesi İsis parçalanan gözü yeniden tek parça haline getirir, ama o göz görmez. Horus, tek gözlü olarak yaşamaya devam eder. (Güneş ve ay tutulması, Horus’un gözünün parçalanması ile oluşur) Savaşı kazanan Horus, gözünü geri alır ve onu babasına armağan eder. Horus, Osiris’in ardılı olarak gösterilir. Bazı anlatılara göre Horus ile Seth arasındaki savaşta tanrı Tot, hakemlik eder ve savaşa son verir. Savaşta Seth yenik düşer. Osiris ölüler dünyasısın kralı iken savaşın sonunda Horus yaşamın kralı olur. Seth ise her türlü kötülüğün tanrısı olmaya devam eder.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih

Mısır’ın Unutulmuş Hazineleri

26 Haziran 2011 Yorum bırakın
Resim
Yazı: Zahi Hawass

Fotoğraflar: Kenneth Garrett

Kahire’deki Mısır Müzesinin yüzüncü yıl sergisine bu özel bakışta, yıllardır karanlık depolarda kalmış ya da kalabalık galerilerde dikkatten kaçmış tarihi eserlerin, bu büyük gösteriye nasıl hazırlandığı anlatılıyor.

Kategoriler:Kültür, Tarih

Tufan’a Doğru ve Sonrasında Mısır’da Yaşananlar

03 Haziran 2011 2 yorum

O, iki Doğu’nun Rabbi’dir , iki Batı’nın Rabbi’dir. ” (Rahman Suresi : 55/17 )

Günümüzde yapılan jeolojik ve kilimatolojik araştırmalar, Herodot’un aktardığı Mısırlı rahibin sözlerini doğrulamış­tır çünkü eldeki bilimsel veriler kutupların birden fazla yer değiştirmiş olduğunu kesin olarak göstermektedir. En son kutupsal değişimin Atlantis’in batışına denk gelen tarihlerde meydana geldiği tahmin edilmektedir.

Atlantis’teki Osiris Öğretisi

Bu büyük felâketler zinciri henüz daha başlamadan önce Mu ve Atlantisli rahipler yaşanacaklardan haberdardılar ve bu konuda halklarını çok önceden uyarmışlardı. Beklenen Tufan’dan en az etkilenecek olan bölgeler tespit edildikten sonra buralara yoğun göçler düzenlemeye baş­lamışlardı. İşte bu bölgelerden biri de Mısır topraklarıydı.

Mısır önce Mu’dan sonra da Atlantis’ten yoğun göçler almıştı. Tarihçilerin bir zamanlar bir türlü içinden çıkamadıkları; “Bir anda böylesine ileri düzeyli bir uygarlık Afrika’nın Kuzeyi’nde nasıl oluşmııştıır” sorusunun cevabı işte bu göç­lerde yatmaktaydı.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Mu ve Atlantis

Eski Mısır’da Eski Bir Lanet

21 Mayıs 2011 2 yorum

Mısır dini imgelemi ve edebi imgelemi en fazla kışkırtılmış olan dinlerden biridir. Ortodoksin düşüncenin olgunlaşmamış fikir yanlılarının en önemli tezlerinden biri  tek tanrıcılığın , XVIII hanedanın ünlü firavunu IV. Amenhotep yada ilk hanedan adıyla IV. Amenofis , kendine verdiği adla Akhenaton , XX yy medyatik ve entellektüel ve romanesk mitolojinin gözde figürlerinden biridir. I.Ahmosis’le başlayan Yeni İmparatorluğun en muzaffer hanedanıdır. En mistik-medyatik temsilci olan Akhenaton İ.Ö 1375′ten yaklaşık 1352 ‘ye kadar hüküm sürmüştür.

Bu modern mitolojiye göre IV Amenofis iktidara geldiğinde , tüm Mısır panteonunun yerine tek bir tanrıyı ; Güneş Tanrısı Aton’u geçiren bir vahiy geldi. İnsanlığın başlangıcından beri değişmez kaderi olan tek tanrıcılığın ilk habercisi solgun güzel nefertitinin eşidir.  Nefertiti ve Akhenaton ile birlikte bahtsız delikanlı Tutankhamon batının en fazla mürekkep harcadığı şahsiyetlerdir.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Kültür, Tarih