Arşiv

Posts Tagged ‘beyin’

Düşünce Gücüyle Silahları Yönetecekler!

11 Şubat 2012 2 yorum

Royal Society’den yapılan açıklamada, bu araştırmalar sayesinde çok da uzak olmayan bir zamanda, insansız hareket edebilen uçak ve diğer silah sistemlerinin düşünce gücüyle yönetilebileceğine dikkati çekildi.

Daha fazlasını oku…

Reklamlar
Kategoriler:Bilim, Bilinmeyen, Diğer

Sonsuzlukla Kurulan Göbek Bağı: ‟Karındaki İkinci Beyinˮ

26 Aralık 2011 3 yorum

Nöro-bilimcilerin ifadesine göre, karındaki ikinci beyin; hücre yapısı, etken maddeleri ve reseptörleri sayesinde kafadaki beynin bir ikizi olacak kadar beynin aynısıdır. İkinci beyin; düşünüyor, hissediyor, hatırlıyor ve karar veriyor. Özellikle korku, sevinç ve üzüntü gibi yüksek duygularda büyük rol oynuyor.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen

Beynin Gizli Güçleri

24 Ekim 2011 54 yorum

BEYNİN GİZLİ GÜÇLERİ / AMARGİ HİLLİER (Yazarından) Uyarı: Hiçbir güç hafife alınmamalıdır. Ve bilgece kullanılmalıdır. Karma yasasını unutmayın. Ne ekerseniz, onu biçersiniz. GİRİŞ / Zihin Gücü Nedir? Ne düşünüyorsanız, zihniniz o olur. Güç dayanıklılığın bir formudur. Bu kitaptan sonra düşünme yetiniz güçlenmiş olacaktır. Düşünme yetinizi güçlendirmeniz demek temel bir beceriyi başarıyla tamamlamış olmanız demektir; yani bilinçli olmayı. Gerçek benliğinizin, gerçek durumunuzun ve gerçek yaşamınızın tamamen bilincinde olmalısınız. Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen

Sinir Hücreleri İş Başında Yakalandı!

18 Ağustos 2011 1 yorum

https://i0.wp.com/cerideimulkiye.com/wp-content/uploads/2011/03/noron5.jpg

Bilim adamları ilk kez nöronları çalışırken gerçek zamanlı olarak izlemeyi başardı.

İsviçreli bilim adamları, yaşayan sinir hücrelerinin (nöron) çalışmasını gerçek zamanda ve üç boyutlu olarak görüntülemeyi başardı. Journal of Neuroscience dergisinde yayımlanan makaleye göre, İsviçre’deki Brain Mind Enstitüsünde görevli bilim adamları, Dijital Holografik Mikroskop (DHM) yardımıyla farelerin beynindeki nöronların nasıl çalıştığını birebir görüntüledi.
Enstitü Başkanı Pierre Magistretti’nin yönettiği araştırmada, normalde şeffaf olan nöronların görüntüleme için özel olarak boyanmasına dahi gerek kalmadı.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim

Beynin Kandırmacaları

18 Haziran 2011 Yorum bırakın

New York Times gazetesinde yayınlanan bir habere göre Amerikalılar’ın yüzde 18’i Güneşin Dünyanın etrafında döndüğüne inanıyor. Beynin hafıza ve inançlarla olan ilişkisi insanları doğru olmayan şeylere inanmaya bile itebiliyor.
Beyin bir bilgiyi, bilgisayar hafızası gibi depolamıyor. Bilgiler dinlenmiyor. Aksine aklınıza her gelişlerinde ilk kez kaydediliyormuşçasına yeniden işleme tabi tutuluyor. Bu nedenle mesela siz de Fransa’nın başkentinin Paris olduğunu biliyorsunuz, ancak nerede ve nasıl öğrendiğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim, Bilinmeyen

%100 Beyin Gücü

15 Haziran 2011 25 yorum

Bir düşünsenize, insanoğlu tüm islerini tek parmakla yapıyor olsa idi, o zaman 10 parmakla donatılmış olarak doğmazdık. Eğer beyin hücrelerimizin sadece %10’u mutlu, seviyeli bir yaşantı sürdürmeye yetse idi, kafamız tam 10 kati daha fazla hücre ile dolu olmazdı. Aslında, insanoğlu dünyada beyin kapasitesinin % 100’ünü kullanmayan tek varlıktır. İnsanoğlu ayni zamanda, beraber yasadığı diğer canlılar ile sürekli uyumsuzluk halindeki tek varlıktır.
Yunuslar da benzer bir beyin ile donatılmışlardır, ancak onlar beyin kapasitelerinin tümünü kullanarak yaşamlarını akilli, eğlence sever, çevreleri ile uyumlu varlıklar olarak devam ettirmektedirler. İnsanların da daha fazla beyin kapasitesinin kullanımı ile daha mutlu, daha uyumlu bir yasam sürebileceğini söylemek yanlış olmaz. Siz hiç, beyninin % 100’ünü kullanan birisinin suç, savaş, açlık, salgın hastalık, ön yargı ve çevre katliamı ortamlarında olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim, Bilinmeyen

GEM Teknolojileri

09 Haziran 2011 Yorum bırakın


Judy Beebe GEM teknolojilerinin vizyoner kurucusudur. 40 yıldır tıp sektöründeydi. Onun tıptaki çalışmaları fiziksel bedeni ve kozmos ile spiritüel bağlantımızı daha çok araştırmaya yönlendirdi. Mikrokozmos ve makrokozmos arasında bir bağlantı araması sonucunda tüm dünya dinlerini ve metinlerini inceledi.  

Judy Beebe, Son on iki yıldır yolculuğu sırasında, bazı çok önemli bilgiler keşfetti. Suyun düşündüğümüzden çok daha fazla önemi olduğunu anladı. Tüm dinlerde suyun önemini keşfetti ve bunda önemli bir şeyler olması gerektiğini anladı.

Tıbbi olarak, suyun insan bedeni için önemini zaten biliyordu. Düşüncelerini direkt olarak suyun bileşenlerine yönlendirmeye başladı ve anlayışında şaşırtıcı bir sıçrama oldu. Kalpteki SA (sinoatrial) düğümün aslında kalp atışını bir ömür boyunca devam ettiren güç olduğunu kavradı. Bu kalp atışı sadece amniotic (rahimde cenini çevreleyen zar) sıvı [pH’ı 6.7] yerinde olduktan sonra gelişen fetusta başlayabilir. Burada yine özel olan bir bağlantı var.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim