Anasayfa > Bilinmeyen, Destanlar Efsaneler Mitler > Hz. Süleyman’ın Yüzüğü’nün Hikayesi

Hz. Süleyman’ın Yüzüğü’nün Hikayesi

http://insanveevren.files.wordpress.com/2011/05/buyuk-onyx-tali-yakut-ve-zumrut-uzum-salkimi-desenli-harika-otantik-yuzukk.jpg?w=537&h=537

(Temsili Resim)

Hazreti Süleyman a.s.’ın mührü bir yüzüktü ki dört köşeli bir kaşı vardı. Bu yüzüğü Cebrail a.s. Cennetten çıkarıp Allah cc.’nin emri ile Davut a.s’a getirdi. Bir köşesinde “El mülkü lillah” (Mülk Allahındır) yazıyordu. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki :
-“Ey Davut! Hak Tealadan sana bir yüzük ve on soru getirdim. Allahu Tealanın buyruğu odur ki: Evlatlarını toplayıp bu on soruyu onlara sor. Kim doğru cevap verirse senin yerine o geçsin. Devleri, Perileri, Ademoğullarını, yelleri, kuşları, canavarları, dünyada ne ki varsa hepsini buyruğuna başeğdirsin, itaatli kılsın. Ve bütün dünyaya padişah olsun” dedi.
Hz. Davut a.s Ekabirlerden, yüce insanlardan oluşan bir meclis kurup evlatlarını çağırdı ve bu meclis huzurunda tek-tek hepsine bu on soruyu sordu. Hiç biri cevap veremedi.

En son Hz. Süleyman a.s. ayağa kalktı:

-“Eğer izin verirseniz bu sorulara ben cevap vereyim!” Dedi. Davut a.s.’ın gönlü hoş oldu Ve:
-“Ya Süleyman söyle bana” dedi:

1-Dünyanın en kem kötü şeyi nedir ki ondan daha kötüsü yoktur?
2-En güzel, en üstün şey nedir ki ondan daha güzeli, daha üstünü yoktur?
3-Dünyada en acı şey nedir?
4-Dünyada en tatlı şey nedir?
5-O nedir ki ondan daha çirkini yoktur?
6-Nedir o ki ondan daha kabası yoktur?
7-Yine o şey nedir ki ondan daha yakını olmasın?
8-Nedir o şey ki ondan daha ırağı yoktur?
9-Yine nedir o şey ki onda daha gussalı, daha kaygı verici şey olmasın?
10-Nedir o şey ki ondan daha sevinçli şey yoktur?

Süleyman a.s. dedi ki:
–“Ey baba bu sorduğun sorular çok kolay şeylerdir?”
1-Dünyada en kötü şey insanoğlunun nefsidir ki ondan daha kötüsü yoktur.
2-Ondan daha güzel daha üstünü olmayan şey akıldır.
3-En acı şey yoksulluktur
4- Çok tatlı olan şey varlıklı, zengin olmaktır.
5-İnsanoğlu’nda süğmekten, küfürden daha çirkin şey yoktur.
6-Kaba (katı yürekli) kadından daha kabası yoktur.
7-İnsanoğlu’na ahiret’ten yakın şey yoktur. Ve bütün kişiler ona gitmektedir.
8-Sonra dünyadan ırak başka bir şey yoktur ki, insanoğullarından ıraklaşmaktadır.
9-Gayet gussalı, kaygılı şey; ruhun bedenden ayrılmasıdır.
10-Gayet şad, sevinçli olan şey yine ruhtur ki, insanoğlunda bulununca bu sevinci duyar!

Diye cevap verdi. Yalnız her soruya cevap vermeden önce gülümsedi sona cevap verdi

O zaman Davut a.s. oğlu Süleyman a.s.’a:
-“Gerçek söyledin, öyledir! Ama Bu yüce insanların huzurunda neden her soruya adaba aykırı olarak gülerek cevap verdin”: Süleyman a.s:
-“Bu soruların cevabını bende bilmiyordum ama siz her soruyu sordukça cevabı bir karınca bana söylüyordu bende size cevap veriyordum” dedi.
O zaman Davut a.s. dedi ki: Amaç Allah’a (cc) ulaşmak olduktan sonra vasıta isterse bir karınca olsun, önemli değil
(Kaynak:Tarih-Taberi cilt 1 sayfa 70-71)

Yüzük kimdeyse Süleyman odur”

Bundan binlerce sene önce yeryüzünün büyülü devirlerinde insan henüz üçüncü gözünü kaybetmemişken efsanevi bir Kral Peygamber yeryüzünün ve gökyüzünün efendisi olmuştu. Cinlere insanlara ve hayvanlara hükmeden bu kral peygamber Hz. Süleyman’dı. Ve yetkesinin kaynağı olduğu sanılan güçlü bir mühür yüzük taşıdığı söyleniyordu. Fakat bir gün bu muhteşem yüzük çalındı. Süleyman sahip olduğu herşeyi kaybetti. Ve mührün yokluğunda geçen o acı günlerde kendisindeki asıl mührü
Mühr-ü Süleyman’ı buldu. “

Hazineleri dillere destan olan 3 semavi dinde de ismi haşmetle birlikte anılan biridir Süleyman / Hz. Süleyman / King Soloman / Peygamber Süleyman. Ona bu özelliği veren dünyasal ve ilahi güçlere hakim bir yönetici olduğu düşüncesidir. Asıl olarak Peygamber / Kral Davud’un oğludur. Hem Tevratta hem Kuran-ı Kerim de hikayeleri ve hayatıyla saltanatı anlatılır.

Efsaneler şöyle der Hz. Süleyman / Kral Süleyman Tanrı’nın seçip güçlendirdiği bir ailenin adaletle hükmeden oğludur. İsrail soyunun güçlü bir Kralıdır. Temelde Tanrısal bir görevi vardır. Bu görev nedeniyle daha önce ve daha sonra kimseye verilmemiş/verilmeyecek bir saltanat diler Tanrı’dan. Böylece kendisine rüzgar, cinler, akarsu gibi akan metaller, kuşlar ve insanlardan oluşan ordular tahsis edilir. Rüzgara binip günler sürecek yollara hızla varır. Kuşları görevlendirerek düşman sahasına keşfe gönderir. Cinlerin esrarengiz görünmez ve anlaşılmaz yetileriyle devasa saraylar, kaldırılması imkansız dev sanat eserleri, binalar ve dalgıçların çıkardığı malzemelerden takılar akla gelecek binbir güzel şey yaptırır. Dünyayı imar ederken güzelliğ ve adaleti kurar.

Süleyman efsanesini doruğa çıkaran yüzüktür. Her ne kadar dini kaynaklar bunu bu şekilde aktarmasa da gizem perdesi altında Tanrı’nın kendisine bir yüzük hediye ettiği söylenir.

Bu öyle bir yüzüktür ki sayılı kişi ve meleklerin bildiği Tanrı’nın gizli ismini (İsmi Azam duası) saklar. Tanrının bilinmeyen adı yaratma ve hükmetme özellikleri içerir. Elbette bu tür bir efsane güç düşkünü insanların başını döndürmeye yeter de artar bile. Kimi bilgilere göre Adem’in taşıdığı bir yüzüktür ve cennetten çıkarılırken onu Arşta bırakmıştır. Cebrail daha sonra bu yüzüğü Tanrı’nın isteğiyle Hz. Süleyman’a getirmiştir. Terim aslen Mühr-i Süleyman’dır. Ancak Türkçe’deki ses uyumuna göre dile geçerken değişmiştir. Diğer bir deyişi de Hatem-i Süleyman’dır. İngilizce ‘Seal of David’, ‘Star of David’, ‘Davis’s Sheald’ ‘Magen David’ isimleriyle anılır. Çünkü Batı dünyasında bildiğimiz çift üçgenin kesişimi olan Mühr-ü Süleyman aslında 5 kollu bir yıldızdır. 6 kollu yıldız babası olan Davud peygamberin kullandığı semboldür.”
Prof. Dr. Nusret Çam / Ankara İlahiyat Fakültesi

Kelime manasıyla Süleyman’ın mührü anlamına gelen mührün şekli aslında kesin değildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmiş olan ve şimdi İsrail bayrağında yer alan sembol İslam dünyasında da yüzlerce yıl kutsal olarak kabul edilmiş cami medrese ve geçitlerde mezarlıklarda yüzüklerde padişahların gömleklerinde tılsım olarak yerini almıştır. Daha sonraları ise farklılık yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanılmıştır.

Batı dünyası bazen büyü kitaplarında bazen noterlik işareti olarak, basımevi markası sonraları bir çok akımın sembolü olmuştur.

Süleyman Peygamber’in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçişi şeklinde ele alınır. Yokluğunda bir cariyesine emanet ettiği yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yokluğunda pek çok fitne fesat hazırlar örneğin tahtına büyü kitapları koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzüğün yokluğunda kendine dönecek ve gücünün kaynağı olan asıl çekirdeğini özünü bulacaktır. Kuran bu konuya atfen şöyle der.

“Süleyman’ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.” Bakara Suresi / 102

Ayrıca Neml suresi’nde Süleyman Peygamberin gelişini duyan karınca beyinin kendi halkına seslenişi efsanevi Seba Melikesi’nin tahtının göz açıp kapayana dek ışınlanışı ve olağanüstü pek çok şey anlatılır.

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.” Neml / 18

“Kendinde Kitap’tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: “Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm.” Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: “Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî’dir, cömerttir.” Neml / 40

“Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! ” Sebe / 13

“Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.” Sebe / 14

” Yüzük kimdeyse Süleyman Odur “

Süleyman’ın Tapınağı’nın daha sonra Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’te arandığı, Templer Şövalyelerinin yerini bulduğu ve kutsal bazı emanetlerle Avrupa’ya döndükleri iddia edilmiştir. Kimileri kutsal kadeh Graal’ı, kimileri Felsefe Taşı’nı, kimileri ise Mühr-ü Süleyman’ı bulduklarını düşünmüşlerdir. Tapınak Kral Süleyman’dan sonra yağmalanacaktır ancak o zamana kadar Musa peygamberden beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa’nın emaneti olan Ahid Sandığı’nı (orijinal Tevratın levhalar halinde içinde bulunduğu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.

Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder. Kimi farklı bakışlar ise şekilde iki piramit görür.

Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan sembol artık günümüzün gerilimli zaman ve dünyasında İslam ve Hıristiyan toplumlarınca terkedilmiş hatta anlamı bilinmediğinden bir çok tarihi eserde de tahrip edilmiştir.

Süleyman (a.s.) peygamberlerin en zenginlerinden ve kendisine krallık verilen bütün cinni ve hayvanları yönetip onlarla konuşabilen bir peygamberdi. Süleyman (a.s.)’ın parmağındaki yüzük bütün cinleri toplayabilme ve egemenliği altına alabilme özelliğine sahipti. Fakat Süleyman (a.s.) vefat ettikten sonra yüzüğü kayboldu. Çünkü bu yüzüğe kim sahipse bütün cinn ve hayvanları yönetebilecekti. Bu yüzük Allah tarafından arşa kaldırılmış ve orada bir kale içinde korunuyordu. Fakat cinnilerden bir tanesi yüzüğü kalenin içinde gördü ve almak istedi. Tam kalenin içine girecekken yüzüğü koruyan başı ve dişleri kızgın demirden, gözleri kırmızı yakuttan, vücudu cehennem ateşinden yaratılmış büyüklüğünü sadece Allah’ın bildiği bir ejderha gördü ve hemen endişeye kapılarak yeryüzüne indi. Yeryüzünde üç parça çamur aldı ve bunları okuyup başka bir cinni arkadaşına verdi. İki cinni arşa çıkarken yüzüğü almak isteyen cinni diğerine “ben içerideyken bana birşey olduğu zaman bu çamuru benim üzerime at” dedi. Diğer cinni de “tamam” dedi.

İkisi kalenin önüne geldiler ve yüzüğü almak isteyen cinni içeriye girdi. Ejderha ona hemen orayı terk etmesini buranın Allah tarafından korunduğunu ve hiçbir zaman o yüzüğün alınamayacağını söyledi. Cinni yüzüğün üzerine doğru harekete geçince ejderha ağzını açarak ona cehennem ateşi püskürttü ve cinni kül oldu .Diğer arkadaşı külleri toplayıp üzerine çamuru koydu. Cinni hiçbir şey olmamış gibi tekrar ayağa kalktı ve içeriye girdi. Bu sefer ejderha cehennem demirinden olan tırnaklarıyla cinniyi paramparça yaptı. Arkadaşı parçalarını topladı ve üzerine diğer çamuru koydu. Cinni tekrar hiçbirşey olmamış gibi ayağa kalktı ve içeriye girdi. Bunun üzerine ejderha onu öldüremeyeceğini zannetti ve Allah’a sığındı. Allah ejderhaya ona kuyruğuyla vurmasını ve artık arkadaşının ona yardım edemeyeceğini nida etti. Bunun üzerine ejderha cinniye kuyruğuyla vurdu ve cinni bir anda yok oldu .Diğer cinni Allah’ın azametinden korkup yeryüzüne indi ve Allah’a sığındı. Fakat diğer cinninin ne olduğunu hiçbiri öğrenemedi. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter….

Medyum Bilal Hoca

Kaynak

evrenveinsan

About these ads
  1. 24 Aralık 2011, 21:42

    bu yazıyla insanları bilinçlendirdiniz. emeğinize saygı duyuyorum ve tüm ümmeti muhammed adına teşekkur ederim…

    LAKİN, TANRI DİYE BİŞİ YOK.. TANRI İSMİ KURANDA GEÇMİYOR (ALLAHIN 99 ADI VARDIR) LÜTFEN YAZINIZI DÜZELTİN

    • 25 Aralık 2011, 00:09

      Yorumunuz için teşekkür ederiz. Talebinize gelince Metin Bey, makale bize ait değil. Makaledeki ifadeleri onaylasakta onaylamasakta hem telif hakları nedeniyle hemde emeğe saygı prensibi gereği üzerinde oynamamız söz konusu değil. Makalenin yazarı ve alıntı yapılan kaynağı konunun sonuna zaten ilave edilmişti. Oradan yazarın kendisine ullaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

      • koray
        15 Ekim 2012, 21:36

        kardeşlerim, Tanrı kelimesi taaa eski Türklerden gelmektedir. Oda Tengridir. Dolayısı ile Tanrıda denilebilir. en güzeli de ve tabii olan ise Allah’dır.

    • aa@gmail.com
      27 Haziran 2014, 15:08

      Kafanızdan atıp Allah böyle hitap edilmek istemiyor falan deyip şirk kosuyorsunuz.
      Tanrı=yaradan=> ve yaradan Allah’dır
      Haşa Allah Türkçe bilmiyor mu?
      Hep Emevi arap faşizmi yüzünden.
      Bu arada güzel bir paylaşım olmuş.

      • Hakan
        28 Haziran 2014, 11:50

        Ağzına sağlık :)

  2. solomon
    28 Ocak 2012, 11:53

    ne yüzüğü ne cebraili yahu…

    • muhsin
      16 Aralık 2012, 04:13

      Türkçe dini kavramların özünü karşılamıyor kelimenın aslı neyse o olmalı o tengri kelimesi allah için kullanılmıyor tarihi biraz daha araştırman gerek o yüzden olaya milli değerler değil dini değerler penceresinde bakmak gerek zaten bu bakış açısı ile baktığımız için dini tam olarak yaşıyamıyoruz ve yanlış anımsamasına neden oluyoruz saygılarımla

    • orcun kartal
      08 Haziran 2013, 17:34

      koray arkadaş doğru bilgiyi vermiş. Tanrı ismi Türklerden gelir bu yüzden o bir olan Allah’a Tanrı demişsin, Doğru olan demişsin, ismi hiç fark etmez islamda esas olan niyettir bakın bu ayrım yapılamadığı için yüzyıllardır sürünmekteyiz, ayrıntıları bırakıp büyük resime bakalım

      • balaban
        07 Ocak 2014, 17:46

        Güzel kardeşim sana
        Orçun değilde baska bir sey desek olmaz degil mi.lste Allah cc. Adinin yerine de baska birkelime kullanilamaz hurmetsizlik olur.

  3. 05 Şubat 2012, 17:44

    A Metin Yilmaz :
    bu yazıyla insanları bilinçlendirdiniz. emeğinize saygı duyuyorum ve tüm ümmeti muhammed adına teşekkur ederim…
    LAKİN, TANRI DİYE BİŞİ YOK.. TANRI İSMİ KURANDA GEÇMİYOR (ALLAHIN 99 ADI VARDIR) LÜTFEN YAZINIZI DÜZELTİN

    Tanrı ÖzTurkceden gecmedir Kök Tengri ‘dir yanı Gök Tanrı
    Turkler Varlıklarından beri Gök Tanrıya İnanmıslardır yanı Göklerın Heryın yaratıcısı anlamına Gelir Tanrı kelimesi Tanrı demenınde bir Mahsuru yoktur bence Önemli olan onu dusunebilmek hissedebilmektır.

    • FATİHİN FEDAİSİ
      09 Kasım 2012, 18:35

      ona bakarsan bazı bayanlarda soyunuk gezmek günah değil kalpteen inanmak önemli diyolar allach c.c kendisine tanrı ismiyle hitap edilmesini istemez.

      • muhsin
        16 Aralık 2012, 04:17

        dini değerlere milli bakış açısı ile bakılmaz bu bakış açısında kurtulun artık allahın özel ve güzel isimleri var kalkıp eski inançlara ait olan terimleri allah kelimesi yerine kullanmayalım lütfen

      • Teksen
        15 Ağustos 2013, 02:59

        nerden biliyosun kardeşim Allah’ın kendisine nasıl hitap edilmesini isteyip istemeyeceğini..?

  4. Edremit
    13 Nisan 2012, 09:26

    Süleymanın hikayesi güzeldi, fakat su iki cinninin arş´a yükselmesi ve ejderhayla dövüşmesi bütün hikayenin içine sıçtı tam manesiyle.

    • byhd...
      28 Haziran 2012, 00:48

      katılıyorum :)… biraz efsaneye kaymış… ama bizi ilgilendiren zaten orası değil…

  5. ferdi satıcı
    22 Mayıs 2012, 17:01

    edremit rumuzlu arkadaşım süleyman deme hakkına sahıp değilsin allahın peygamberıne saygı göster hz süleyman dıye hıtap etmen daha guzel ve anlatılan gerçekte yaşanmış bır peygamberın hayatıdır çirkin kelıme kullanmayın ayrıca metın bey allah cc 4000 tane ismi şerıflerı vardır 1000 tanesı kuranı kerımde 1000tanesı tevratta 1000tanesı zeburda 1000tanesıde incilde geçer 99 ismi tesbıhattır allaha emanet olun.

  6. ali yasar55
    29 Mayıs 2012, 19:02

    Yüzüklerin Efendisi filmi bu hikayeden esinlenmiştir. Yani herkesin sandığı gibi saçma bir film sadece yazarın hayalgücü ile süslenmiş o kadar.

  7. firat
    03 Haziran 2012, 12:23

    yuce rabbimiz hakkinda aklaksizca konusup onun guzel peygasamberlerini asagilamayin tovbe edin,zira helak edilirsiniz.o yuzuk hz.suleymandan bana emanettir bulunugu yerden cikaracagim.

    • Serkan
      15 Haziran 2012, 17:45

      Abii burda. Neler oluoyo. Yaa biri yuzugu istiyo biri hakaret biri amcasinin oğlundan bahsediyor.sanki. Arkadaslar bilgiyi gerektiği yerine. Koyun ahlaksizliginizin masasii yapmayın ilim atesi onu. Nar haline getirir ve bı gun elinize. Ulasir ateşde Her. İlla yanacaksanız bu isyan Ateşi’ne kosarak olmasin ondan kaçarak olsun

  8. zerrin
    26 Haziran 2012, 23:32

    en azindan sayenizde hz süleyman efendimizin haytini ögrendim allah razi olsun ama lütfen dinimize daha saygili olmaliyiz müslüman kardeslerim ben inaniyorum ki yüce rabbimin yapamayacagi asla bir sey yoktur söyle bir derin düsünmemize bile gerek yok yaratmis mevlam her seyi yeri yerine koymus allah hepimize inanc ve iman gücü versin geceniz hayirli kalsin hepinizedende allah razi olsun insallah

  9. yavuz
    11 Eylül 2012, 23:26

    yavuz yukarIdakI paylasIm cok güzel olmus elinize sagLIk
    bazI arkadaslarIn paylasImIna geLince hos olmayan yazILar okudum ve üzüldüm
    her hangi bir arkadasImIz bizleri uyandIrmak ve aydInlatmak uyarmak istiyorsa
    ona saygI duymak ve tesekür etmek gerekir
    bu internet devrine kadar insanlar uyutulmus kandIrIlmIs okutulmamIs hep sömürülmüs
    bir cok din adamlarI hacilar hocalar papazlar adIna ne derseniz deyin
    kendi cIkarlarI dogruLtusunda bir tane dogru 99 yalan ekleyerek insanlarI sömürmüslerdir
    iyiyki internet cikti sahtekerlerin foyasIda cIktI
    herhangi bir arkadasIsImIzIn bilgisi varsa yazsIn insanlarI aydInlatsIn
    o bilgi ne olursa olsun hangi konuda olursa olsun yeterki gercek payI yüksek olsun
    kendilerine tesekkür etmek bizim görevimiz
    saygIlar

    • 19 Ekim 2012, 23:21

      Hacı hocaya innamıyonsan net tekilermi inanıyon netteki herşey dogru olmayabirlir.

  10. eylül
    28 Eylül 2012, 18:00

    filmi de olaydı

    • Fani
      16 Ekim 2012, 08:55

      Var Hz Süleymanın Mülkü diye aratın netten izlersiniz Sanırım İranlılar yapmış ve Kuranı Kerime uygun şekilde anlatılmış.

  11. 19 Ekim 2012, 23:23

    Yüzükler efendisi filminiyle çok pekişiyor bu kdr tesadüf olamaz heralde.

  12. Semih
    22 Ekim 2012, 12:03

    Bir çok insan cinlere, meleklere inanmaz fakat bu varlıklar 4 büyük dinde de vardır bunlara inanmayan dinden çıkmış olur siz ALLAH’ın yarattığı varlıkları nasıl yok sayarsınız müslümanım diye geçiniyorsunuz ilim sadece matematik, fizik kuralları , maddeleri birbirine karıştırıp icat yapmak değildir büyü ve bilmediğimiz sonsuz sayıda ilim vardır bunları inkâr edemezsiniz ALLAH’a inanıyorsanız onun sonsuz bilgiye ve sonsuz gücede sabip olduğunu bilmeniz gerekir o halde nasıl olurda büyü, cin, melek vb şeyleri yok sayarsınız bir an önce tövbe

  13. faruk
    02 Aralık 2012, 19:27

    yüzügün gerçek şeklini söyleyim size ordaki resim degil ufacık bir taş parçası kadar yolda görseniz almazsınız ha almaya karar vermek ısteyen kimse çin ordusu dahi gelse o yüzüğü çin ordusunun önüne atsak alın desek bıri bile alamaz bunuda bilin kötü niyetli kım olursa olsun niyeti kötüyse yüzüge elini dahi süremez neyse dah cok derdim lakin bosverin

  14. Abdullah
    03 Ocak 2013, 17:57

    muhsin :
    dini değerlere milli bakış açısı ile bakılmaz bu bakış açısında kurtulun artık allahın özel ve güzel isimleri var kalkıp eski inançlara ait olan terimleri allah kelimesi yerine kullanmayalım lütfen

  15. abdurrahman
    11 Ocak 2013, 19:20

    çok güzel bir yazı yazmış kim yazdıysa bence benim yorumum bu kadar

  16. abdurrahman
    11 Ocak 2013, 19:25

    dine örnek bir davranış çok güzel bir hikaye kim beğenmez bu hikayeyi çok güzel bir hikaye olmuş yazanın ellerine sağlık çok bilgili birisi

  17. 30 Ocak 2013, 23:40

    Faruk yüzüğü nasıl satın alabiliriz? kimden alacağız bilbodan mı? sahicimi?

  18. Duygu
    04 Mayıs 2013, 13:51

    Performans ödevime çok yardımcı oldunuz. Kim yazdıysa Allah razı olsun. Çok sağolun. 100 alabileceğimi düşünüyorum

  19. akn
    11 Mayıs 2013, 12:34

    yüzüklerin efendisi filmi bundan esinlenmiş diyollaaa

  20. dursun
    06 Temmuz 2013, 04:22

    sadece hikaye..musa as.nin asası nasıl musa nın elinde firavunun büyülerini yuttuysa,süleymanın yüzüğüde ancak onun elinde çalışır..güç ve kuvvet ancak Allahındır Allah tandır…..yüzükte hiçbir güç yok….mülk sadece süleyman a.s ye verildi yüzüğe değil veya yüzüğü sahip olacak olanlara değil….imtihan dünyasındayız filmlerde yaşamıyoruz.

  21. 25 Temmuz 2013, 13:31

    . Tanrı tam karşılamıyor demiş arkadaş. Eski türklerdeki Tengriden geldiği için. Allah da kelime olarak çok eski ibranice elohim den geliyor. Kur’ an arabca indiğinden Hz İbrahimin neslinin dili olan ibranice değil Hz İsmailin dili olan arapca ya ibranice Ellohim , Allah olarak geçmiş. Fanatiklik iyi bişey değil. İlimde yeri yok

  22. Furkan
    12 Ağustos 2013, 22:12

    Ayet ve hadis ile konuşmak gerekirken ejdarhadan falan bahsediyoruz. Dinde acayip bir yozlaşma aynı zaman çeşitli efsanelerle menkıbelerle insanları hurafelere inandırıyorlar tıpkı ashabı kehfin hikayesine yapıldığı gibi.. Allah’tan korkuyorsanız bilmediğiniz şeyler hakkında gerçekten Allah’a sığının delil bulamadığınız konular hakkında sükut edin

  23. onur
    16 Eylül 2013, 02:23

    Selcuklu doneminde ic ice gecmis iki kare kullanilmiyor muydu , benim bildigim bi ic ice gecmis iki ucgen hayreddin pasanin sancaginda, birde tilsimli padisah gomleklerinde…

  24. İsmi lazım değil.
    25 Aralık 2013, 14:46

    Nah! Zır zırlar. Fotoğraf çok saçma bence. Süleyman’da asasının tepesinde öldü gitti. Bir tek ümmeti farkına bile varamadı. VERRRRRRRRRRRRR, kimseye verme bana ver. Sonu güvenin çabasına bağlı olarak, yere uzanmak oldu. Tek taşımı kendim aldım ve taktım. İşte mühür odur. Öteki mühür git-gel bir mühür. Karıncalardan kopye çek. Bu bu mudur? BU MUDUR? Bütün ülliminatileri parçalayıp, 4 dağa atmak lazım. Ki zaten oradalar. Belki dirilebilirler, BELKİ. Onlara bağlı, benim onlara yardıma gücüm yetmez. Yeterde yetmez. Çok şey istiyorlar…Gidip, gelip yakmayın beni. Oramı buramı mıncıklatmayın. HOŞUMA GİTMİYOR. Gıcık oldum hepinize…

  25. 29 Aralık 2013, 13:19

    GERÇEK ALEM sanal aleme benzemez KARINCA KADADAR SAYGILI OLAMAYANLAR ANLAMADIKLARI İŞLEREDE HÜKÜM VERMESİNLER BEDELİ AĞIR OLUUR

    • arif turhan
      18 Aralık 2014, 01:42

      aynen (Y)

  26. 08 Ocak 2014, 20:22

    çok güzel birşey bu be

  27. 05 Şubat 2014, 22:47

    slm olsun ey allah kulları hz.süleyman gibi bir peygamber gelmis bütün canlılara yeryüzünde ne varsa hüküm sürmüs bu ne güc böyle allah okadar büyükki karsısında hic bir sey duramaz burada israliogllarına sesleniyorum az kaldı bekleyin……yine eskiden oldugunuz gibi helak olacaksınız

    • NESLIHAN
      04 Kasım 2014, 21:52

      BEN SAYIN MEHDI NIN DUNYADAKI EN GUCLU SAGDIK OGRENCISIYIM MUHRU SULEYMAN SAYIN MEHDIMDE VE MEHDI ISE DUNYADA YAKINDIR TUM PISLIK DECALLER FIRAVUNLAR KOTULUKLER YOK OLUP GIDECEKLER BUNU BEKLIYIP GORECEKLER INSANLAR SIZ IYILERDEN OLMA GAYRETI GOSTERIN HIC BIRSEY KAYBETMEZSSINIZ .EY INANANLAR ALLAH IYILERIN YANINDADIR AMIN

  28. simiyago (gollum)
    01 Mart 2014, 00:34

    kıymetlimiss onu bisden çaldılar :D

  29. 27 Mart 2014, 17:59

    Hz.Süleymanın yüzügünün ALLAH u teala tarafından arşa kaldırıldıgını ve bir kale de saklandıgını ve bir ejderha tarafından ALLAH u tealanın izni ile korundugu vs.yazılmış. bu bilginin kaynagı nedir aceba merak ettim ..Yazarsanız sevinirim…Emeginiz için teşekürler…
    ALLAH a emanet olun…

    • arif turhan
      18 Aralık 2014, 01:41

      :) yapma hüseyin bari sen yapma

  30. fatma
    09 Temmuz 2014, 03:50

    ejderha filn efsanevi hikayelerdr efsane gerçek olmayandr adı üstünde yani…. Kur’ân-ı kerîmde Bakara 102; Nisâ 163; En’am 84; Enbiyâ 81, 82; Sebe’ 12, 21; Neml 15’ten 44’e kadar; Sad 30’dan 40’a kadar olan âyetler Süleyman aleyhisselam hakkındadır.

  31. 15 Temmuz 2014, 19:20

    Çok beğendim.Şahsen ilginç ve güzel buldum.

  32. 16 Ağustos 2014, 03:27

    Arkadaslar yuzukte ne yaziyor yani altin ne demis?
    Altın’ın “Altın” olama sebebi mulk Allah’ın demesidir!
    Yuzugun dedigi budur!

  33. ufuk
    08 Kasım 2014, 19:48

    muhteşem cezbedici insan görmez mi herşey geçici emeğinize sağlık en geniş kapsamlısı bu olmuş

  34. arif turhan
    18 Aralık 2014, 01:39

    :) çok merak etmeyin yüzüğü taşıyacak kişi bellidir.. ve gerçek böyledir…İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden. Davud aleyhisselamın oğludur. Yakub aleyhisselamın neslindendir. Kudüs yakınlarındaki Gazze şehrinde doğdu. Hem peygamber hem sultandı. Çocukluğundan beri bilgili, iyilik ve adâleti seven biri olarak tanınmıştı. On iki yaşındayken babasının yerine geçip, sultan oldu. Daha sonra kendisine Allahü teâlâ tarafından peygamberlik verildi. Dünyâya hâkim olan dört kişiden biridir. Ona peygamberlik verildiği Kur’ân-ı kerîmde En’âm sûresi 84. âyette bildirilmektedir.

    Süleyman aleyhisselam; “Yâ Rab! Bana hiçbir kimsede bulunmayan bir kudret ve devlet ihsân eyle.” diye dua etti. Duâsı kabul edilip, cinlerin, rüzgârın ve hayvanların da insanlar gibi Süleyman aleyhisselama itâat etmeleri emredildi. Kendisine ism-i âzam duası, bütün mahlûkâtın dili ve ilimlerin sırları öğretildi. Peygamberlikle birlikte ihsân edilen ilim, hikmet ve sultanlık kudretini, insanları doğru yola kavuşturmakta ve daha iyi bir hayat yaşamaları için kullandı. Şehirlerin kurulması, yeryüzünün îmârı, yeşillendirilmesi, fen ve sanatta ilerlemesi için emrindekilerin herbirine iş taksimi yaptı. Yolların yapılması, taşların yontulup kazılması, demircilik ve derin sulara dalgıçlık gibi zor işleri cinlere verdi. Çiftçilik, çobanlık, ticâret, sanat gibi işleri de insanlara verdi. Hayvanları da nöbet tutma, yük taşıyıp çekme gibi işlerle görevlendirdi. İnsanlardan, cinlerden ve hayvanlardan büyük bir ordu kurdu. Hepsi ona tâbi olup, emrine itaat etti. Süleyman aleyhisselama verilen bu nîmetler Kur’ân-ı kerîmde bildirilmektedir.

    Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem hadîs-i şerîfte, onun duası hakkında şöyle buyurdu:
    “Süleyman aleyhisselam, Beyt-i Makdîs’in binâsını bitirdikten sonra, Allahü teâlâdan üç dilekte bulunmuştur: Kendisinden sonra kimseye nasîb olmayan bir mülk ve saltanat, İlâhî hükme uygun hüküm verme kudretinin bahşedilmesi. Yalnız namaz kılmak için Mescid-i Aksa’yı kastedip gelenlerin analarından doğdukları gibi günahsız hâle gelmeleri. Allahü teâlâ bunlardan ilk ikisini Süleyman aleyhisselama vermiştir. Üçüncü dileğinin de kabul edilmiş olmasını umarım.”

    Babasının temelini attığı, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’yı yapmaya devâm etti.Yedi senede pek sanatkârâne bir şekilde tamamladı. Daha sonra, Kudüs’te büyük bir saray inşâ etmeye başlayıp, on üç senede tamamladı. Bu binâların yapımı sırasında insanlardan ve cinlerden pekçoğu Süleyman aleyhisselamın emrinde çalışmışlardı.

    Süleyman aleyhisselamın zamânında barış, îmâr, sanat ve ilim iyice ilerlemişti. Mescid-i Aksa inşâ edilip, çeşmeler, su kanalları yapıldı. Köprüler, barajlar ve evler inşâ edildi. Hikmetinin ve büyüklüğünün şöhreti bütün dünyâya yayıldı. Zamânındaki bütün pâdişâhları ve ileri gelenleri doğru yola sevk etti.

    Onun zamânında muhteşem bir saltanata sâhip olan Yemen’de, Sebe şehrinde hüküm sürenBelkıs’a mektup yazıp, Filistin’e çağırdı. O da gelip, Süleyman aleyhisselamla görüşerek îmân etti. Belkıs’ın Süleyman aleyhisselamla mektuplaşması ve Kudüs’e gelmesi Kur’ân-ı kerîmde Neml sûresinde uzun beyân olunmaktadır.

    Süleyman aleyhisselam, Akabe Körfezinden Fırat kenarına kadar, kırk sene adâletle hüküm sürdü. Diğer hükümdârlar da kendisine bağlılıklarını bildirdiler. Ticâret gemileri yapıp, Kızıldeniz ve Umman Denizinde ticâret yaptırdı. Rüzgâr onun emrine verilmişti. Rüzgâra binip dilediği yere tahtıyla birlikte kısa zamanda giderdi. Makâmına oturduğunda ve meclis kurduğunda kuşlar üzerine gelip, kanatlarını yanyana gererek bir bulut gibi gölge yaparlar, güneş ve yağmurdan korurlardı. Süleyman aleyhisselam, beyaz tenli, güzel, nûr yüzlü, saçı sakalı gür olup, beyaz elbise giyerdi. Çok edebli, hep Allah’tan korkar, alçak gönüllü, yüksek şanlıydı. Miskin ve fakirlerle oturur; “Miskinin miskinlerle oturması uygundur.” buyururdu. Ömrünün son ânına kadar Allahü teâlânın takdir ettiği izzetle insanları doğru yola sevk etti. Herkes tarafından sevilmiş olup, hiç kimse onun söylediklerine îtirâz etmiyor ve onun emri dışına çıkmıyordu.

    Süleyman aleyhisselam, bir gün yapılmakta olan büyük bir sarayın inşâsını kontrol etmeye gitmişti. Bu binâ bir su kıyısında çok heybetli bir saraydı. Ustalar işçiler, cinler, sarayın tamamlanmasıyla meşguldüler. Sarayın balkonuna çıkıp, kendisini yalnız bırakmalarını, hiç kimsenin yanına yaklaşmamasını emretti. Sonra da balkonun kenarında asâsına (bastonuna) dayanıp durdu ve etrâfı seyrederek tefekküre başladı. Bu sırada ömrü bitip, eceli gelmişti. Azrâil aleyhisselam gelip; “Şu an dünyâdaki hayâtının son ânıdır.” dedi.

    Süleyman aleyhisselam: “Allahü teâlânın takdiri her ne ise o haktır. Rabbime hamdolsun ki, aslâ kimseye zulmetmedim. Rabbimin emrine itaat etmekte gecikmedim. Herkesin dönüşü Allahü teâlâyadır. Görevlendirildiğin emri yerine getir.” dedi.

    Süleyman aleyhisselam asâsına dayandığı hâlde ayakta vefat edip, uzun bir müddet öylece kaldı. Saray inşâsında çalışanlar ise her gün işlerine muntazaman devâm ediyor, halk da oraya gelip gidiyordu. Süleyman aleyhisselamı uzakta, ayakta durur vaziyette görüyorlardı. Fakat vermiş olduğu emir üzerine hiç kimse yanına yaklaşmıyordu. Nihâyet asâsının yere temas eden kısmını güve kurdu yiyip asâ kırılınca, cesedi yere yıkıldı. O zaman bu hâlini görenler vefat ettiğini anladılar. Bu husus Kur’ân-ı kerîmde Sebe’ sûresi 14. âyette bildirilmektedir.

    Süleyman aleyhisselam her yere hükmettiğinden, zamânında herkes îmân etmiş, yeryüzünde pek az îmânsız kimse kalmıştı.Vefâtından sonra, İsrailoğullarının arasındaki birlik bozuldu, iki ayrı devlete bölünüp doğru yoldan ayrıldılar. Sonra da onlara doğru yolu göstermek üzere, İlyas ve Elyesa aleyhimesselâm peygamber olarak gönderildiler. Kur’ân-ı kerîmde Bakara 102; Nisâ 163; En’am 84; Enbiyâ 81, 82; Sebe’ 12, 21; Neml 15’ten 44’e kadar; Sad 30’dan 40’a kadar olan âyetler Süleyman aleyhisselam hakkındadır.

    Süleyman aleyhisselam, Mescid-i Aksa’ya Musa aleyhisselamdan beri nesilden nesile geçerek gelen, Tevrat’ın içinde bulunduğu Ahid Sandığını(Tâbût-i Sekîneyi) koydu. Çünkü Musa aleyhisselam, ümmetinin âlimlerinden, Tevrat’ın Ahid Sandığına konularak muhâfaza edilmesini istemişti. Bu durum Mescid-i Aksa’nın Buhtunnasar tarafından yıkılmasına kadar devâm etti. Buhtunnasar, Kudüs’ü alınca, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksa’da bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp Bâbil’e götürdü. Buhtunnasar’ın Kudüs’ü yağmalaması esnâsında, hakîkî Tevrat ve Zebur yakılıp yok edildi. Muhtelif kimselerin hatırlarında kalan âyetlerini yazmaları netîcesinde, Tevrat isminde birbirlerini tutmayan çeşitli risâleler ortaya çıktı. Mîlâddan yaklaşık dört yüz sene evvel yaşamış olan Azra bunları topladı ve şimdiki Ahd-i Atîk’teki Tevrat’ı yazdı.

    Süleyman aleyhisselamın dokuz çeşit mucizesi vardı. Bunlar:
    1. Sebe’ sûresi on ikinci âyetinde bildirildiği üzere, rüzgârlar emri altındaydı.

    2. Süleyman aleyhisselam denizi geçmek istediği zaman, suyu çekilerek yol açılır, geçtikten sonra yine kapanırdı.

    3. Âyet-i kerîmede bildirildiği üzere, bütün cinniler emrindeydi. Ne zaman istese, kendisine, büyük büyük köşkler, sûretler, çanaklar, sâbit çömlekler, tencereler yaparlardı.

    4. Süleyman aleyhisselamın bir mührü vardı. Üzerinde ism-i âzam duası yazılıydı. O dua ile her isteği kolay olurdu.

    5. Karıncalara varıncaya kadar her hayvanın sesini işitir, dillerini anlardı.

    6. Nereye gitmek istese, rüzgâr emrinde olduğundan, kürsüsünü kaldırır, kürsüsünü berâberinde götürürdü.

    7. Cinniler vâsıtasıyla denizlerdeki incileri, cevherleri yerde bulunan defîneleri bilirdi. Kendine Allahü teâlâ tarafından bildirilmeyen bir şey yoktu.

    8. Neml Vâdisinde, maiyetiyle berâber bir dağ üzerine konup, kaldığı esnâda o dağın yeşillik, çimenlik olması için, mübârek ellerine bir miktar su alıp, avucuyla o dağa serpti. Derhâl dağın üzeri çayırlık çimenlik oluverdi.

    9. Süleyman aleyhisselam bir yere gittiği vakit, berâberinde duvarlar da giderdi.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 615 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: