Yaşam; Atomdan Evrene…

Kendi çalışmamız “Yaşam; Atomdan Evrene…” konulu slayt-video. Beğenilerinize sunuyoruz, iyi seyirler.
TV NET – Komplo Teorisi : HAARP ve Yapay Deprem
İYİ SEYİRLER

İlk Evren

Uzak bir geçmişte evren, temel parçacıkların hüküm sürdüğü çok yüksek sıcaklıkta bir evre yaşadı. Bu döneme dair kuramların testleri elbette ancak dolaylı olarak yapılabilir; çünkü bu testler, kökeni 15 milyar yıldan eskiye dayanan olayların günümüzdeki kalıntılarına dayanır. Uzayın eğriliği ve Evren’in gelecekteki evrimi hala belirsizdir…
Astroloji 2012 Dosyası: Gökyüzü Çıldırmış Olmalı

Güzel dilekler ve umutlarla başladı 2012. Herkesin içinde bir merak, Mayalar’ın hazırladıkları son takvimi yorumlayanların işaret ettiği kıyamet kopacak mı? İnsanlık ve Dünya’nın sonu mu geldi? Elbette hayır. Ancak zor bir yıl olacağını söylemek için, ne müneccim ne de astrolog olmak gerekir.
Yaşadıklarımıza şöyle bir bakmak yeterli:
Kabala ve Sufizm

Amerikalı Musevî araştırmacı Thomas Block’un şok tezi: “Kabalistler 12. ve 13. yüzyılda sûfîlerin düşüncelerini aldılar ve bunları kendi mistisizmlerine yerleştirdiler. Daha sonraki asırların Musevîleriyse bunları kendi geleneksel düşünceleri olarak benimsediler.”
Al Karısı ve Lilith

Al Karısı ve Lilith: Şeytanın Kadınları mı?
Yaradılışın iki temel prensibinden biri olan dişil enerji formunun birincil temsilcisi kadın, tarihsel süreç içinde farklı kültür ve uygarlıklarda çeşitli roller üstlendi; farklı semboller ve adlarla anıldı. Bireysel duyuş ve düşünüş farklılıkları nedeniyle de ‘anne’, ‘dişi’ ve ‘kadın’ kavramları birbirinden ayrıymış gibi algılanarak hepsine farklı gözlerle bakıldı.
Mevlana’nın Paranormal Özellikleri

İslam mistisizminin önemli isimlerinden Mevlâna bütün büyük sufiler gibi parapisişik yetenekler sergilemiş ve yaşamı boyunca ortaya çıkan doğaüstü olaylara çevresindekiler tanıklık etmiştir.
Sufi ekollerinde bu, öğretinin bir parçasıdır. Gerek medidatif çalışmalar, gerek konsantrasyon çalışmaları ile belli bir süre sonra kendiliğinden ortaya çıkan tezahürlerdir bunlar. Özellikle zikir çalışmaları bu tür yeteneklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Mürşitlerin göstermiş olduğu bu paranormal fenomenler sufi öğretisinin bir parçası konumundadır. Burada amaç gösteri yapmak ya da insanları mucizeler göstererek etki altına almak değildir, öğretinin doğal akışı içinde gerçekleşen unsurlardır bunlar.
Ancak bu tezahürler sadece mürşitler değil müritlerde de ortaya çıkabilmekteydi. Bunların inisiyatik eğitimin doğal bir sonucu olduğunu bir sufi hikayesi çok güzel aktarır:
Hologram Evren

EVRENİN BİR HOLOGRAM OLDUĞUNA DAİR STEPHEN HAWKING İLE YAPILAN TARTIŞMA
String teorisini savunanlar, daha fazla boyut ekleyerek daha seçkin bir evren tanımı yapabileceklerine inanıyorlar. Bazı teorisyenler ise, bir eksit boyut ile evreni gözlemlemenin yolunu bulduklarını düşünüyorlar.
Bu çalışma kara deliklerin yapısı konusunda Stephen Hawking ile çok büyük bir tartışmaya yol açtı. Tartışma, olay ufkunun hologram olarak davrandığı farkedildiğinde sona erdi; ki bu hologramda içine çekilen materyalin bilgisi bulunmaktaydı. (OLAY UFKU: Işık ve maddenin artık kaçamadığı bölgeyi sınırlayan kuşağa “olay ufku” adı verilir. Olay ufku, herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasıdır.)
Yeni Yıl Hepimize Kutlu Olsun

2012′nin hepimiz için sağlıkla, mutlulukla, huzurla ve güzelliklerle dolu geçmesini diler, yeni yılınızı tebrik ederiz.

Kuantum Fiziği ve Kuantum Düşünce

Geçmişten geleceğe doğru akan Kuant parçacıklarıyla (bizim evrenimiz), gelecekten geçmişe akan (soyut evren) Takyon parça-bütünselliği arasında, sıfıra yakın bir Planck (*) zaman ölçüsü içerisinde Bir var olan bir Yok olan evren içerisinde varoluşumuzu gerçekleştiriyoruz. Bu var oluş ve yok oluş’un merkezinde, AN ölçüsünde yaşayan insanlar, Bütün Evren ve Bütün Zeka kavramını anlayarak Bütün Düşünerek hareket edebilecekler mi?
Lutetia: Dünya’nın Doğumunun Tanığı…

Yeni gözlemler asteroid Lutetia’nın, Dünya, Venüs ve Merkür’ü oluşturan maddelerle aynı içeriğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu araştırmada gökbilimciler ESA’nın Rosetta Uzay Aracı, ESO’nun Yeni Teknoloji Teleskopu ve NASA teleskoplarının verilerini bir araya getirdiler. Asteroidin özelliklerinin Dünya üzerinde bulunan nadir göktaşlarıyla çok benzer olduğunu ve iç Güneş Sistemi’nde oluştuğunu buldular. Lutetia, bir noktada, kendisinin Mars ve Jüpiter gezegenlerinin arasında bulunan ana asteroid kuşağındaki bölgesine taşınmış olmalı.





