Arşiv

Archive for the ‘Bilinmeyen’ Category

Mitolojiden Gerçeğe Doğru: Atlantis Efsanesi

21 Nisan 2014 5 yorum

 

Bugün Atlantis, şairler, romantikler, hayalperestler için yitirilmiş bir cennet, keşfedilmemiş bir El Dorado, mükemmel bir ütopya… Yarın bilimin konusu olacak mı?

Keşfedilmemiş El Dorado

Atlantis efsanesi, tarih bo­yunca meydana gelen değişikliklerden fazla etki­lenmedi. Platon, doğumundan 9000 yıl önce var olmuş ve yanardağ patlamasıyla suya gömül­müş Atlantis’i zengin biçimde betimlemişti. O zamandan beri, Atlantis uygarlığı pek çok yazarın, şairin, ressa­mın ve bilim adamı­nın hayallerini süsle­di. Atlantis’in gerçek bir ülke olduğunu öne süren 70’ten faz­la kitap var. Bunların arasında, 17. yüz­yılda yaşamış İngiliz filozof Francis Bacon’ın Yeni Atlantis adlı kitabını özellikle anmak gerekiyor. Bacon, Atlantis’i Kuzey ve Güney Amerika ile ilişkilendirmişti.

Daha fazlasını oku…

Reklamlar

Yeryüzü Gizemleri

06 Nisan 2014 Yorum bırakın

 

Dünyanın pek çok yerinde eski kültür ve medeniyetlerin kalıntılarına rastlanabilir. İngiltere, büyük taş kütleleriyle oluşturulmuş çemberler ve binlerce yıllık geçmişe sahip diğer yapılarıyla bu konuda oldukça şanslı bir ülkedir. Amerika’da da Arizona’daki kaya evleri gibi tarih öncesi kültürlere ve kızılderili kültürlerine ait kalıntı örneği çoktur. Güney Amerika’da ise Eric von Daniken’in dünyadışı varlıklar tarafından yapıldığını düşündüğü millerce uzunluktaki Nazca Çizgileri dikkat çekicidir, ilginç olan şey eski çağlardan kalma bu tür gizemli yapıların günümüzde hala insan zihnine meydan okuyor olmasıdır. Yerküre gizemleri araştırmaları arkeolojinin mistik kız kardeşidir, bununla birlikte gücünü farklı kollardan alır.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

Arkeometri: Geçmişi Ölçmek

24 Şubat 2014 2 yorum

 

Temelleri 1958’lerde Oxford Üniversitesinde atılan bu yeni bilim dalı, son on yılda kendisine gerekli oları zemini ancak elde edebilmiştir.

Arkeometri sözlük anlamı itibarıyla arkeolojide ölçme ve değerlendirme gibi kelimelerle ifadelendirilirken, gerçek amacı ve anlamı pozitif bilimlerin sosyal bilimlerle yardımlaşmasıdır. Genel anlamda tarifi arkeoloji ile fizik ve doğal bilim­ler arasında bir ortak yüzey temin etme konusu, arkeometrinin kendisiyle anlam kazanmıştır. İşte bu rol, arkeolojik verileri fiziksel ve kimyasal metotlarla matematiksel modellendirme, istatiksel analizle bilgi edinme ve teknolojik değerlendirilme­lerle hayata geçirilmiştir. Bu anlamda arkeometrinin hayatımıza girmesi ve onunla tanışmamız, ülkemizde 1990’larda mümkün olabilmiştir.

Daha fazlasını oku…

Kader DNA’nın Neresinde?

23 Şubat 2014 8 yorum

DNA’larımızın içinde ne zaman kanser olacağımızı, ne zaman hastalanacağımızı, ne zaman iyileşeceğimizi belirleyen gizli şalterler var! DNA’da  gizli temel bir komut sistemi olduğu ve işe yaramadığı sanılan hurda DNA’ların, asıl genleri programladığı ortaya çıktı.  

DNA ve Genler

Hücrelerimizde çok sayıda DNA taşırız. Genetik bilgi bir dil gibidir. Alfabemizdeki harfleri bir araya getirerek kelimeleri, sonra da kelimeleri birleştirerek cümleleri, sonra paragrafları ve kitapları yazarız. DNA’da:

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilim, Bilinmeyen

Ergenekun’un Yeri

09 Şubat 2014 1 yorum

Eski Türk yurdu ve coğrafyası üzerine şimdiye kadar çok değişik fikirlerin ortaya atıldığı bir gerçektir. Yani Türklerin ana yurdu meselesi çok tartışılmış ve hâlâ da tartışılmaya devam ediyor. Biz de, zaman zaman çeşitli yazılarımızda ve kitaplarımızda kısmen de olsa bu konu üzerinde durmaya çalıştık.228 Bununla beraber eski Türk vatanı veya ana yurdu hususunda bizim görüşümüz Selenge ve Orkun Irmakları kıyıları olması gerektiği yo­lundadır.229

Kaynak:

Türk Destanlarına Giriş, S. 155-159

Prof. Dr. Saadettin Gömeç

Daha fazlasını oku…

Babil Kardeşliği

19 Ekim 2013 11 yorum

BABİL KARDEŞLİĞİ

İngiliz araştırmacı yazar David Icke’ye göre Sümer toplumunun gelişmesi ve en üst seviyeye çıkması, Mars’tan geldiği iddia edilen Aryan ırkın, Kafkas dağlarından Orta­doğu bölgesine doğru ilerlemesi ile mümkün olmuştu. Ger­çekten de Sümer, Mısır ve Indus Vadisinde aniden çok ile­ri uygarlık seviyesinde toplumlar ortaya çıkmıştı.

Bugün dünyayı kontrol eden kardeşlik örgütlerinin köke­ni Babil’in Aryan rahiplerine kadar uzanmaktadır.

Eski yazılara ve efsanelere göre, Babil’in kurucusu Nemrud’du. Güçlü Tiran Nemrud, bir dev olarak tasvir edilir. Arap inançlarına göre, Baalbek (Lübnan) deki herbiri 800 tonluk üç taşı ve ilginç yapıları inşa eden veya ettiren Nemrud’du. Nemrud ve karısı Kraliçe Semiramis “Titan­lar” diye bilinen bir kan bağından geliyorlardı. Bu devler veya Titanlar ırkı, Nuh’un soyundan geliyordu. Enoş kitabında tasvir edilen bebek, aşırı beyaz teni ile “Gözetleyici insan melezi” bir yaratıktı.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Bilinmeyen, Tarih

Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar

13 Mayıs 2013 9 yorum

Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar

Bu kitabın içeriği geçmişle alakalı. Tek bir geçmiş mi var, geçmiş sabit mi; hepsini biliyor muyuz? Bize göre geçmişin büyük bir kısmı kurgu, yani karanlık zamanlar, kayıp uygar­lıklar. Bir önceki yüzyıla kadar Truva’nın bile Atlantis gibi sadece efsane olduğu düşünülüyordu. 1868’de Alman Heinrich Schliemann tarafından yapılan kazılar sonucu Truva’nın gerçek olduğu anlaşıldı.

Mısır dili ve tarihi üzerine çalışmalar henüz iki yüz yıllık. Sümer tabletleri üzerine yapılan çalışmalar da bir yüz yıl öncesinden günümüze kadar ancak yoğunlaştı. Bunları söylü­yoruz çünkü tarihin derinliklerinin aydınlanmış olmamasın­dan dolayı, ‘bu kesin doğru diye kabul etmememiz lazım.

Tarih konusunda şunu bilmeliyiz;

Daha fazlasını oku…