Anasayfa > Bilim, Bilinmeyen > Mekan da Zaman Gibi Bir Algı mı?

Mekan da Zaman Gibi Bir Algı mı?

https://i1.wp.com/news.stanford.edu/news/2007/april18/gifs/aps_timespace.jpg

Einstein, teorisini ortaya atarken, ışık hızının evrensel bir sabit olduğunu bir gerçek olarak kabul etti. Ne kadar hızlı giderseniz gidin, ışık hızı her zaman sabitti ve %99 ışık hızına yakın bir hızla gitseniz bile ışık sizden saniyede 186,282 mil (299,791 km) hızlı gidiyor olacaktı. Bu hıza ulaşmak imkansızdı. Einstein’ın hesaplamalarına göre, gözlemcinin hızı arttığında zaman yavaşlamakta ve mekan (hareketin yönüne göre) büzülmekteydi. Işık hızına göre değişim gösteren bu kavramlar, kişiye göre farklılık göstererek mutlak olmadıklarını kanıtlamışlardı.

Peter Russell, bu durumu şu şekilde tanımlar:

… Siz ne kadar hızlı hareket ederseniz edin, her zaman ışığın hızını saniyede 186,282 mil olarak ölçeceksiniz – tıpkı Michealson ve Morley’in bulduğu gibi. Hatta saniyede 186,281 mil hızla gidiyor olsanız da, ışık sadece saniyede 1 mil hızla sizi geçmiş olmayacak, hala 186,282 mil hızla gidiyor olacak. Işığın hızına küçük bir miktar dahi yetişememiş olacaksınız.

Bu tamamen sağduyuya aykırıdır. Ama bu örnekte, burada yanlış olan sağduyudur. Bizim zihinsel gerçeklik modellerimiz, hızları, ışık hızından çok daha düşük olan günlük deneyimlerimizden oluşmaktadır. Işık hızına yakın bir hızda, gerçeklik oldukça farklıdır.

Gözlemcinin hızı artarken, zaman yavaşlamakta, mekan da hareketin yönüne göre büzülmektedir. Einstein, uzay ve zaman olarak kabul ettiğimiz şeylerin zaman-mekan bütününün bir parçası olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla zaman ve mekan, doğrudan algıya bağlı olarak yaratılmaktadır.

Einstein, uzay ve zaman olarak kabul ettiğimiz şeylerin zaman-mekan bütününün bir parçası olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla zaman ve mekan, doğrudan algıya bağlı olarak yaratılmaktadır. Böylece, göreceli yaşanan bir dünyanın parçası haline gelirler. Dünyanın zihindeki görüntüsünü oluşturabilmek için zaman ve mekan algısı gereklidir. Ama bunların asıl gerçekliği ifade ettiğini iddia ettiğimizde yanılırız. Çünkü dışarıdaki gerçek mekan kavramı ile hiçbir zaman muhatap olmayız.

Fred Alan Wolf, bunu şu şekilde açıklar:

Einstein’in genel rölativite kuramına göre, madde zaman ve mekandan bağımsız olamaz. Eğer bunlardan herhangi biri – madde, mekan veya zaman – eksikse, tümü eksiktir. Maddenin var olması için mekanın varlığı gereklidir, zamanın varlığı için maddenin varlığı gereklidir ve mekanın varlığı için de zamanın varlığı gereklidir. Bunların tümü birbirine bağımlıdır.

O halde, eğer zaman, pek çok filozofun iddia ettikleri gibi sadece bir hayal, bir illüzyon ise, bu durumda madde ve mekan da aynı şekilde hayaldir. Kuantum fiziğinin Kopenhag yorumuna göre, maddeyi izleyen olmadığı sürece madde var olamaz. (Vurgu orijinaline aittir)

Maddenin yalnızca duyu organlarımız aracılığıyla algılanabilir olması, yani gölge bir varlık olması, yine maddesel bir varlığı olan mekan kavramını da ortadan kaldırmaktadır. Mekanı biz dışarıda olarak algılarız, oysa geçmişte var olan bir yeri hayal ettiğimiz zaman mekan tümüyle beynimizin içindedir. Aslında dışarıda olduğunu farz ettiğimiz bir yere bakarken de, bunu düşünürken de mekan kavramı yalnızca beynin içinde oluşmaktadır. Karşımızda durduğunu farz ettiğimiz oda, beynimizde oluşan bir illüzyon, bir hayaldir.

Peter Russell, bu algı biçimini şu şekilde özetlemektedir:

Einstein’in çalışmaları aynı zamanda zaman ve mekanın mutlak olmadığını gösterdi. Bunlar, izleyicinin hareketine göre değişim gösterirler. Eğer siz, bana göre daha hızlı yürürseniz ve ikimiz de iki olay arasındaki mesafeyi ve zamanı ölçersek, – örneğin caddenin bir başından diğer başına doğru ilerleyen bir arabayı – siz aracı, benim gözlemlediğimden daha az mesafede ve daha az zamanda ilerliyor olarak gözlemlersiniz. Tam tersine, sizin bakış açınıza göre eğer ben sizden daha hızlı yürürsem, sizin referans aralığınıza göre, ben sizden daha az mekan ve zaman gözlemlerim. Garip değil mi? Evet. Bizim anlayabilmemiz neredeyse imkansız. Ama sayısız deney bunun gerçek olduğunu gösterdi. Yanlış olan, bizim genel zaman ve mekan kavramlarımız. Yine, bunlar da zihnimizde meydana geliyor ve dışarıda olanların mükemmel bir modelini oluşturmuyorlar.

Einstein, bu açıklamalarının sonrasında daha da ileri giderek maddenin bir enerji şekli olarak var olduğunu gösterdi. Bunun matematiksel formülü ise, ünlü E=mc2 eşitlemesi oldu.Kütlesi olan varlık, yalnızca bir enerji şekli olarak belirmekteydi. Peter Russell konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yapmıştır:

Kütle fikri bile tartışmalıdır. Genel görecelik teorisine göre, Einstein kütlenin ve hızın ayırt edilemez olduğunu gösterdi. Asansörün içindeki bir insan, asansörün hızı aşağı doğru artınca, kendisini daha hafif hisseder. Durmak üzere hız kestiğinde ise daha ağır hisseder. Bu bir illüzyon değildir, tartılar bile ağırlığınızın değiştiğini gösterecektir. Bizim kütle olarak tecrübe ettiğimiz şey ayağımızın altındaki yerin meydana getirdiği basınçtır… Einstein’a göre, bizler sürekli olarak yavaşlamaktayız ve bunu kütle olarak hissederiz. Yörüngedeki bir astronot, uzay mekiğinin camına çarpıp da geçici bir yavaşlama yaşamadıkça, kütleyi hissetmez.

www.forum.secretofuniverse.com

https://insanveevren.files.wordpress.com/2011/10/evren-ve-insan-gif24.gif?w=600

Kategoriler:Bilim, Bilinmeyen
  1. bakusa
    27 Aralık 2011, 11:59

    sitenizi beğeniyle takip ediyorum. ufku açıcı makaleler için emeği geçen herkese teşekkürler

  2. gerçek otesı
    12 Mayıs 2015, 01:53

    ışık hızı 4 bın kat geçılmıştır cernde.bu teorıler yerle bır olmuştur…

    • Peki
      19 Mart 2016, 19:01

      Cerndeki deneylerde atom altı parçacıklar ışık hızına yaklaşmıştır ışığın da bu kadar hızlı olmasini saglayan atomalti parcacigi olan fotonlardir.Eğer arastirirsan izafiyet teorisinin yakin zamanda gözlemlerle kanitlandigini bulacaksin

  3. şaban üstün
    28 Aralık 2015, 19:10

    deneme

  4. şaban üstün
    28 Aralık 2015, 19:24

    ha şimdi oldu.) ya bu nasıl bir site..biz böyle b…tan bir köşe görmedik..iki yorum var iri 2011 diğeri 2015 oda 5.ci ayda..ainstain yaşarken anasını ağlatmışlar:)::) kafayı yedi demişler..hee illede birşeyler söylemek için ölmekmi lazım:).. ya bu kadar lafa kelime hazinem çoook büyük havalarına ne gerek var..insanlara gerizekalı oldukları hissini vermek için bu ne hava civa:):) anneleri otobanda ototop çekesiceler:):) ula pen size zaman ve megani anlatayum daa:) bu dünyada delilerin yükünü vurmuşlar akıllılara..akıllılarda sorumluluk duygularından sebep ainstain olmak ve illede kendilerini topluma ıspatlama gazına yüklene yüklene kendierine eziyet etmiş durmuşlar..kim kazanmış sistem..kim kaybetmiş ainstain’ler:):) taa ki ölene kadar..öldükten sonra herkes obenimdi yok o bizim ülkemizinde diye sırtlanlar gibi birbirlerini yemişler:)::) hani deliydi şimdi bir delinin tezinimi yutturuyonuz iş bu koyunlara:):) şaka şaka kimdila o biri bu milllet koyundur bunlardan çok et süt çıkar dedi haaa şey kimdiya aziz neziz miydi ya öyle bi adamvardı daa gasteci senmisin her doğruyu her yerde diyen adamın anasını s…tiler:):)::).. ama biz öyle demiyoruz…biz diyoruzki bu millet koyun değildir:):):)..la bak uşaklar eğer gavam çalışsın istiyosan deli gömleği alacan bit pazarından ve gardolabına asacaan….yüksek empatiyi ezber yapmayacaaan…onun mantığını çözecen eğerki nesnenin,sayısalın ve zamanın vesselam alğının mantığını çözersen bir kitaba dokunursun zııır iki küre saniyede yallah anatema tamam..birde seks var…sekste doyuma oluşacaan…ku kadar koyun olmayanlardan çok altına geçen olur):) bu sorun değil..birde ekonomik refah..yine bu kadar kırlardaki koyun ve sığırlardan et ve süt ye iç ısraf etme…paramı lazım fazlasını sat al sana para:):)neyse olay altın oran..sıfır noktası…zamanda ileri ve geri sıçrama yaparsın ve en yüksek fen fotoşhoplar bedenini sabit gözlemlerler.çünkü sen deniz nesne ve ruhunla zaman içindeki hiçe yakın deliklerden zamanda sıçrama yapmıştırsın…bu bilgi insan beyninin sonsuzluğunda biryerdedir..onu kişi kendi öz iradesiyle ne kadar zekii olursa olsun ya da ne kadar çalışırsa çalışsın elde edemez…ancak ve ancak zaman ve mekanın ve herşeyi kontrol eden otoritenin hür iradesi ve istemesiyle bu mümkün olur..vesselam işbu yazı bir inovasyondur…Cenevre cern Ortadoğu yer altı labaratuvarları,microsoft,siber konsorsiyum,görselbilgi,altınkase,çoban,sürü,blog,yazılım,uydu,moskov,sermaye,dernek,vakıf,naylonfatura,zihin,göz,tarikat,dekolte,disco,paris,mısır,piramit,kalem,klavye,bilgi,oku…başarılar

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: