Anasayfa > Astronomi - Uzay, Bilim, Bilinmeyen > Evren Bildiğimizden Daha mı Yaşlı?

Evren Bildiğimizden Daha mı Yaşlı?

 

Evrenin erken evre resmindeki eşmerkezli daireler, Büyük Patlama öncesindeki şiddetli olayların habercisi. Yeni çalışma, evrenimizin aslında 13,7 milyar yıl önce başlamadığını ve büyük patlamalar ile dev karadelik çarpışmaları arasında sonsuz bir süredir döngü halinde bulunduğunu öne sürüyor.

Araştırmayı yapan Oxford Üniversitesi’nden Prof. Roger Penrose ve Yerevan Devlet Üniversitesi’nden Vahe Gurzadyan, hipotezlerini NASA’nın uzay aracı Wilkinson Mikrodalga Eşyönsüzlük Sondası’sından (W-MAP) sağladıkları veriler ışığında hazırlamışlar.

W-MAP, yedi yıllık görevi boyunca Büyük Patlama’nın kalıcı görüntüsü diyebileceğimiz kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonunu (CMB) çalışmış. Büyük Patlama’dan 300.000 yıl sonrasına tarihlenen CMB, artık -270 santigrat derece civarına soğumuş durumda.

 

Sıcaklıktaki küçük değişimler, gökada ve süperkümelerin tohumları olan yoğunluk farklarını temsil ediyor. Bugün kabul gören ‘şişme teorisi’ bu yoğunluk farklarının, Büyük Patlama’dan nanosaniyeler sonra meydana gelen şişme döneminde, bir bezelye tanesi büyüklüğünden genleşen evren nedeniyle rastgele olduklarını kabul ediyor.

Bu ilkin gelişigüzelliğe karşın bilimciler erken evrenin karmaşık maddelerin oluşabilmesi için düşük bir entropi yani yüksek bir düzen içinde bulunduğunu düşünüyorlar. Fakat Penrose’un düşüncesi, şişme teorisinin ilk başta neden böyle düşük bir entropi halinin bulunduğunu açıklamadığı yönünde. Araştırmacının ‘döngüsel kozmoloji’ fikri, sonunda karadeliklerin evrendeki tüm maddeyi yutacaklarını ve en nihayet buharlaşarak salat enerjiden meydana gelen düşük entropi halinde bırakacaklarını öne sürüyor. Böylece bir döngü sona erecek ve bir sonraki büyük patlamayla bir yenisi başlayacak.

Penrose ve Gurzadyan, CMB’de görülen eşmerkezli dairelerin büyük patlamadan eski olduklarını ve bunun da teorilerini desteklediğini söylüyorlar. Araştırmacılara göre bu daireler, son büyük patlamadan önce meydana gelmiş olan dev karadelik çarpışmaları sonucu oluşmuş şiddetli çekimsel radyasyon dalgalarının izdüşümleri.

Avustralya Astronomik Gözlemevi yöneticisi Dr. Matthew Colliss çalışmayı hem teori hem de dayandığı kanıtlar açısından oldukça tartışmalı buluyor, “Eğer ispatlanırsa gerçekten de olağanüstü bir bulgu fakat bu aşamada oldukça dikkatli olunması gerekiyor. Bu kadar fazla veri ortadayken sadece görülmesi istenen desenin görülmediğinden emin olunması gerekir. Daha sağlam kanıtlar ortaya konulana değin teoriye belirli bir şüphe içinde yaklaşmayı tercih ediyorum.”

Her iki araştırmacı da fikrin, kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonunu daha önce elde edilememiş bir duyarlılıkla ölçmek üzere tasarlanan Planck teleskobu sayesinde ileri düzey analizlerle kontrol edileceğini belirtiyorlar.

ntvmsnbc

https://insanveevren.files.wordpress.com/2011/10/evren-ve-insan-gif24.gif?w=600

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: