Anasayfa > Bilinmeyen > Şeytan ve Hazar Kıyısında Müthiş Hazine

Şeytan ve Hazar Kıyısında Müthiş Hazine

https://i0.wp.com/www.onaltiyildiz.com/images/haber/1025.jpg

Hazar Kıyısında Müthiş Hazine

Oktan Keleş, farklı bir açıdan bu bölgeye daha evvel dikkat çekmişti.

Kuşkusuz Oktan Keleş’in anlattığı olayların zaman içersinde ne kadar değerli olduğu ortaya çıkmakta ve inşallah da çıkacaktır. Bunları Oktan Keleş’i övmek için dile getirmiyorum. Oktan Keleş’in, yazdıklarının/söylediklerinin önemine dikkat çekmek için dile getiriyorum. Bazılarına bu durum abartılı gelebilir ama sabredenler görüyorlar ki, sonunda Oktan Keleş’in yazdıkları bir şekilde doğrulanıyor.

Şimdi bu kısa girişten sonra bugün Habertürk internet sitesindeki yazıya bir bakalım:

“Hazar kıyısında müthiş hazine: Dünyanın en büyük rezervi burada olabilir… 

Doğalgaz zengini Türkmenistan’da Güney Yolöten-Osman doğalgaz yatağının dünyanın en büyük ikinci doğalgaz yatağı olabileceği açıklandı.

Hazar Denizi kıyısındaki Avaza bölgesinde devam eden ”Türkmenistan Gaz Kongresinde” konuşan İngiliz Gaffney Cline şirketi Orta Asya direktörü Peter Holding, Güney Yolöten-Osman yatağının araştırmalar sonucu dünyanın büyük ikinci doğalgaz yatağı olabileceğini söyledi.

Gaffney Cline şirketi, 2008 yılında bölgede araştırmalarda bulunan bağımsız araştırma kuruluşu Gaffney Cline şirketi, söz konusu bölgenin 14 trilyon metre küp doğalgaz rezervi ile dünyanın 4. büyük doğalgaz yatağı olduğunu açıklamıştı.

Bölgede araştırmalarını sürdüren şirket, yeni elde edilen bulgularla bu miktarın 20 trilyon metre küpü bulabileceğini, bu miktarın da Güney Yolöten-Osman yatağını Katar’daki Kuzey Yatağından sonra dünyanın ikinci büyük doğalgaz yatağı yapabileceğini açıkladı. Resmi sonuçları önümüzdeki ay açıklanacak araştırma raporuna göre, yatak Büyük Britanya’nın 350 yıllık, Avrupa’nın ise 50 yıldan fazla doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek.

Peter Holding, Güney Yolöten-Osman yatağının Rusya ve Çin’in yanısıra Avrupa’ya da kolaylıkla gaz tedarik edebileceğini belirtti.

24 trilyon küp doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin edilen Türkmenistan’ın söz konusu araştırma sonucu dünya enerji piyasasında ayrı bir önem kazanması bekleniyor.

Rusya, İran ve Çin’e doğalgaz ihraç eden Türkmenistan, Türkmen doğalgazını Afganistan ve Pakistan üzerinden Hindistan’a kadar ulaştıracak TAPI projesini hayata geçirmek için de uğraş veriyor. Öte yandan, Türkmen hükümeti Nabucco projesine de gaz tedarik etmeye hazır olduğunu da çeşitli platformlarda dile getirdi. ” http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/634143-hazar-kiyisinda-muthis-hazine

Bu haberi neden buraya alma gereği duyduk:

Oktan Keleş, 1 Nisan 2008 yılında bir makale yazmıştı. “Şeytan’ın Gerçek Yüzü ve 2012 ”

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=22

Yazıya geçmeden evvel Oktan Keleş’in yayınladığı resimler ile Habertürk’ün internet sitesindeki  resimleri lütfen karşılaştırın:

https://i0.wp.com/www.onaltiyildiz.com/images/haber/1025.jpg

Oktan Keleş’in konuyla ilgili makalesi :

“Şeytan’ın Gerçek Yüzü ve 2012 ”

İnsanlık zihnine dünyanın 2012 yılından başlayarak bir nevi çağ kıyametine gireceğini üfleyenler kimler? Tabii ki meşhur küresel sihirbazlar. Medya ve film sektörünüde kullanarak insanlık bilincine küresel ısınma tabirini soktukları gibi şimdide foton kuşağı tabirini beyinlere montaj yapmaktadırlar. İnsanlıkta bu konuda yeni bir bilinç oluşturmak için dünya çapında oturumlar, sempozyumlar düzenlemektedirler.

Son günlerde ülkemizde de medyada bu konu ile ilgili programlara sıkça rastlanmaktadır.

Bu konuda bazı profesör ve yazarların foton kuşağını İslamî argümanlarla açıklama çabasında oldukları görülmektedir.

Yalnız konuşmacılardan birinin şu cümlesine karşılık bir çift kelime edip hemen konunun içrek bilgisine gireceğim.

Şöyle diyordu bir konuşmacı: “Artık dünya karanlıklardan kurtulup aydınlık çağa girecektir.”

Oysa Hz. Muhammed (sallalahu aleyhi vessellem) Efendimiz’in dünyayı şereflendirmesi ile zaten karanlıklardan dünya çıkmış ve aydınlığa girmişti. Bunu hemen söyledikten sonra 2012 yılından başlayarak belli periyotlara göre dağılmış tarihler verilerek belli evreler anlatılmaktadır. Dinî ve bilimsel argümanlar harmanlanarak “2012 yılından sonra dünya şöyle olacak…böyle olacak.” “Işık çağı başlayacak.” diyerek yeni felsefi akımlar ve mistik kavramlar yüklenerek sahte bir dinin ayak sesleri insanlık bilincine duyurularak yavaş yavaş enjekte edilmektedir. Bu çağ sözde bildiğimiz çağlar gibi de değildir. Milyonlar sene zarfında gezegenlerin, yıldızların bir araya gelmesi ile başlayacağı iddia edilen bir çağdır söylediklerine göre. Takdir edilir ki, bu çağa ve bu yeni dine bir de peygamber gerekir. Tabii ki sahte bir peygamber. Senaryo böyle sürüp gitmekte. İnsanlık beynine bunları yerleştirmek için kullandıkları en güçlü silah, zamanın modası ‘Mistisizm’dir.

Mistisizmi bilimsel, dinî ve felsefi argümanlarla harmanlayıp insanların beynine reddedemeyecekleri bir şekilde senaryolaştırmışlardır.

Hemen burada bizim yazar, çizer ve bilim adamlarımıza da bir uyarıda bulunmak isterim.

Sakın, bu hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan, dinî kaynaklarda delili bulunmayan senaryoya, bilimden ve dinî verilerden örnekler vererek alet olmasınlar. Bu akımın modalaştırılma ve yaygınlaştırılmasında bir payları olmasın.

Hitit, Sümer ve Eski Mısır kaynaklarında bulunan bazı bilgilerle yıldızlara bakıp, gök hareketlerinden bir sonuç çıkartarak bu plana katkıda bulunmasınlar.

Bu bir senaryo dedik. İnsanın aklının reddedemeyeceği delillerle(!) kurgulanan bu senaryo hakkında yazdıklarımıza, 2012’de kullanacakları bir düzenbazlık projesinin belgesini açıkladığımızda umarım hak vereceklerdir.

Tabii her zamanki gibi birileri de kızacaktır.

P=13 ( PLAN:13)

2012 yılına girildiğinde bütün dünya medyasında bir bomba haber “Flaş! Flaş! Flaş!” spotlarıyla yürürlüğe konacaktır. Konu başlığı: “İnsanlık bilinci, tüm gerçek diye bildiklerimizi, ezberlerimizi bozacak bir bilgi keşfetmiştir.”

Bazı eski uygarlıklar(!) şeytanı bugün olduğu gibi boynuzlu, sakallı, toynaklı, yarı hayvan biçiminde tasvir etmişlerdir.

Bunu rastgele yapmamışlardır. Meğerse şeytan yeryüzü coğrafyasının bir parçasında kendi suretini göstermişte, o zamanki uygarlıklar bu sureti ileri bilgileri ile nakşetmişlerdir.

https://i1.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/satan.jpg

Meğerse şeytan Hazar bölgesindeki bir kara parçasında bu sureti insanlığa gösteriyormuş. Tabii bu şeytanın suretini görebilmek için, uzaydan dünyaya bakmak gerekir.
https://i1.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/dun4.jpg
https://i0.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/satan1.jpg
Eski uygarlıklar dedikleri tabii ki seçilmişleri. Tabii seçilmişlerininde de seçilmişleri. Sözü uzatmayalım. Bu eski uygarlık neden İsrailoğulları olmasın ki?

Bu teknoloji ile uzaydan dünyaya bakıp şeytanın o suretini çekmişler.

Tabii buraya kadar olan düzenbaz kurgu için şu söylenebilinir: “Bu bir hikayedir.” Haklısınız; ama devamını okuyup öyle karar verin.

M.Ö. basılmış, bugün kataloglarda ve müzelerde bulunan bir paranın üzerinde bu resim nakşedilmiş ve bu bir delil olarak gösterilir. Senaryoları için, tarihsel bir belge sayılan bu eski paranın üzerindeki resmi örnek gösterip, “İşte o söylediğimiz şeytanın sureti bu.” derler. Hikayelerine müze ve kataloglarda eski çağlara ait olduğu bilinen bir paranın üzerinde bulunan resimden devam ederler.

https://i2.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/gercek.jpg

https://i0.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/gercek1.jpg

187 Tetradrachm circa 465-460, AR 17.35 g. Slow quadriga driven r. by charioteer holding reins and kentron; in

the foreground, column. Rev. CΕΛΑΣ Forepart of man-headed bull r. SNG ANS 50 (these dies). SNG
Ashmolean 1733 (these dies). Jenkins Gela 230.
Well centred and lightly toned, about extremely fine 6’000
Ex Kunker sale 115, 2006, 73.

Sizde okumaya devam edin lütfen. Bir de bunlara son teknoloji ile uzaydan çekmiş oldukları Dünya fotoğrafında; Hazar’da bulunan o kara parçası, yani şeytanın sureti olduğunu iddia ettikleri, yani paranın üzerindeki o resmi gösterince, biraz bilgisiz ve inanç zaafı içerisinde olanlar için reddedemeyecekleri bir delil olacaktır.
https://i1.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/satan45.jpg
https://i0.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/satan34.jpg
M.Ö DÖNEMİNDEKİ  MEDENİYETLERİN KULLANMIŞ OLDUGU YARI İNSAN YARI HAYVAN GÖRÜNÜMLÜ VARLIKLARIN RESİMLERİ. PARADAKİ SİLÜETLE HAZAR BÖLGESİNDEKİ SİLÜETİ KARŞILAŞTIRIN LÜTFEN
Şöyle diyecekleridir: “O para çok eski dönemlere ait bir para. Gösterdikleri kara parçası bugün son teknoloji ile çekilmiş bir resim. Nasıl oluyor da o zamanki çağlardan bu bilinebiliyor? Demek ki söylenenler doğru. İşte bilimsel veriler. İşte belgeler. Bu reddedilemez.” Bir de şöyle bir kurgu yapılsa: Suret Hazar’da; yani bütün enerji bölgelerinin kesişim yerinde. Savaşlarda enerji anlamında orada. Savaşın olduğu yerde de şeytan mevcuttur. Hadi çık işin içinden çıkabilirsen. Para ve Hazar bölgesinin son çekilmiş resimlerini örnek veriyoruz. Resimleri iyice incelediğiniz zaman bu şeytanî düzenbazlığın ne kadar tehlikeli olduğunu daha iyi anlayacaksınızdır. Doğal olarak aklı karışabilecekler için şu bilgiyi vermek istiyorum.
https://i1.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/netfoto.jpg

Hani bizim bir meşhur Piri Reis haritamız vardır. Onunla alakalı da birçok tartışmalar yapılır. O zamanki teknik ile ancak uzaydan çekilebilecek bir haritadır diyerek ecdadımızıda mistisizmin bir parçası haline getireceklerine ecdadımızın ilimde ne kadar ileri gittiklerini araştırsalar birçok sır perdesi aralanacaktır. Buna örnek Takiyuddin’dir.

Ünlü bir gök bilimci ve astronomdur. Merak edenler araştırsınlar.

Bunları yazarak vaktinizi almayacağım.

https://i0.wp.com/www.netpano.com/uploads/media/takiyyud-2.jpg

TAKİYUDDİN’İN KIBRIS HARİTASININ ORJİNAL SAYFASI

Takiyuddin’i konu yapmamın sebebi, eylem ve boylam bilgilerini, tüm yerlerdeki saat farklılıklarını, matematiksel bilgisine sahip olarak çizdiği haritalarından dolayı. Mevcut bu ilmi ile tüm kara parçalarının girintilerini çıkıntılarını en ince ayrıntılarına kadar çizebiliecek kapasitededir ve bunları da çizmiştir.

Meraklıları araştırsınlar. En meşhurları Anadolu haritalarıdır. Geçenlerde bir TV programında Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca bu haritaların kendilerinde olduğunu beyan etmişlerdir.

Kendisi İslam tarihi üzerine ihtisas yapmış, müzeler kurmuş bir bilim adamıdır. Kendisinden bu haritaları deklare etmesini istirham ederiz.

Mevcut diğer haritalara konuya meraklılar rahatlıkla ulaşabilirler.

İşin sırrı olan “enlem ve boylam bilgisi” tamamen bilimseldir. Örneğin bu bilgiye dayanarak tasvir edilmiş Kıbrıs haritası, demek istediğimiz anlaşılsın diye örnek olarak gösterilmiştir. Anlatmak istediğimiz, insanlığın zihnini böyle kurgularla, foton kuşaklarıyla, ışık çağlarıyla yabancı olduğumuz birçok terimle kandırıp insanlığın beynine sözde devrim yapmak istemektedirler. Küresel sihirbazların senaryolarına alet olmayalım. Milenyumda da dijital kıyamet olacak diyenlerin yalanlarını hatırlayalım. Bu bilgilerden sonra P=13 suya düşmüştür. Ama diğer P=X’ lere dikkat edelim.

Çanakkale şehitlerimizide rahmetle anıyorum.

Ecdadımızın nice kara parçalarına nice şeytanlar gömdüğünü unutmayalım.

Oktan Keleş

Oktan Keleş, yukarıdaki yazısını 2008 yılında yazmış, gazetenin haberi ise 2011…

Erol Derman

Kaynak

Kategoriler:Bilinmeyen
  1. 14 Eylül 2011, 03:53

    Konunun başındaki düşünce ve görüşler aklı ve mantığı tatmin ediyor.Medyanın her yıl yeni bir olguyla insanların karşısına çıkıp, insanları ne kadar şaşırtıp etkilediklerinin tepkisini ölçerek, kitlelere yazdıkları senaryoyu oynatıyorlar.İnsanları kitlesel etkinliğe erdirirlerse diğer kitlelerin bu inanca katılımı daha kolay olduğunu biliyorlar.İnternet ağıyla bunu başarmak daha kolay.Gelelim Hazar kıyısındaki şeytanın profiline:Eski paralarda şeytan olduğunu düşündüğü resimlerin aslı Er Dişi isminle nitelenmiş yaratıklar olduğudur.Eski paralarda bu tip resimlerin tasvirleri bol bol yapılmaktadır ve hatta Anadolu Medeniyetleri Müzesinde bu varlıkların tasvirleri vardır.Demem o ki şeytan yüzü bu değildir.Allah ta göstermesin.
    Görenlerin söylediğine göre tabi bu suret de onun olmadığıdır.Sonra Hazarın kıyısındaki profilin Karagöze de benzediğini söyleyebilirim.Acaba geçmişten bize görünerek burada ne cevherler yatıyor millet uyanın diyerek bize mesaj mı veriyor..Hadi şaka bir yana dünyanın kıtalar arası mesafeleri her yıl hissedilir oranlar da uzaklaşmaktadır.Böyle bir profil uzun bir süre görüntüsünü koruyamaz 1.Atalarımızda geçmişten günümüze o yıllardaki profil görüntüsünü fark edip o zaman ki teknolojilerinle bize uyarı da bulunamazlar buda 2.Sonra şu da var ki Er Dişi canlılar üst tarafı başka bir hayvan alt tarafı başka bir hayvan olarak tasvir edilir.O paralar da buna rastlayamadım.Sadece hayvanın üst tarafını tasvir etmişler ama tabi bu onun şeytan resmi olduğunu da düşündürmez.Bazı yazarlar bu Er Dişi yaratıkların Tanrıların hayvanlarla birleşmelerinden meydana gelmiş mucizevi güçleri olan yaratıklar olduklarından bahsederler.Belki de onları o paralara basmalarının sebebi o şeytana yakıştırılan sihirli güçlerinden dolayı şeytani olarak düşünülmelerindendir.Gelelim Piri Reisin haritalarına ve orada ki hayret uyandıracak şekilde bu günkü teknolojinin katkısıyla bu çizimin olabileceği iddiasının ardından yürütülen başka varlıkların ona yardım ettiği şeklindeki mistizm diye nitelenen düşüncenin kabul edilmemesi. .Her ne kadar Piri Reis için ileri görüşlü kişiliği olduğu ve çok zeki olduğu söyleniyorsa da o kadar mükemmel bir haritanın çizmek için bunların yeterli olamayacağı gerçeğidir.İşte bu noktadan sonra işin içine birilerin daha karıştığını düşünüyor insan.Burada anlatmak istediğim bu sitedeki iddiaları çürütmek değil.Sadece doğru olduğuna inanılmış yanlışlara dikkati çektirmektir Lütfen bazı iddialar da bulunmadan önce daha fazla araştıralım derim…

  2. 28 Aralık 2011, 08:01

    aarkadaşlar paralardaki yarı insan yarı hayvan figürlerinin anlamı şeytan demek değildir. bunu en güzel anlatımıyla , işleyişiyle michelangelo tasvir etmiştir aslında bu paraların üzerinde bulunan figürlerdeki ki resimlerin anlamı , İNSAN HAYVAN sözleşmesi üzerine bir mit tir. michelangelo ya göre tasvirde insan yahudilerdir. hayvan ise geri kalan tüm insanlıktır. . zaten michelangelo da bu paralardan yola çıkarak sanatını geliştirdi
    yahudi bankacıları olan medicilerin CAMALDOLİ tarikatına hizmet etmiştir . CAMALDOLİ tarikatı günümüzedek ulaşmış bir tarikattır.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: