Anasayfa > Kültür, Tarih > Bilinmeyen Bir Geçmişi Anlatan “Aztek Şarkıları”

Bilinmeyen Bir Geçmişi Anlatan “Aztek Şarkıları”

Aztek Şarkıları

Az bilinen kaynaklar, günümüzün bilgi çağında artık birer birer ortaya çıkıyorlar. Şimdi de, dünyanın uzak geçmişte dünyadışı canlılar veya antik astronotlar tarafından ziyaret edildiğini anlatan antik şiirler bulunduğu açıklandı. Bu şiirler bir ziyaretten çok bir yerlerden sürülmüş veya kaçmış ya da terkedilmiş bir insanlığın dramını daha çok anlatıyor gibiler. Alttaki şiir, “Canti Aztechi-Aztek Şarkıları” ndan alınma; çeviren ve derleyenler
Ugo Liberatore ve Jorge Hernandez-Campos (Guanda, Perma, 1966).

Birisi gerçekten dünyada yaşadı mı?
Tüm zamanlarda değil, sadece bir an için,
Biz sadece uyku için geldik,
Sadece rüya görmek için,
Bu gerçek değil, gerçek değil,
Biz dünyaya yaşamak için geldik,
Fakat, kalbim ne yapabilir? Eğer nafileyse,
Biz dünyaya yaşamak için geldik,
Boş yere mi çiçekler?
Nerede kalbim? Yaşamın merkezi?
Nerede benim gerçek evim? Nerede benim gerçek yaşadığım yer?
Dünyada yaşamaya tahammül ediyorum,
Burada gösterişli ölüm doğmuş,
Tlapalla´dan alınan,
Atalarımız, dünyada ulaştılar,
Hangi sarkıyı söyleyeceğiz, dostlar?
Ve neye sevineceğiz?
Burada yanlız, şarkılarımızda yaşıyoruz,
Atalarımız orada doğdu, dünyada yaşadılar,
Ben dünyada yaşamaya tahammül ediyorum,
O, yaşamı gizledi,
Küçük bir sandıkta ve değerli bir kutuda,
Ama ben onları görecek miyim? Gözlerim görecek mi?
Babamım ve annemin yüzleri,
Bana şarkılarını sunabilirler,
Onların sözleri, neyi arayacağım?
Burada kimse yok;
Bizi dünyada bir yetim gibi terkettiler,
Nereye gideceğim dostlar, nereye?
Korkular tüm ağırlığı ile üzerimde,
Belki, Tanrı´nın evine,
Hangi yerden indik, göğün merkezindeki?
Ya da, dünyanın kalbindeki o torunlar?

Işığın yeşil yılanı,
Sen göksel kuşsun, ateşin renginde,
Ovaları baştanbaşa uçuyorsun,
Ölümün krallığında,

Savaşçı Huitzilopochtli,
Onun işi yükseklerdeydi,
Onun yolunu izleyenler,
Bulutların arasındaki görkemli yer,
Dondurucu rüzgarlar yerindeki o yer,
O, ateş duvarlarını yıktı,
Tüyleri topladığı yerde savaştı,
Fethettiği halklarla,
Savaşa istekli, Alevlenen geldi,
Kızgındı, dönen tozların arasından yükseldi,
Bize yardıma geldi, bu bir savaş, yakıcı,
Düşmanımız Pipitlan´da,
Dostlar bu iş, bizi dünyaya sürdü.

Bu bir gerçek, biz dost olacağız,
Bu bir gerçek, biz dünyada yaşayacağız,
Fakat zaman geldiğinde,
Siz dostluğumuzdan bıkacaksınız,

Ölümden nefret ediyor ve katlanıyorum,
Önemli değil, kıymetli taşlar gibi,
Yıpranmış birlikte olduğu gibi,
Önemli değil, biz bütünüz,
Bir gerdanlıktaki yanyana taşlar gibi,

Dostum, benim gerçek dostum,
Birbirimizi sevelim, Tanrı´nın aşkı için,
Bildiğin gibi, bu yüzden bende biliyorum,
Biz bir zamanlarda yaşadık,
Bir gün, buradan gideceğiz,
Buraya sadece birbirimizi tanımaya geldik,
Dünyaya geldik ama biz ödünç geldik,
Burada, kederli ve mahzunuz hala,
Burada, uzaklarda görülmeyi gözlüyor ve bekliyoruz.


Kaynak

Kategoriler:Kültür, Tarih
  1. melami asi
    29 Mayıs 2012, 00:34

    Mö.3000-2500 yılına kadar yerleşim göstermedik. peki daha önceki savaşlarda kaybettikte onun için iz bırakmadan magralarda yaşadık. Bu büyük aralarda. En eski isketek 200.000 yaşında olduguna ve magara önünde ilk ateş 1.000.000 yıl öncesinde(Afrikada bulunan magarada) yandıgına göre peki ne oldu bu devrede.Savaşta başarsız olduk ise neden oldu bu. Yenisine hazırmıyız. Nerde atalarımız hata yaptı? Savaşı biz başlattık onlar mı. ileride onlara biz mi savaş açacagız onlar bize mi yoksa Yecüc ile Mecüce karşı ittifak mı yapacagız. onlarla buluşa bilmek için solucan delikleri açabilecekmiyiz. yoksa bu teknoloji ve meteryallerle onlara ulaşmamız hayel yada bu ömür kısalıgında. Hep sorular…Peki biz onlara göre teknoloji ve bilimde nerdeyiz. Önceden bir ittifakımız varmıydı?……. .

    • 29 Mayıs 2012, 02:00

      Sorular çok anlamlı, cevapları zaman getirecek…

  2. Kemal
    29 Mayıs 2012, 01:25

    İnsanlık 5000 yılda mağara çağından bilgi ve uzay çağına gelebilmişse; en azından 1.000.000 yıldan beri yeryüzünün sakini ise; kim bilir kaç defa teknolojik çağı ve yıkımı yaşamıştır. 1.000.000 yıl içerisinde 200 tane 5000 yıl var. Geçmişte çok yüksek teknolojiler ve yıkımlar yaşamıştır. Biz bu periyodun kaçıncı döngüsündeyiz acaba? “Ahir Zaman” dendiğine göre bu son periyot.

  3. ozgur
    29 Mayıs 2012, 23:40

    insanlik 5000 sene evvel magara cagindan geldiyse 12000 yil evvel urfa gobeklitepedeki yapilari yapan kim peki,5000 yil evvelki sumerler mayalar magara insanimi yani ,hz suleyman donemi zulkarneyn donemi magara donemimi…sene olmus 2012 ve suanda dahi dunyanin bir yerlerinde yasayan ilkel insanlar mevcut benim sahsi kanaatime gore insanlik ilkelligin ve magara adamliginin her zaman otesindeydi … bu arada bir cok onemli kurulusun tesbitlerine gore gunes sistemimize mechul bir kutle ya da gezegen girmek uzereymis ,goruntulenmis yakinda gundeme duser ,bir cok sitede niburu muhabbeti donmeye basladi yine

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: