Anasayfa > Kültür, Tarih > Karun Hazineleri

Karun Hazineleri

Uşak-Toptepe Tümülüsü’de kaçak kazılar sonrasında bulunan hazinelerdir.
Kaçak kazıları gerçekleştirenlerin ifadesine göre; mezar odasına girildiğinde, yerdeki bir gümüş testi ile çok sayıda mermer alabastron tavandan düşen bir hatıl nedeniyle tahrip olmasına karşın, hazinenin büyük bölümü ölünün yatırıldığı kline üzerinde bir tutam saç ve toz haline gelmiş kemiklerle birlikte bulunmuştur.
bulunanlar :

1. insan kulplu gümüş oinochoe,
2. Sfenks ve altın başlı tutamaklı kepçe,
3. Tamamı altın, sallanınca ses veren makara,
4. Altından yapılmış içleri boş, iğneli altın küpe,
5. Aynı tip ancak daha küçük boyutta iğneli küpe
6. Sallamalı, altından yapılmış kanatlı at şeklinde broş,
7. Meşe palamutu sallamalı altın ve renkli taştan yapılma kolye,
8. Akik ve taştan yapılmış geometrik şekilli kolye,
9. Mavi renkli camdan yapılmış uçları, aplike arslanbaşı şeklinde bir çift bilezik,
10. Uçları taş boncuklu püskül şeklinde altın gerdanlık..

 

1960’lı yılların ortalarında Uşak’ın Güre Köyü yakınındaki Lidya Tümülüsünde yapılan kaçak kazılarda bulunan eserler, götürüldüğü Amerika’dan 1993 yılında mahkeme yoluyla geri alınan M.Ö. 6. yüzyıl Lidya dönemi eserleridir. Büyüklü küçüklü 450 parçadan oluşan bu hazine 1996 yılından bu yana Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Antik Çağda Anadolu’nun batısında yeralan , tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya İmparatorluğununun son sülalesi Mermnadlar , ülkeye yaklaşık 141 yıl egemen olmuşlar, Lidya’nın bölgede siyasi ve ekonomik yönden en önemli ülke olmasını sağlamışlardır. M.Ö. 7.y.yılın başında parayı icat ederek insanlık tarihindeki en önemli buluşlardan birini gerçekleştiren Lidya’nın, devrinin en zengin ülkesi olmasının önemli nedeni, Tmolos ( Bozdağlar ) dağlarından çıkan ve Hermos (Gediz) nehrine karışan Sart deresinin alüviyonları içerisindeki altındır. Birtakım entrikalarla ülkeyi ele geçiren üçüncü sülalenin son kralı Kroisos , M.Ö 560 yılında tahta geçmiş ve akılalmaz zenginliği ile Karun kadar zengin değimi ile ününü günümüze kadar taşımıştır.

 

Karun Hazineleri, M.Ö. 560-546 yılları arasında ülkesini yöneten bu kralın dönemine ait, Uşak ilinin 25 km. batısında, Uşak-İzmir karayolunun üzerinde bulunan Güre Köyü yakınlarındaki Lidya Tümülüslerinden çıkan eserlerdir. Kaçak kazılarda bulunan ve yurtdışına kaçırılan eserler, mahkeme yolu ile ülkemize tekrar geri getirilmiş ve Uşak Müzesinde sergilenmektedir. Lidya döneminin en görkemli eserleri olarak bilinen bu eserler altın gümüş bronz ve mermerden meydana gelmiştir.

Karun Hazineleri’nin öyküsü

Karun Hazineleri nerede bulundu, ne zaman Türkiye’ye geldi?

‘Karun kadar zengin olmak” deyimini Türkçemize kazandıran , tarihi zenginliğimize zenginlik katan dünyada eşi benzeri bulunmayan Karun Hazineleri…

Parayı icad ederek insanlık tarihine damga vuran üç sülalenin yönettiği Lidya İmparatorluğunun, birtakım entrikalarla ülkeyi ele geçiren ve akılalmaz zenginliği ile tanınan son kralı Kroisos, yani Karun’dan, 2500 yıl öncesinden geriye kalanlar. Çoğunluğu M.Ö. 7. yüzyıldan kalma, yüzlerce altın sikkeden oluşuyor Karun Hazineleri. Uşak’a 25 kilometre uzaklıkta Güre köyünde 1966 ile 1968 yılları arasında yapılan üç kaçak kazıyla ortaya çıkarılıyor. İlk kez 1965’te 5 köylü, tünel kazıp,orada bulunan mezara giriyor. Sadece bir tutam saçı kalmış olan prensesin tüm mücevherlerini alıp, 65 bin liraya satıyorlar.

Bir yıl sonra aynı bölgede bir soygun daha oluyor.Soyguncular 150 parça altın takı, gümüş kap ve tütsü kabını alıp, gidiyor ve 160 bin liraya satıyorlar. Güre’deki üçüncü soygun ise 1968’de oluyor. Mezar odasında bu kez altın bulunmuyor. Soyguncular 40 bin liraya satacakları “duvar resimlerini” ve diğer “tarihi kalıntıları” çalıyorlar.

Soyguncular yakalandı. Çalınan eserlerden ise haber yoktu. Bu eserlerden 55 adeti,  ABD’de, Metropolitan Müzesi’nde sergilendi. Diğer eserler ise aynı müzenin depolarında saklanıyordu.. Bu eserlerin kaçırıldığından 1985′ te haberi olan Türkiye, Metropolitan Müzesi’nde bulunan eserleri almak için 1987′ de uluslararası dava açıyor.  Müze, 6 yıl süren davayı kaybedeceğini anlayınca 1993’te Karun Hazineleri’ni iade ediyor. Altın, gümüş, bronz ve mermerden oluşan 450 adet eserden 300’ü Uşak Arkeoloji müzesinde sergileniyor.

 

 

 

 

Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Karun Hazineleri’ni son beş yılda 769 yabancı turistin ziyaret ettiği ortaya çıktı. Yaklaşık olarak 2500 yıllık bir geçmişi olduğu varsayılan hazine. Uşak Toptepe Tümülüsünden kaçak kazıyla 1965 yılında bulundu. Metropolitan Müzesinde sergilenirken gazeteci Özgen Acar tarafından izi bulundu. Dönemin Kültür bakanlığının uyarılması sonucu yaklaşık 40 milyon dolarlık masrafa yol açan hukuki süreçler sonunda Türkiye’ye 1993’de geri getirildi.

En değerli parçası olarak kanatlı denizatı broşun bilinmektedir:

 

 

Kaçak olarak kazı yapanlarda, satanlarda hep talihsizlikler yaşadıkları için halk arasında da hazinenin laneti var olarak kabul edilir.
Dünyada eşi bulunmayan hazineye olan ilgisizliğin tanıtım eksikliğinden kaynaklandığı belirtiliyor. Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürü Şerif Arıtürk, “Son beş yılda otellerimizde 16 bin 762 yabancı konaklamış. Bunlardan sadece 769’u müzeyi ziyaret etmiş.” diyor. Çoğunluğu M.Ö. 7. yüzyılda kullanılan, yüzlerce altın sikkeden oluşan Karun Hazineleri, parayı icat eden Lidyalılara ait. Uşak’a 25 kilometre uzaklıktaki Güre köyünde 1966, 1967 ve 1968 yılında yapılan 3 kaçak kazıyla gün yüzüne çıkarılan hazine, o dönemde kaçakçılar tarafından Amerika’ya satılmıştı. 1985 yılında eserlerin 55 tanesi ABD’de Metropolitan Müzesi’nde sergilenince Türkiye Karun Hazineleri’yle ilgili çalışma başlattı. Müzenin depolarında saklanan eserleri almak için 1987’de dava açıldı. Müze yetkilileri 6 yıl süren davayı kaybedeceğini anlayınca 1993’te ‘Karun Hazineleri’ni Türkiye’ye iade etti. Eserler, 1996’dan beri Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Yer sıkıntısından dolayı onlarca eserin üst üste istiflendiği müzede, 35 bin 573 tarihî eser bulunuyor. Bu eserlerin yüzde 10’u sergileniyor. Müzede Karun Hazineleri’ne ait 450 adet eserden 300’ü sergileniyor.

 

 

 

Kategoriler:Kültür, Tarih
  1. ihsan
    10 Mayıs 2012, 11:31

    Bu hazinenin bazı görevlilerin işbirliği neticesinde müzedeki orjinal eserlerin replikaları ile değiştirildiğine dair bir haber okumuştum. Aslı hakkında bir bilgisi olan varmıdır ?

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: