Anasayfa > Kültür, Tarih > Chichén Itzá – El Castillo: Kukulkan Piramidi

Chichén Itzá – El Castillo: Kukulkan Piramidi

Chichén Itzá, Mexico (Meridyen 20°40’N | Enlem 88°32’W)
Chichen-İtza Yucatan yarımadasını en fazla ziyaret edilen arkeolojik kalıntısıdır. Bu onun son derece güzel ve değişik mimarisiyle coğrafi konumundan kaynaklanmaktadır. Bulunduğu mahal Meksika’daki Yucatan eyaletinde Merida şehrine 120 km mesafededir.

 

 

Kuzey ile Güney Amerika arasındaki Meksika’nın Meksika Körfezine bakan Yucatan yarımadası

Chichen-İtza Tarihi kalıntılarının yerleşim haritası

Maya Medeniyeti son klasik devrine ait 11 ile 13 üncü asra ait. 1100-1300 m.s.

Bu site m.s 600 ile 1400 seneleri arasında hüküm sürmüştür. İlk yaşayan insanlar m.s 600- 900 arası Maya ırkına ait idiler. Araştırmalardan çıkan neticeye göre burada yaşayanlar şehri 10. asırda terk etmişleridir. Fakat tekrar bir grup insan bu şehirde toplanıp yeniden yaşam sürmüşlerdir m.s. 1000 senelerinde. Tekrar yaşayan bu grup bugün kalıntıları bulunan hakiki İtza yı kurmuşlardır. Bunlar Tula bölgesinden gelen Toltek’lerdi. ( Meksika’ya yakın bir yer)
Arkeologlar burada hem Maya hem de Toltek kültürünü müşterek bir şekilde yaşadığı düşüncesindedirler.
İlk defa m.s 514 senesinde Lakin Chan isimli bir rahip tarafından kurulmuştu. Onun diğer ismi “ İtzamma “idi. Bu sebepten burada yaşayan halkın ismi” İtzaes “‘ler olmuştur. Bu şehre verilen Chichen İtza ismi Maya lisanında “Chi” Çene “Chen “ iyi demekti ve burada o sırada yerleşmiş kavim ise “İtza”lardı bu sebeple onlara bu isim verildi. Burada iki kültür Mayalar ve İtzalar birlikte yaşamışlar ancak daha sonra şehri terk ederek daha kuzeye çekilip orada yerleşmişlerdir.
Meksikayı feth edenler geldiklerinde Chichen İtza ‘yı kısmen yıkılmış bulmuşlardır. Bu yüzden bulunan binaların bir kısmının ne için inşa edildiği anlaşılamamıştır

EL CASTİLLO “ KALE” Eski bir resimden Charney Desiré 1860 Chichen – İtza


Cather’s tarafından çizilmiş resim El Castillo

El Castillo’nun çok eski bir fotoğrafı

1841 de John L. Stephens tarafından bulunmuş olan El Castillo piramidinin %60 ı seneler boyunca iklim, orman ve su tarafından erozyona uğramış olduğundan yine aslına uygun olarak restore edilmiştir. Yinede bugün bile Batı ve Güney fasatları o yıpranmanın izlerini az bile olsa taşımaktadır. Bu iki kenarının restore edilmesi için elde hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Onun için oldukları gibi bırakılmışlar sadece arada bir yıpranmaya karşı makyaj yapılmaktadır. Diğer restore edilen kısımlar için ise çok eski zamandan kalma resim planlar olduğundan kolayca restore edilebilmişlerdir.

Restorasyon yapılamayan batı cephesi bulunduğu zamanki gibi orijinal halinde



 

Eski zamanlarda yapılan çizimlerdeki orijinal hali

Chichen  İtza, Maya medeniyetinden kalma en kapsamlı ve sağlam kalıntılardır. Modern dünya medeniyetinin Maya Medeniyetini anlayabilmesine çok yardımcı olmuştur. Yapılan restorasyonlar ve incelemeler neticesinde o devirde yaşayan bu medeniyet üzerinde bugün gayet teferruatlı bilgiler vardır. Bu araştırmalar sayesinde bu medeniyetin günlük yaşantıları, dinleri, adetleri, tarım ve el sanatları hakkında çok açıklayıcı bilgiler bulunmuştur. Araştırmalar neticesinde bu şehrin Kristof Kolomb’un buraya gelişinden çok önce şehrin terk edildiği görülüyor. Kristof Kolomb burada gördükleri ile ilgili bilgileri dönüşünde İspanyada anlatması ile bir çok yenilik o devirde Avrupa’da da tatbik edilmeğe başlandı.
Maya halkı bilhassa Astronomi bilgileriyle ve araştırmaları ile çok ileride idiler. Onların bu ileri bilgilerinin üzerine kazınmış bir çok taş abide Meksika’nın muhtelif şehirlerinde ve Tikal, Guatemala, AltunHa, Belize, Copan gibi yerlerde muhafaza edilmektedir. Mayalar Yucatan yarımadasından onu çevreleyen yağmur ormanlarını aşarak muhtelif istikametlere medeniyetlerini yaymışlardır.
Şu anda hala Maya Medeniyeti Yucatan yarımadasında ve ona komşu Chiapas bölgesinde 6 milyon civarı halk tarafından ve 30 a yakın lisanda yaşatılmaktadır.
Tarım alanında Mısır, Fasulye, Chili domates yetiştirme metotları, otlardan yapılan ilaçlar, eski zamanlardan beri saklanan ve hala yerli doktorlar ve şamanlar tarafından tatbik edilen tedavi şekilleri güncelliğini korumaktadır. Dini inanışlarını bugünkü modern dinlerle bir birleşim yaparak ikisini de tatbik etmektedirler.
Gerek Katolik gerekse Eski Maya Dini Meksika da hala geçerlidir.
M.s. den 550 senelerinde Mayalar Chichen’i ( Tekerleğin Çenesi ) iki tekerlek arasında yerleştirdiler bu tekerleklerden birisi iyi diğeri kötü idi. İyisini mühim günler ve hadiselerde kullandılar diğerini de günlük meseleleri hal etmek için. Bu toprak altındaki tekerlekler ve su yolları ki bunlara “cenotes” diyorlardı, sosyal hayatın kan damarları gibi idi. Bölge Yağmur ormanlarının hemen yanında olduğundan senede buraya çok büyük miktarlarda yağmur yağmaktaydı. Bu yağmurlar suyu emmeyen taştan yapılmış meydanlarda toplanır ve onlara verilmiş beli eğimlerle toprak altına ve bu su kanallarının ana deposuna yönlendirilip oradan bu kanallar vasıtasıyla hem şehir içi evlerde su olmasına hem de tarım alanları için araziye yönlendirilirdi.
Chichen İtza diğer bir çok Maya şehri gibi ilk önce bir dini merkez sonrada ticari bölge olarak işlev görüyordu. Civardaki dağılmış bir yerleşimde bulunan çiftliklerin halkı belli zamanlarda Chichen İtzadaki büyük meydanda toplanır ve burada dinsel seremoniler yapılırdı. Bu meydanın altında bulunan kutsal tekerleğin bulunduğu mahalde çok miktarda kurban edilmiş insan iskeleti, ayin sırasında kullanılan eşyalar ve kemik parçaları çıkmıştır.
Görünüşte Chichen İtza’nın Mayalılar tarafından 10. asırda terk edildiği anlaşılıyor. Bu civardaki Maya şehirlerinin hepsinin aynı tarihlere rastlayan devirde terk edilmiş olduğunu görmekteyiz. Bunu sebep bugün daha tam olarak açıklanamamıştır. Onların şehri terkinden sonra buraları yine savaşçı bir kavim olan Toltec’ler tarafından istila edilmiştir. Toltec’ler zamanında daha fazla insan kurban edilmiştir. Yapılan incelemelerde binaların hangileri Mayalar hangileri Toltec’ler tarafından inşa edildiği belirlenmiştir.

Chichen İtza’daki mimarinin tamamıyla Maya Toltek stili tesirindedir. Binaların hepsi “ El Castillo” “ El juego de la pelota” “ El grupo de las Mil Columnas” “ El tzompantli” “ El Edificio de la Agıilas” “ El Templo de los Guerrerros “ ve “ El Mercado “ Tula’da bulunan dekorasyonla aynı temele dayanmaktadır. Gerek Fresklerde gerekse Bas Reliefs denen binaların süslemelerinde görülen tema savaşçılar ve Quetzalcoatl’dır. Tüylü Yılan Quetzalcoatl inanışı gerek Tula’da gerekse Kukulkan’da Maya dini inanışlarının en önemli tanrısı idi.

Chichen İtza Arkeolojik Sahasının teferruatlı planı

Chichen Arkeolojik sitesindeki kalıntılarının havadan çekilmiş resmi
El Castillo ( Kale) ortada görülen piramittir Solunda da top sahası görülmekte .

Arkeolojik alan üç bölüme ayrılmıştır. Kuzey Bölge : Tamamen Toltec devrine ait Merkezi Bölüm. Erken dönem ve Güney Bölüm: Eski Chichen kısmı olarak. Bu bölge diğer binalardan epey uzakta inşa edilmiştir.

Chichen İtzanın eldeki bilgilere göre ve eski resimlere göre çizilmiş orijinaline uygun durumu

El Castillo “Kale”, aka “ Kukulkan Piramidi “ veya “ Quetzalcoatl Piramidi” m.s. 800 yılından evvel inşa edildiği tahmin edilmektedir. Bu bina gerek Maya Bölgesinde gerekse daha geniş bir mıntıkada en gösterişli ve tanınmış abidesidir. Toltec-Maya mimarisinin bir hakiki baş yapıtıdır. Bu bina aynı zamanda Mayaların geniş astronomi bilgilerinin de bir kanıtıdır. O aslında bir güneş takvimi olarak inşa edilmiştir. Onun büyük merdiveninde 91 adet basamak vardır her iki tarafta ve birer tanede çatı katına çıkmak için. Buna göre güneş her gün bir başka basamağa denk gelecek.  Herhalde bu yer Kukulkan’ın iniş seremonisinin yapıldığı  yerdi. Piramit inşası halinde öyle özeliklerle bezenmiştir ki güneşin hareketi ile son derece güzel ışık oyunları meydana gelmektedir 21 Mart da yılanın sembolik gövdesi piramidin en yüksek tepesinde görünmekte ve sonra yavaş yavaş merdivenleri basamak basamak inerek akşam üzeri en alt basamağa varmaktadır.

 

El Castillo Piramidi’nin batı tarafı

1000 senedir Güneşin kuvvetli ışınları piramittin kuzey ve doğu duvarlarındaki merdivenlerde iki büyük Maya piramidi ile çok hoş bir gösteri olmuşlardır. Kuzey tarafta tarafında kıvrılarak Tüylü Yılan’ın vücudu var. En üsttede belirlenen barih ve saatte merdivenlerde (Tüylü Yılan) ın sembolik merdivenin bittiği yerin iki tarafında birer tane büyük yılan başı görüntüsü tek tek basamaklardan inip en alta yok olmaktadır ve taştan oyulmuş heykeli vardır.

 

Bu resim güneşli bir günde çekilmiştir. Bu fotoğrafta inşaatın yapılırken ne kadar simetrik yapıldığını ve sadece Mayan Kültürüne ait bir çok özelliğin inşaat sırasında yerine getirildiği belli olmaktadır


1 * Merdivenler konulan 9 adet tacın nasıl merdivenlere dağıtıldığı ve 18 taç yeri oluşturulduğu. Maya Takvimindeki Ay âdeti kadar.
2 * Merdivenlerin her iki kenarındaki 26 şar adet beton dikdörtgen paneller. Her Taç’a üç veya dört tane dek gelecek şekilde. Ona diğer elli iki paneli de ilave edince Bir Maya dönemindeki sene sayısı çıkmaktadır.
3 * Piramidin dört tarafında 91 er basamaklı birer merdiven var 91 x4 : 364 birde dört merdivenin tepelerinin bittiği ve piramidin tepesini ilave ederseniz 365 eder. Bir senedeki gün sayısı
4 * Piramidi inşa ederken yerdeki platform ile piramidin tepesi arasında 18 derecelik açı vardır bu da Maya takvimindeki bir senedeki ay adedi kadar.

İlk inşa edildiğinde El Castillo yanındaki Yılan Dağını temsil etmesi için yapılmıştı. Maya efsane ve inanışlarına göre bu dağ bütün bu medeniyetin oluştuğu yerdi. Bu dağ aynı zamanda Teotihuican da Aztek inanışlarında ve Aztek başkent Tenochtitlan da kutsal kabul edilmekte idi. Aslında bu inanış çok daha eski tarihlere kadar gitmektedir zira m.ö. 100 senede Waxaktun Cerros mabetlerinde de resmedilmişti. Bu yılan motifli tanrı bu mabetler de ki temsillerinde “ Kuxan Sum “ veya “Living Cord “ olarak adlandırılan dünyayı idare edenler ile tanrılar arasındaki bağlantı halatını temsil eder. Bütün Maya medeniyetlerinin bulunduğu hiçbir yerde Yılan Tanrısı Chichen İtza daki gibi büyük ve gösterişli bir şekilde motifleşmemiştir. Bu Yılan Dağı aynı zamanda El Castillo da Maya Efsanesindeki ilk anneyi ve onun hamile kalışı sonunda ilk insanın dördüncü kere yaradılışını da ifade etmektedir.
Bu mabed iç içe iki kısımdan oluşmaktadır dış büyük mabetten içerideki daha küçük olana mabedin batı yüzündeki fasadın kuzey kısmındaki merdivenlerin sağındaki küçük bir kapıdan girilmektedir. İç mabed dış mabedin bir daha küçük benzeri olarak inşa edilmiştir. Bu mabedin de içinde bir jaguar tahtı ( bilindiği gibi jaguarlar Maya ve Aztek ler tarafından kutsal yaratıklar olarak kabul edilmişlerdir ) birde Chaak Moll ( dini seremonilerin yapıldığı meydan ) bulunmaktadır.

Meksika’nın muhtelif yerlerine gerek Maya gerekse Aztek din ve kültürü yayılmış ve bir çok abide ve mabetler bugün elden geçmiş ve eski zamanlardaki hallerine göre tamirleri yapılmıştır.
Mayalar tarihte bilimdeki ileri fikirlikleri ve buluşları ile tanınmışlardır. Matematikte”sıfır ” değerini bularak çok büyük bir buluş yapmışlardır. El Castillo dinin ve bilimin  birlikteliğinin çok güzel bir ispatıdır. Bu bina hem mabet hem de Mayaların çok ileri oldukları astronomiye hizmet eden bir gözlem evidir. Yapılışındaki bir çok özellik Mayaların kullandıkları Güneş takviminin özeliklerini sergiler. İnşaat da esas alınan matematiksel ana veriler o takvimin geçerli olan rakamlarıdır.
İnşaat esnasında binanın belirli yerlerine konan işaretlerle istendiği anda buna bakılarak senenin hangi ayının hangi gününde olduğunuzu bizim şimdi bir takvime bakıp anladığımız basitlikle anlayabiliyordunuz. Ayrıca mevsim dönenceleri senenin güneşin hareketini iyice ölçerek tam olarak tespit etmişler buna göre de senenin başı ve bitişini tam olarak koymuşlardır.
İçerdeki mabetin vazifesi bizlere göre biraz daha vahşice idi. Zira orada bulunan bir salonda Jaguar Heykelinin yanındaki yerde taştan bir adak ve kurban yeri vardı. Taş adak yapılacak canlının ki bu çoğu zaman insandı, bilhassa savaşlarda aldıkları esirleri , bu taşlara yatırıp boğazlarını kesip ve akan kanlarını taştan  su yoluna benzer kanallarda toplayıp onunla başlarındaki krallarının üstüne sürünmesini ve bu sayede bütün o ölen insanların kuvvet ve cesaretlerini krala geçeceğine inanırlardı. Mabedin en üst noktasında ki bu kurban taşında kafası kısmen kesilmiş olan düşman askeri orada rahipler tarafından merdivenlerden aşağı atılıyordu. Bunun sembolik ifadesi de düşmanların Mayaların tanrıları karşısında duramayıp yenildiklerin ifadesi idi. Böyle bir seremoni sonunda merdivenler onlarca insan cesedi ile doluyordu.

 

SAVAŞCILARIN MABEDİ

Savaşçılar Mabedi tipik bir Toltec mimarisi ile yapılmıştır. Giriş 1000 adet sütunun bulunduğu bir sahadan geçilip içeri girilmektedir. Bu mabetler aynı zaman da o devirde yapılan savaşları ve kahramanlıkların hatırasını yaşatmak için yapılmıştı. O devirde hüküm sürmüş Mayan kralları da buraya gömülmekteydi

El Caracol : Bu tarihi sitede diğer önemli bir kalıntıda El Caracol diye isimlendirilen gözlem evidir. Bu bina yapılırken o zamanlar son derece ileri astronomi bilgilerine sahip olan Mayalar tarafından özel hesaplar ve yönlendirmeler göz önüne alınarak inşa edilmiştir. Çok büyük bir kubbenin altında bir çok dini, ananevi rituellerin kutlanmasının yanında aynı zamanda yine bir çok astronomik gözlemler de yapılmaktaydı. Kubbenin etrafı dört yöne doğru bakan bir çok gözlem penceresi ile çevrelenmiştir. Bu pencerelerden değişik tarihlerdeki yıldız ve gök cisimlerinin durumları ve hareketleri inceleniyordu. Bu kubbe taştan yapılmıştır. Taştan kubbe yapmak mimari bakımdan çok zor bir iştir birde onun bundan 1000 sene evvelki teknik imkanlarla yapıldığı düşünülürse bunu zorluğu daha da iyi anlaşılır ayrıca bu inşaat da en mühim unsur son derece hassas ölçülerde olmasıdır.  Zira o pencerelerin yerleri milimetrik derece belli yerlerde olması gerekmekte ki tam istenen tarihte belli bir yıldızın oradan gözlemesi mümkün olsun. Hesaplarda ufak bir şaşma bu gözlemleri imkansız kıllar. Düşünün ki aradan 100o sene geçtiği halde yine bu gözlemler yapılabilmekte. Bugün bile Chichen İtza’nın en fazla ilgi gören yerlerinden birisidir.

El CARACOL Gözlem evi arkadan görünüşü

El Caracol gözlem evinin kubbeli kulesinin iç
sol taraf görünüşü mimarisi ve merdivenin görünüşü

MAYA ASTRONOMİSİ :
Samanyolu Maya astronomi ve dininde çok önemli bir yeri vardır.  Onlar Samanyolu Galaksisi’nin dünyayla öteki alem arasıdaki yol olduğunu düşünüyorlardı. Akrep konstelasyonun Samanyolu’nun önünden geçme zamanını dönence olarak hesaplamışlardı. Yıldızların arka planında Güneş’in Ay’ın ve diğer gezegenlerin yer değiştirmesini evrendeki değişikliklerin ve mevsimlerin kökü olarak tahmin ediyor ve dönence zamanlarını çok büyük bir doğrulukla hesaplıyorlardı. Mayalar yaradılış kozmogonisini yıldızların gök yüzündeki hareketlerini cennetteki gezintileri olarak düşünerek ona göre kurmuşlardı. Onlara göre Samanyolu Galaksisinin gök yüzünün tam dikeyinde olduğu zaman yaradılışın oluştuğu andı.

 

Kategoriler:Kültür, Tarih
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: