Anasayfa > Bilinmeyen > Sıra Dışı Bir İddaa: Planck Mesafesi ve Kur’ân

Sıra Dışı Bir İddaa: Planck Mesafesi ve Kur’ân

Yazar: Prof.Dr. Necat Yılmaz
Kurân’ın içindeki 19 koduna, ilk olarak 1974 yılında Amerika’da yaşayan Müslümanlar tarafından dikkat çekilmişti. Özellikle Ebcet (kelimenin matematiksel değeri) hesabı yapılarak Kurân’ın bu mucizesi açıklanmaya çalışılmıştır.

Kurân-ı Kerim’in bir matematik mucizesi ve kodlaması vardır şüphesiz fakat ben bu araştırmamda matematiksel hesaplamalar, tarihlerden çıkarımlar vs. yapmadım.
Ben temel fizik yasaları ile kuranın bu ayeti arasında bağlantı kurdum. Ebced hesabı ile yapılan matematiksel hesaplamalara çeşitli itirazlar veya önermeler gelebilir, fakat temel doğa yasaları herkes için sabittir.
Bu konuda daha önce yapılan araştırmalar hep 19 sayısı üzerinde durmuştur. Hâlbuki Kurân Müddessir suresinde yer alan ayeti “Üzerinde 19 vardır” demektedir (Müddessir suresi 30). Hâlbuki Kurân’da 19 vardır diyebilirdi. Israrla ayette ‘üzerinde 19 vardır’ denmiştir neden?

Kuantum fiziği ve tıp konulu araştırmalarım esnasında dikkatimi çeken fizikte kullanılan rakamların matematiksel büyüklükleri sebebi ile genellikle 10 üzeri 19 (yani:1019) gibi üssü değerler ile ifade edilmesiydi. Yani aynen ayette geçtiği şekilde “üzerinde 19 vardır” ya da “10 üzeri 19” gibi…
Bence bu ayette bir matematiksel değer ifade ediliyorsa, bu o değerin 19 katını ifade etmektedir ki ayette “Bu gerçekten büyüklerden biridir” (Müddessir suresi 35) denilerek rakamsal büyüklük yanında çok çok önemli hayati bir rakamsal değere işaret vardır.

 

Peki, bu işaret edilen rakamlar ve kodlanan ne olabilirdi?

Sure devamında 32- Hayır Ay’a and olsun 33- Dönüp gittiği zaman geceye 34- Ve ağardığı zaman sabaha 35- Bu gerçekten büyüklerden biridir. 36- İnsanlar için bir uyarıcıdır. 37- İlerlemek ya da geride kalmak isteyenleriniz için. (Müddessir suresi, 32–37)

Ayetlerden anlaşılan gerçekten büyük ve önemli bir değer bulmamız gerekmektedir. Bu öyle bir rakamsal değer olmalı ki gerçekten büyük ve önemli olsun, mesela dünya ile ay mesafesi olsa önemli midir? Cevap evet olacaktır, dünyanın çevresi veya aklımıza gelebilecek her sayı önemli bir sayı olabilir. Benim için yaşım, sizin için denizlerdeki su miktarı önemli bir sayı kabul edilebilir. Fakat bu sayılar ve değerler evren için çok önemli sayılar olmaz. Ay için güneş için yani evren içinde önemli bir değer bulmamız lazım.

Evren ölçeğinde çok önemli bir sayı, ancak kuantum fiziğinde olabilirdi ve gerçekten de karşıma çıktı.

Şimdi bu çok büyük sayıya bir bakalım; Evren’imizin bütünü maddeden oluşur. Bir ağacın gövdesinden yaprağına, bir insanın gözlerinden ellerine, kadar her şey maddedir.
Maddenin en küçük birimiyse atomdur. Atomun çekirdeğindeki pozitif yüklü Proton ve yüksüz Nötron temel maddelerdir. Negatif yüklü Elektron ise çekirdeğin çevresinde döner.

1-Protonun Yükündeki İlginç Ölçü: Evrendeki bütün protonlar 1,6 x 1019 (10 üzeri 19)değerinde pozitif yüke sahiptirler. Protonun kütlesi elektronunkinden 1836 kez daha fazladır. Ama buna karşın, bilinmeyen bir nedenden ötürü elektronun yükü protonunkiyle aynıdır: 1,6 x 1019 (10 üzeri 19).

2-Atom Altı Parçacıklar ve Mesafeler: Proton ve nötronlara çok daha yakından bakalım; bakışımızı 10 üzeri (-19) (1/1019)arasındaki atom altı yapılara yoğunlaştıralım, ne göreceğiz? İnanılmaz küçük bir alan olan Planck mesafesini bulmuş olacağız! Yani en önemli doğa sabitlerinden birini. Bu o kadar küçük bir âlemdir ki adeta bir evin büyüklüğünün bir atoma kıyaslanması gibidir. Bu kadar küçük bir alanda kütleler (ya da enerjiler), Planck mesafesi olan 10 üzeri (-33) cm boyutlarına indirildiği takdirde, yaklaşık 10 üzeri (-19)proton kütlesi olan 22 mikrogramlık Planck kütlesine eşdeğer olurlar.

3-İlk Yaratılıştaki Toplam Enerji: Üstelik Planck mesafesinde kütleler evrenin ilk somut yaratılmasıyla başlayan 10 üzeri (19) gev.’lik enerjiye sahiptir.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım rakamsal değerler herhalde Müddessir suresine yakışan rakamsal ifadeleri bize verir. Buradaki rakamlar doğa sabitleridir. Sana bana ona göre değişmez, değiştirilemez.

 

Evrende canlı cansız tüm doğa olaylarını açıklamada kullanılacak bir değerdir yani adeta evrenin ‘üzerinde 19’ vardır.
Planck boyutları denen bu mesafeye ve zaman dilimine inmenin, aslında bize zamanın ve evrenin başlangıcı olan duruma döngümüzü gösterir. Uzay ve zamanın kendisi bile anlamsızlaşır.

Doğa hakkında şu anda bildiğimizi sandığımız her şey Planck ölçeğinde geçersiz olacaktır. Planck mesafesinden öteye gitmeyi denesek hiçbir şey çalışmaz… Planck –altı dünya nedir? Korkarız ki daha ileri gitmek imkânsız der fizikçiler. Stephen Hawking, bu bölgeyi köpük olarak tarif eder. Kütleler ya da enerjiler 10 üzeri (-19) proton kütlesini geçtiklerinde işte orada ‘büyük çöl’ vardır.

Kuantum fizikçisi Gerard Hooft bu alemi şöyle tarif yapıyor; Bu bölgede doğa sabitleri çok hassas bir şekilde ayarlanmıştır. Sanki birileri bir masanın üzerine bir kurşunkalemi ucunun üzerine öyle yerleştiriyor ki, kalem ancak 19 dakika sonra devriliyor. ‘Bunun nasıl başarıldığını anlamış değilim!’ demektedir.

 

Suredeki ayet, Kur’an’da “19” rakamına doğrudan atıfta bulunulan tek ayettir. Kur’an’daki ondokuz rakamının önemi anlaşılamamış ve gizli bir sır olarak kalmıştır. Tıpkı surenin adı gibi. (Müdessir: “Örtüsüne bürünen, gizlenen, saklanan, sır olan şey” demektir.)
Sonuç olarak Kurân’da “19” rakamına ayrı bir önem verildiği inkâr edilemez. Zaten Kurân’ın amacı da budur: İnanmak isteyenlere ihtiyaç duydukları delilleri vermek.

http://indigodergisi.com

Kategoriler:Bilinmeyen
  1. Bell
  2. 24 Ocak 2012, 17:19

    Planck sabitini içinde gördüğünüz bir denklem varsa, mutlaka kuantum mekanikseldir. h sabiti, önemli evrensel sabitlerdendir ve değeri 6,6260693(11)•10-34 J•s kadardır. Planck zamanı 10-43 saniyedir ve bu bir kronon olarak da adlandırılır. Planck uzunluğu, Planck zamanı ile ilişkilidir. Işık hızıyla hareket eden bir fotonun Planck uzunluğunu aldığı zaman olan 1,70863•10-45 saniye Planck zamanıdır. Planck zamanı kadar sürede, ışığın aldığı yol Planck uzunluğu olarak tanımlanır. Planck uzunluğu denen, evrende bilinen en küçük uzunluğa yaklaştıkça, uzay-zamanın tümsek ve çukurlukları artar. En küçük kırışıklıklar büyüklere oranla daha belirgin hale gelir. Eğrilik ve belirsizlik o kadar büyüktür ki, “iki nokta arasındaki uzaklık” kavramının hiçbir anlamı kalmaz. Uzay-zamanın kendisi bile anlamsızdır. İki noktanın birbirine Planck uzunluğundan daha yakın olmasından bahsedilemez. Bu uzunluk (Gh/2π•c3)½=10-33 cm ya da 1,61599•10-35 metredir. Burada; G gravitasyonel sabittir ve değeri 6,67259•10-11 m3kg-1s-2’dir, c ışık hızıdır. Hawking bu bölgeyi köpük benzeri tarif eder. Küçük kabarcıklar büyüklerinden ayırt edilemez. Kuantum salınımları nedeniyle, parçacıkların bulunduğu tüm noktalar, en az bir birim Planck uzaklığı kadar birbirinden ayrık olmalıdır. Bu bir birim Planck uzunluğundaki aralığa bir parçacık yerleştirildiğinde, belirsizlik formülüne göre, parçacığın enerji belirsizliği en az bir birim Planck enerjisi kadar olacaktır. Evrenin var oluşu, Planck zamanı olan 10-43 saniye ve uzunluğu 10-33 cm ile başlar. Bu uzunluk evrendeki, iki şey arasında olabilecek en küçük uzunluktur. Planck uzunluğunu anlamak için şöyle bir karşılaştırma yapılabilir. İnsan saçının kalınlığının görünen evren büyüklüğüne oranı yaklaşık 10-30’dur. 10-17 oranı, saç kalınlığının Neptün gezegeninin Güneş çevresindeki yörüngesine oranıdır.
    Evren Planck uzunluğuna sahip iken var olmaya başladığına göre, evrenin başlangıcında yani 13,7 milyar yıl önce, evrensel ufuk sadece 10-33 cm idi! Bu değer, protonun boyutunun milyarda birinin yüz milyarda biridir. Bu küçük hacimde evrenimizin yoğunluğu 1094 gr/cm3 gibi inanılmaz yüksekti. Şimdi var olan on milyar gökada ve insan olarak bizim yapı taşlarımız bu küçük hacme sıkışmıştı. Aynı zamanda bu şimdiki evrendeki bütün madde olan 1022 güneş kütlesi demektir. Kozmik saatin tik-takları da Planck zamanı ile başladı. Planck zamanı ve uzunluğuna ek olarak, Planck alanı (10-66 cm2), Planck hacmi (10-99 cm3) ölçütleri de vardır. Bu ölçütler evrendeki olabilecek en küçük alan ve hacimdir. Planck hacmi bir atomun çapının 24 katı küçüktür. Bir protein yaklaşık 1078 ayrı Planck hacminden oluşurken, insan beyni yaklaşık 10105 hacimden oluşur. Bugünkü evrenin yaşı ve gözlenebilir evrenin yarıçapı Planck zamanının yaklaşık 1060 katıdır. Genişleme ile bu çapa ulaşan evrende aynı zamanda da sıcaklık 1030 kat düşmüştür. Planck kütlesi, 10-5 grama karşılık gelir ve bu kütle, klasik kütle çekim teorisinin uygulanabildiği en küçük ölçek ve en yüksek yoğunluktaki parçacığa eşdeğerdir.

  3. 24 Ocak 2012, 17:20

    Sonuç: Kuranda Planck sabitini bulmak epey zorlamalı olmuş.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: