Ana Sayfa > Diğer, Tarih > Tarihten Bugüne, Yaşanmış Büyük Felaketler

Tarihten Bugüne, Yaşanmış Büyük Felaketler

Ekolojik Feleketler

Bhopal felaketi

3 Aralık 1984 günü, ABD kökenli Union Carbide firmasının Hindistan’da Bhopal’de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazını dışarı atması 18.000 kişinin ölümüne, 150.000’den fazla insanın zehirlenmesine neden oldu.
Çevresel etkileri Çernobil faciasından bile korkunç olan bu kaza sonrasında, Bhopal eyaleti doğal afet bölgesi ilan edildi. Greenpeace’in bölgede kazadan 20 yıl sonra, 2004 yılında yaptığı ölçümlerde, toprakta normalin 6 milyon katı toksik madde bulundu.



Bhopal’ın Hindistan’daki yeri


Bhopal

 

Union Carbide’ın böylesine bakımsız ve kontrolsüz bir fabrikayı ABD’de kurması mümkün değildi. Fabrikanın yetersiz teknolojiyle açılmış olduğu iddia edildi. 18.000 insanın ölümüne, 150 binden fazla insanınsa ömürlerinin geri kalan kısmını sakat ve hasta geçirmesine yol açan facia sonrasında, Union Carbide firması bir “ticari sır” olduğu gerekçesiyle toksik maddenin adını bile açıklamaktan kaçındı. Bu durum, zehirlenenlere bir tanı konmasını imkânsız kılarken, hastanelerde ölümlerin artmasına yol açtı.
Birkaç yıl sonra açılan davada Union Carbide firması mağdurlara ve yakınlarına 470 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı. Ancak Hindistan devletine ödenen paranın çok azı gerçek mağdurlara dağıtılabildi. Bu miktar hayatta kalanlar tarafından paylaşıldığında, kişi başına 500 dolar civarı para düştü.
Union Carbide firmasını satın alan ve burada üretime devam eden Dow Chemical Company ise kazazedelerle iletişime bile girmeyi reddetmektedir.

Çernobil

20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazası. Ukrayna’nın Kiev şehrine bağlı çernobil kentindeki nükleer güç reaktörünün 4.ünitesinde, 26 nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı 30 nisan 1986 günü tüm dünya tarafından öğrenildi.

Çernobil’den kaynaklanan radyoaktif serpinti 160 bin kilometrekare toprağı kirletmiş, en az 9 milyon insanı etkilemiş ve 400 bin kişinin evinden olmasına yol açmıştır. 800 bin kişi kaza sonrasındaki temizlik çalışmalarına seferber edilmiştir; çocuklardaki tiroid kanserleri 100 kattan fazla artmıştır. kazanın ukrayna, beyaz rusya ve rusya’ya maliyeti, 352 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. çernobil kazası gerçekten de şu ana kadar olan nükleer kazalar içinde en büyüğüdür; ama nükleer endüstrinin iddia ettiği gibi meydana gelmiş tek kaza değildir.

Minamata

Minamata Japonya’nın güneyinde bir yerdir. bu yer güzellikleriyle değil başından geçen felaketlerle anılır. bir kimyasal madde fabrikası cıva atıklarını denize dökmüş, önce bitki plaktonu sonra da hayvan plaktonu bu atıkları soğurmuş. bu plaktonlarla beslenmiş balıkları yiyen insanlar cıva ile kirlenmiş elementlerden zehirlenmişler ve beyin hücrelerini yok edip bedeni felce uğtratan , refleksleri yok eden “minamata” hastalığına tutulmuşlardır. kesin olmayan istatistiklerde 68’i ölümle sonuçlanan 370 zehirlenme olayından söz edilmiştir. hastalığa adını veren bu yerdeki çocuklar daha anne karnındayken yakalanmışlar hastalığın kurbanı olmuşlardır.

Mense, Belçika; endüstriyel faliyetler sonucu vadide oluşan duman (1930) 63 ölü ve binlerce hasta

ABD’deki büyük The Dust Bowl kuraklığı ( 1934-1939)

Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları (1945) ilk yılda 214bin ölü

Nagasaki; patlama öncesi ve sonrası (1945)

Donora, ABD; kükürtdioksit dumanlı sis oluşumu (1948) 20 ölü, 14bin hasta

Jinzu ırmağı, Japonya; kadmiyum zehirlenmesine bağlı itai-itai hastalığı (1950ler)

Londra, İngiltere; hava kirliliğine bağlı zehirli sis oluşumu (1952) 4bin ölü, 4 bin hasta

Windscale, Cumbria, İngiltre; nükleer reaktörün çekirdeği tutuştu. (1957) İyodin-131 karışmış süphesi ile 500 km2’lik alandaki sütler bir ay boyunca nehirlere dökülerek imha edildi.

Milano, İtalya; kimya tesisinde aşırı reaktör ısınması (1976) çevre sakinlerinde deri lezyonları ve hayvan ölümleri

Brittany, Fransa suları; Amoco Cadiz adlı tankerin (sahibi: American Oil Company, ABD) taşıdığı 1.619.048 varil petrol denize akmış (1978) 76 sahil tümüyle petrole bulanmıştır.

Amoco Cadiz

Three Mile Island, Dauphin County, Pennsylvania; nükleer reaktörde çekirdek erimesi sonucu iyot 131 kaçağı oldu. (1979)


Three Miles Island Nükleer Santrali

Colorado, ABD; Summitville maden ocağından Alamosa nehrine siyanür, ağır metaller ve asit karışması (1980ler) 17 millk alandaki tüm deniz yaşamının yok oldu.

Chernigov, Ukrayna, SSCB; nükleer reaktör faciası (1986)

Alaska Körfezi, ABD suları; Exxon Valdez adlı tankerin (sahibi: Exxon Corporation, ABD) taşıdığı 11-30 milyon galon petrol denize akmış (1989) 250bin kuş, 2800 samur, 300 fok, 250 kartal, and milyonlarca som balığı yumurtası ölmüştür.

Ok Tedi madeni, Papua Yeni Gine; çevre nehirlere atıksu dejarjsı (1990lar) balık ölümleri, 120 köy etkilendi

Dunsmuir, California, ABD; bir tren kazası sonuçu 19500 galon kimyasal Sacramento nehrine karıştı (1991) 60km’ye kadar nehirdeki yaşam sona erdi.

Richmond, ABD; sülfirik asit sızıntısı (1993) 2bin hasta

Tokaimura, Japonya; nükleer santralda patlama ve yangın (1997) en az 37 işçi radyasyona maruz kaldı.
Tokaimura, Japonya; nükleer santralda Uranyum yeniden işleme tesisinde bir kaza (1999) 55 çalışan ışınıma maruz kaldı.

Tuna ırmağı, Yugoslavya; siyanür sızıntısı (2000) balık ölümleri

Susijärvi, Finlandıya; kadim ormanların katliamı (2001)

Toulouse, Fransa; AZF kimyasal fabrikada kaza (2001) 30 ölü, 2bin yaralı

Biskay Körfezi, İspanya suları; Prestige adlı tankerin (sahibi:Mare Shipping, Yunanistan) taşıdığı 63,000 ton petrol denize akmış (2002)

Jilin, Çin; petro-kimya fabrikasında patlama (2005) 9milyon insan susuz kaldı

Dünyanın en kirli 10 bölgesi

Merkezi ABD’de bulunan Blacksmith Institute adlı çevre örgütü, dünyanın en kirli 10 bölgesinin listesini çıkardı.
Söz konusu bölgeler, Rusya, Çin, Hindistan, Dominik Cumhuriyeti ve Zambia sınırları içinde yer alıyor.
Örgüt, bu bölgelerde yaşayan toplam 10 milyon kişinin ciddi sağlık tehdidi altında olduğu uyarısında bulundu.
Blacksmith Institute, bu listeyi bilimadamları ve dünyanın farklı noktalarından çevre örgütlerinden elde ettiği verilerle oluşturduğunu söylüyor.
Örgütün listesindeki bölgelerden üçü Rusya sınırları içinde.
Listedeki en bilinen bölge, 20 yıl önce nükleer santral faciasının yaşandığı Çernobil.

Listedeki diğer bölgelerden bazıları şunlar:
Çerzinsk: Rusya’da soğuk savaş döneminde kimyasal silah üretim alanı.
Linfen: Çin’de kömür endüstrisinin kalbi.
Kabwe: Zambia’da kurşun ve diğer madenlerin bulunduğu ve işlendiği bölge
Hayna: Dominik Cumhuriyeti’nde kullanılmış pil dönüştürme tesislerinin bulunduğu bölge. Buradaki döküm tesisleri bölgede geniş çaplı kurşun kirliliğine yol açtı.
Rapinet: Bölgedeki tabakhanenin yarattığı kirlilik üç milyondan fazla kişiyi etkiledi.

Blacksmith Institute, söz konusu bölgelerde kirliliğin başlıca kaynağının kurşun gibi ağır metaller olduğunu söylüyor.
Örgütün raporunda, kirlilik nedeniyle bu bölgelerin bazılarında ortalama ömrün Orta Çağ’daki seviyeye düştüğü, doğum sırasındaki ölümlerin istisna değil artık normal kabul edildiği, çocuklarda astım oranının yüzde 90’lara çıktığı ve zihirnsel özürlü çocukların sayısında büyük bir artışın görüldüğü belirtiliyor.
Bir Birleşmiş Milletler araştırması da erken ölümlerin yüzde 20’sinin çevre faktörlerinden kaynaklandığına işaret ediyor.

DEPREMLER


İnsanoğlu, Japonya gibi deprem inşaatı teknolojisinde en ileri düzeydeki ülkelerde dahi halen doğa karşısında çaresiz kalırken, bugüne kadar tarih boyunca meydana gelen depremlerde milyonlarca kişi hayatını kaybetti.
Bazı depremler tarihte çok büyük yıkımlara yol açarken, 1556 yılında Çin’in Şançi eyaletinde meydana gelen büyük depremde 830 bin kişi ölmüş, bölgedeki kasaba ve köyler tamamen yok olmuştu.

Çin, Japon, Sovyet ve Amerikan sismologlar, 1960’ların ortalarından başlayarak, depremin önceden öğrenilmesine yönelik çok sayıda araştırma yaptılar. Bu alanda çeşitli ilerlermeler sağlanmasına rağmen, depremlerin zaman, yer ve şiddetinin doğru ve kesin bir biçimde önceden kestirilmesine ilişkin bir yöntem geliştirilmedi.

Dünyada meydana gelen büyük depremlerden bazılarının şiddetleri ve yol açtığı can kayıpları şöyle:

Yer Yıl Şiddeti Ölü sayısı

Girit 365 — 50 bin
Antakya 526 — 250 bin
Damgan/İran 856 — 200 bin
Yukarı Mısır 1201 — 1 milyon
Şançi/Çin 1556 11 (*) 830 bin
Kalküta/Hindistan 1737 — 300 bin
Gansu/Çin 1920 8.5 200 bin
Tokyo 1923 8.3 99 bin
Erzincan 1939 8.0 32 bin 962
Varto 1966 6.5 2 bin 934
Kuzey Peru 1970 7.8 66 bin 794
Lice 1975 6.7 2 bin 385
Çaldıran 1976 7.5 3 bin 840
Tangşan/Çin 1976 7.8 240 bin
Guatemala 1976 7.5 22 bin 778
Erzurum-Kars 1983 6.0 1226
Mexico City 1985 8.1 10 bin
Kuzeybatı Ermenistan 1988 6.9 25 bin
Kuzeybatı İran 1990 7.7 50 bin
Kuzey İran 1997 7.1 1500
Kuzeybatı Afganistan 1998 6.1 5 bin
Batı Kolombiya 1999 6.1 1171

(*) Mercalli ölçeğine göre:
1556’daki Şançi/Çin depreminin 11 olan şiddeti, 20. yüzyıldan önceki deprem şiddetlerinin Richter ölçeğine göre hesaplanamaması nedeniyle, Mercalli ölçeğine göre verilmiştir.
– Pekin ve Tiencin kentlerine yakın Tangşan kentinde 20 Haziran 1976’da meydana gelen deprem, olasılıkla dünya tarihinde kaydedilmiş en çok ölünün olduğu ikinci büyük yer sarsıntısı.
Çin Komünist Partisi uzun süre gerçek ölü sayısını açıklamamıştı.
Çeşitli kaynaklar ölü sayısının 600 bin olabileceğini bildirmişlerdi.
Tümüyle yeniden inşa edilen Tangşan, yine Çin’de 1556 yılında Şançi’de meydana gelen 830 bin insanın yaşamını yitirdiği tahmin edilen depremden sonra muhtemelen en çok insanın öldüğü deprem oldu.

DÜNYA’DAKİ BÜYÜK DEPREMLERİN KRONOLOJİSİ…

Türkiye, 7.4 şiddetinde merkez üssü Kocaeli olan depremle sarsılırken, dünyada 1980 yılından bu yana binin üzerinde can kaybına yol açan depremlerin geriye doğru kronolojisi şöyle:

-30 Mayıs 1998- Afganistan’ın kuzeyini vuran şiddetli depremde 3 bin kadar insan yaşamını yitirirken, Takhar bölgesinde 50 köy yerle bir oldu.

-4 Şubat 1998- İran’da meydana gelen 7.1 şiddetindeki depremde en az 2 bin kişi öldü, binlerce kişi yaralandı.
Merkez üssü Afganistan sınırına 150 kilometre mesafede olan depremde 11 köy yok oldu, Kaen ve Birjand kentlerinde büyük hasar meydana geldi.

-28 Mayıs 1995- Rusya’da 7.5 şiddetinde meydana gelen deprem ülkenin kuzeyindeki Sakhalin Adası’nda petrol üretim merkezi Neftegorsk kentinde 1989 kişinin yaş***** mal oldu.

-17 Ocak 1995- Japonya’da merkez üssü liman kenti Kobe kenti olan 7.2 şiddetindeki depremde 6 bin 500 kişi öldü.

-6 Haziran 1994- Kolombiya’da meydana gelen deprem ve depremde Paez Irmağı vadisinde meydana gelen toprak kaymasında bin kişi yaşamını yitirdi.

-30 Eylül 1993- Hindistan’da ilki 6.4 şiddetinde olan bir dizi deprem ülkenin batısı ve güneyinde 36 köyün yıkılmasına 22 bin insanın ölmesine yol açtı.
Depremin merkez üssünün Maharashtra, Andhra Pradeş ve Karnataka eyaletlerinin bulunduğu bölgede olduğu tespit edilmişti.

-12 Aralık 1992- Endonezya’da, East Nusa Tenggara bölgesindeki birçok adada meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde 1490 kişi öldü. Babi Adası’nda 700 kişi yaşamını yitirdi.

-20 Ekim 1991- Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’nin kuzeydoğusundaki Uttarkashi bölgesi yakınında meydana gelen 6.1 şiddetindeki depremde 1600 kişi öldü, 2 bin bin kişi yaralandı.

-16 Temmuz 1990- Filipinlerde, merkez üssü Cabanatuan kenti olan 7.7 şiddetindeki depremde en az 2 bin kişi öldü, 3 bin 500 kişi yaralandı. Deprem sonucu 148 bin kişi evsiz kaldı.

-21 Haziran 1990- İran’da 7.7 şiddetindeki deprem Gilan ve Zanjan bölgelerini vurdu, 35 bin kişi yaşamını yitirdi ve 100 bin kişi yaralandı. Deprem, 500 bin kişiyi de evsiz bıraktı.

-7 Aralık 1988- Ermenistan’ın kuzeybatısını vuran 6.9 şiddetindeki depremde 25 binden fazla insan öldü, 18 bin kişi yaralandı. Spitak kasabası tamamen yok olurken, Leninakan kasabasının yarısı göçtü.

-5 Mart 1987- Ekvador Cumhuriyeti’nde merkez üssü El Reventador olan depremde binin üzerinde kişi öldü, birkaç bin kişi kayboldu.

-10 Ekim 1986- El Salvador’da meydana gelen 7.5 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü, 20 bin kişi yaralandı. Deprem 300 bin kişiyi evsiz bıraktı.

-19 Eylül 1985- Meksika’da 8.1 şiddetinde meydana gelen depremde, 6 bin ila 12 bin insan öldü, 40 bin kişi yaralandı.

-30 Ekim 1983- Türkiye’de Erzurum civarında 6.8 şiddetindeki depremde 1155 kişi öldü ve 500 dolayında kişi yaralandı. Deprem 35 bin kişiyi evsiz bıraktı.

-13 Aralık 1982- Yemen’de 6 şiddetinde meydana gelen depremde 3 bin kişi öldü, 2 bin kişi yaralandı. Deprem başkent Sana’nın güneydoğusundaki Dhamar bölgesinin altını üstüne getirdi.

-11 Haziran 1981- İran’da meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde 1027 kişi öldü, 800 kişi yaralandı. Depremde, Kerman bölgesindeki Golbaf kasabası yok oldu.

-23 Kasım 1980- İtalya’da 7.2 şiddetindeki depremde 2 bin 735 kişi öldü, 7 bin 500’den fazla insan yaralandı. Merkez üssü Eboli’de olan deprem en çok Napoli’de geniş bir alanı etkiledi. Deprem sonucu 1500’ün üzerinde kişi kayboldu.

-10 Ekim 1980- Cezayir’de meydana gelen 7.3 şiddetindeki depremde BM verilerine göre 2 bin 590 kişi öldü. Merkez üssü El Asnam kasabası olan deprem sonucu 330 bin insan evsiz kaldı.

Tarihten diğer bazı felaketler

Çok uzak değil sadece 20. Yüzyıl içinde, iki dev gök cismi 1908 ve 1947´de dünyaya çarptılar. İkisi de Sibirya´da hiçbir insanın yaşamadığı yerlere düştü. Çok şanslıydık… Bu arada, hatırlatalım, Mayıs 1996´da buna benzer bir tehlike daha atlattık. 500 metre çapında bir asteroid 19 Mayıs günü dünyanın 450,000 km yakınından geçti. Kozmik bilardo neyse ki yine ıskaladı.

Günümüzde hemen hiç etkisi olmayan Çiçek hastalığı, 30 Yıl Savaşları sırasında “1618-1648″ yılları arasında, Avrupa´da tam 60 milyon insanı öldürmüştü.
MÖ 1500´de tüm zamanların en büyük volkanik patlaması Ege Denizi´nde Santorini Adası´nda gerçekleşti. Patlama sonucunda, 750 metre derinliğinde, 5 km çapında bir krater oluşurken, 10.000 m yüksekliğinde bir kül bulutu göğe yükseldi. Patlamanın yarattığı dalga, öylesine yüksekti ki “Tsunami deniyor”, arada adalar olmasaydı ve Bodrum´a aynı güçle ulaşsaydı Bodrum Kalesi, denizin on metre altında kalacaktı.

Stuart Flexner ve Doris Flexner’in “Kötümserin Tarih Rehberi” kitabından :

Anadolu’da büyük depremler

Kitaba göre, Anadolu toprakları tarihin eski çağlarında da büyük depremlere sahne oldu. Buna göre, Antakya İ.S 115 yılında meydana gelen depremde binlerce kişi ölürken, şehirde büyük tahribat meydana geldi. Antakya’da İ.S 526 yılında yaşanan depremde ise yüz binlerce insan öldü.
İsa’nın göğe yükselmesi törenlerinden bir gün önce 29 Mayıs’ta, binlerce ziyaretçinin dini kutlamalar için toplandığı Antakya’da meydana gelen büyük deprem ile arkasından çıkan yangında 250 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Öte yandan İ.S 1268´de Anadolu´nun büyük bir kısmını sallayan şiddetli bir depremde ise 60 bine yakın insan hayatını kaybetmişti.

İstanbul’da veba salgını

Kitaba göre, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis, İ.S 542 yılı ilkbaharında başlayan ve 4 ay süren kara veba hastalığıyla boğuştu. Yaklaşık 500 bin kişilik nüfusun yarısından fazlasının hayatını kaybettiği salgında, şehrin mezarlık alanları kısa sürede dolunca, yetkililer çareyi, yakındaki bir kalenin kulelerini cesetle doldurmakta buldular. Salgın, nüfusun azalmasıyla şehrin gerilemesine de neden oldu. Öte yandan İstanbul’da İ.S 746-749 yılları arasında yaşanan başka bir büyük salgın hastalık sonucu da 200 bine yakın insan hayatını kaybetti.
İstanbul’da büyük yangın: 7 bin ölü
Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da 1729 yılında çıkan büyük yangında ise 7 bin kişi öldü ve 12 bin bina kül oldu. 1750’de çıkan yangın ise 20 bin binayı yok ederken, 1756’da 15 bin bina, 1782’de ise 12 bin bina yangın nedeniyle yerle bir oldu.

Aziz Vitus dansı salgını

1347 yılında Almanya’da görülen garip bir hastalık salgını daha sonra Fransa ve Hollanda ile İskoçya’ya yayıldı. Hastaların dans eder gibi sağlarını, sollarını oynattıkları hastalıkta, dans, kurban bitkin düşüp yere serilinceye kadar saatlerce, hatta bazen bir günden fazla sürüyordu. Bu hareketlerle başlayan hastalık, bir süre sonra hastaların kontrol edemedikleri sıçrama ve bağırmaya dönüşüyordu.
Hastalar, çoğu zaman iyileştirici güçleri olduğuna inandıkları Aziz Vitus’un Kilisesi önünde toplandıkları için hastalığa bu ad verilmişti. Modern araştırmacılar, hastalığı, ateşli romatizmanın garip bir yan etkisi olarak belirlemişler ve adına “Sydenham chorea” adını vermişlerdi. Hastalık orta Avrupa’yı kasıp kavurduktan sonra 17. yüzyılda etkisini yitirdi. Bugün daha çok bir çocuk hastalığı olarak biliniyor.

Çavdar hastalığı Rusları zorladı

1722 yılında ise “Çavdar hastalığı” olarak bilinen bir hastalık, Rusya’ya kasıp kavurdu. Bu tarihte ölümcül bir mantar taşıyan çavdardan yapılmış ekmekleri yiyen 20 bin civarında Rus, korkunç bir hastalığa yakalandı. İnsanlarda keskin bir sinir bozukluğuna neden olan hastalık, “insanların saçmalamalarına, çırpınıp gülmelerine”, daha sonra büyük acılara ve en sonunda da ölmelerine yol açıyordu.
ABD ise 1735’de başlayıp 5 yıl süren kuş palazı salgınında binlerce çocuğunu kaybetti. New England´ı kasıp kavuran hastalık, bazı kasabalarda on yaşın altındaki çocukların yüzde 80’inin ölmesine neden oldu.

İrlanda’da patates kıtlığı

İrlanda’da 1845 yılında ekinlerin kavrulmasına, patateslerin topraktayken çürümesine neden olan garip bir hastalık ortaya çıktı. 4 yıllık büyük bir kıtlığın başlamasına neden olan hastalık sonucu, açlık yüzünden zayıf düşen halk, kolera ve tifo gibi hastalıkların pençesine düştü. Ayrıca açlık yüzünden İrlanda’nın dört bir yanında ayaklanmalar çıktı. Tahminlere göre, 1849 yılında hastalık ortadan kalktığında, İrlanda’da 1,5 milyon insan açlıktan, soğuktan ya da kıtlığın neden olduğu hastalıklardan hayatını kaybetmişti.

Yanardağ patladı, hava soğudu

1815 yılında Java adasında bulunan Tamburo yanardağının patlaması ise binlerce kilometre uzaklıktaki topraklarda etkisini gösterdi. 1816’da yılında ABD’nin kuzeydoğusunda olağan dışı bir kar yağmaya başladı. Beş santim genişliğinde kar tanelerinin düşmeye başladığı kar yağışı, beş gün süren kar fırtınası ve dondurucu soğuklara dönüştü. Çiftçiler kar altında kalan tarlaları sürüp tekrar ekim yaptılar. Ancak kar ve dondurucu soğuk, Temmuz, Ağustos ve Eylül’de bir kez daha bölgeyi vurdu.
Beklenmedik bu havanın, dünyanın öbür ucundaki Java’da bulunan 1815’te patlamış Tamburo adlı bir yanardağ ile bağlantısının kurulması 1920’leri buldu. Bilim adamları yanardağın stratosfere büyük miktarda toz parçası fırlattığını, aylarca orada asılı kalan parçaların da dünyanın yüzeyine ulaşan güneş ışınlarına engel olduğu sonucuna vardılar.

Uyku hastalığına 200 bin kurban

Uganda’nın Victoria gölü civarında 1900-1907 yılları arasında görülen “uyku hastalığı” salgını ise 200 bin insanın hayatına mal oldu. 1900 yılında yüzlerce insan beyni etkileyen bir virüsün neden olduğu “uyku hastalığı” da denilen lumbe hastalığına kapılarak ölmeye başladı. Tsetse sineğinin yaydığı hastalıkta kurbanlar, önce baş ağrısı, halsizlik ve baskı hissediyordu. İkinci aşamada gün boyu uyuklamaya başlayan kurbanlar, ruhi dengesizliğin ardından dayanılmaz acılar çekerek komaya giriyor ve sonra da ölüyorlardı. Salgın, 1907 yılında kabilelerin, hastalığı taşıyan sineklerin bulunmadığı bölgelere taşınmaya ikna edilmesiyle durdurulabildi. Ancako zamana kadar 200 bin civarında Afrikalı bu hastalıktan hayatını kaybetti.

ABD’de grip salgını1918’in ilkbaharında Kansas’ta bulunan Fort Riley ile Camp Funston kışlalarında baş gösteren bir grip virüsü, dünyada milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. İlk olarak kışlalardaki bin 100’ün üzerinde kişide aniden başlayan hastalık sonucu 46 kişi hayatını kaybetti. Hastalık ABD birliklerinin Avrupa’ya gitmesiyle buraya da yayıldı. Hastalık, 1. Dünya Savaşı’nın son aylarında Fransa’da bulunan ABD birliklerini harap etti. Trenler ve gemiler hastalığın daha önce gitmediği yerlere ulaşmasını sağlayarak Avrupa çapında kontrolden çıkarak yayılmasına neden oldu.
ABD başkanı Woodrow Wilson, İngiliz Başbakanı Lloyd Georgeve Fransız Cumhurbaşkanı George Clemenceau, Versay anlaşmasının görüşmelerinde bulundukları sırada hastaydılar. Halk arasında “İspanyol Gribi” olarak adlandırılan ve hızla yayılan hastalık sonucu, Rusya’da 450 bin, İtalya’da 375 bin, Britanya’da 228 bin, sefalet ve aşırı nüfusun bulunduğu Hindistan’da 5 milyon, ABD’de ise 550 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

http://insanveevren.files.wordpress.com/2011/10/evren-ve-insan-gif24.gif?w=600

About these ads
Kategoriler:Diğer, Tarih
  1. 20 Nisan 2011, 00:34

    Çok ilginç ve etkileyici bilgiler sunmussunuz. Teşekkürler.

    • 20 Nisan 2011, 09:39

      Beğeniniz için teşekkür ederim.

  2. hamdi
    06 Şubat 2013, 20:45

    Türkiye’de bulunduğum için sana şükürler olsun Allah’ım…

  3. derya
    23 Aralık 2013, 19:08

    çok uzun az daha kısa olsaydı çok güzel olurdu ama yine de ödevime yardımcı oldu teşekkürler arkadaşlar siz de bu sayfadaki ödevi yazın

  4. derya
    23 Aralık 2013, 19:09

    arkadaşlar çok güzel demi evetse yaz hayısa yazma

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 575 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: