Arşiv

Archive for Nisan, 2011

Işık Saçan Türbe

30 Nisan 2011 2 yorum

Işık Saçan Türbe
Kastamonu

http://a1109.hizliresim.com/11/9/3/12662.jpg


Dr. GÜLTEKİN CAYMAZ fizik tedavi ve Türkiye’nin sayılı akupunktur uzmanların­dan biridir. Ayrıca bilinmeyen ve açıklana­mayan olayların yorulmak bilmez bir takipçisi ve yorumcusudur. Bütün bu özellik­leriyle, sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da tanınmaktadır. Dünyanın yarısını dolaş­mış, incelemeler yapmıştır. Esrarengiz ışıklar saçan türbenin hikayesini anlatması için ise sözü şimdi ona bırakalım …

Türbeyi ziyaret
“1981 yılındaki Anadolu gezimde. Kastamonu yakınlarındaki bir türbenin öyküsü dikkatimi çekti. Türbenin yakınındaki gecekondulara yol açmak için bir buldozer getirtmişler. ‘Türbeyi yıkıp başka bir yere daha iyisini yaparız’ demişler. Buldozerin türbeye her yaklaşışında motor durmuş. Aracı bir türlü çalıştıramamışlar. Ardından insan gücünü denemişler. Kazma­larla işe girişmişler. Kazmalar toprağa saplanıp kalmış. Bir türlü çıkarılamamış. zor­layınca da sapları kırılmış. Türbenin civarında geceleri garip ışıklar görülüyormuş. Korkmuş­lar ve işi bırakmışlar …

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen, İlginç

OAK Adası’nın Ele Geçirilemeyen Esrarengiz Definesi

30 Nisan 2011 Yorum yapın

Orada olduğu biliniyor fakat çıkarılamıyor

1795 yılında Kanada’da Oak Adası’nda gömülü bir hazinenin bulunduğu söylentisi duyuldu. O günden beri, define avcıları, hazineyi bulmak için yaşamlarını ve servetlerini harcadılar. Aşağıda, sarfedilen çabalar ve definenin neden bulunmadığı anlatılıyor.

http://insanveevren.wordpress.com

 

 

1795 Yılının bir yaz günü, Daniel McGinnis adlı 16 yaşında bir delikanlı, Mahone Körfezi’ni kanosuyla geçiyordu. McGinnis, Nova Scotia’nın güney kıyısındaki Mahone Körfezi’nde bir adada kıyıya çıktı. Körfezin güneydoğu kıyısı açıklarındaki bu adayı neden seçtiğini kendisi de bilmiyordu. Çünkü, yakında başka adalar da vardı. Belki de, Mc Ginnis danın farklılığından etkilenmişti. Oak (Meşe) Adası, adını, tüm adayı kaplayan sık kızıl meşe ormanından almıştı.

Ağacın dalı
McGinnis, ağaçlar arasındaki eski bir pati­kayı izleyerek adanın içlerine yürüdü. Der­ken, bir açıklığa vardı. Burada meşe ağaçları kesilmişti. Yeni yetişmekte olan ağaçlar onla­rın yerini almak üzereydi. Ancak, ne gariptir ki, açıklığın orta yerinde tek bir ulu meşe yükseliyordu. McGinnis ğacın dallarından birinin budanmış olduğunu fark etti. Budan­mış dalın çotuğu, topraktaki bir göçüğün 5 metre kadar üstünde uzanıyordu. Bu göçük nokta ile dalda gördüğü çentikler, delikanlı­nın dikkatini çekti. Bakar bakmaz göze çar­pan çentiklerin, bir iple yapıldığına hükmetti.

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen, İlginç

Kanserin Sekiz Belirtisi

30 Nisan 2011 Yorum yapın

Uzmanlar, nedenini belirlemek genelde güç olan ancak kanserle yakından ilişkisi bulunan belirtileri listeleyerek, hastalara bu konusunda uyardı.

Uzmanlar, nedenini belirlemek genelde güç olan ancak kanserle yakından ilişkisi bulunan belirtileri listeleyerek, hastalara bu konusunda uyardı.

BBC-nin haberine göre, bu belirtilerin başında idrarda kan ve anemi (kansızlık) geliyor. Uzmanlar, "Dolayısıyla vücudunuzda sıradışı ve etkisini sürdüren bir değişiklik görüyorsanız bunu kontrol ettirmek çok önemli.

Devamını oku…

Categories: Sağlık

[Belgesel] Atlantis Gerçekmi?

30 Nisan 2011 Yorum yapın

Dosya:Cole Thomas The Course of Empire Destruction 1836.jpg

Atlantis insanlık tarihinin en büyük muammasıdır…
Efsane şöyle baslar; zamanımızdan 11.500 yıl kadar önce genellikle bir çoklarının Atlas Okyanusunda olduğunu iddia ettikleri bir kıta varmış. Bu ülke insanlığın, özellikle beyaz-Ari ırkın doğduğu ve çok üstün bir uygarlığa yükseldiği bir adaymış. Büyüklüğü Libya ye Asya (Anadolu)’nın toplam alanından daha genişmiş. Burada Güneş’e tapan bir dini ve teknolojide çok gelişmiş bir ilmi benimsemiş, çok yüksek kültüre sahip ve çok uygar bir millet yaşarmış… Atlantisliler, Avrupa, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi ve Orta Amerika kıyılarına yaptıkları seferler ile ora halklarına bu uygarlıklarını aşılamış ve koloniler tesis etmişlerdi.

Buyrun İzleyelim:

Devamını oku…

Categories: Mu ve Atlantis, Videolar

[Belgesel] National Geographic – Evrenin Ucuna Yolculuk

30 Nisan 2011 Yorum yapın

Geleceğimizi görmemiz için geçmişimizi bilmemiz gerekir. National Geographic’ Dünya’dan yola çıkarak Evren’in bilinmeyen ucuna yolculuk konulu belgeseli.

Buyrun İzleyelim

Devamını oku…

Categories: Videolar

Marduk (Nibiru) Muamması

30 Nisan 2011 1 yorum

http://img370.yukle.tc/images/1814nibiru_1.jpg

(Temsili Resim)

Son günlerin en tartışılan konularından Marduk’un keşfedilmesinin 20 yılı aşkın bir tarihi var. Keşfin öyküsü, NASA’nın 1983 yılında ikinci bir güneş sisteminin var olup olmadığını görmek için IRAS isimle uyduyu uzaya göndermesiyle başladı.

Aylar sonra IRAS, Güneş Sisteminden 50 milyar mil uzaklıkta olan devasa bir gezegen keşfetti. Bu şaşırtıcı keşif, 21 Aralık 1983’te Washington Post gazetesinin birinci sayfasına “Gizemli Bir Gök Cismi Keşfedildi” başlığıyla haber oldu.

Marduk’un IRAS uydusu tarafından keşfedilmesinden 7 sene önce Azeri yazar Zekeriya Sitchin Sümerlilerin binlerce sene önceden kalan tabletlerini okuyarak her 3,600 senede bir Güneş Sistemi’ni ziyaret eden Marduk hakkında “12’nci Gezegen” adlı kitabı yayımlamıştı. Sümer yazıtlarına göre, Marduk’un uydularından biri binlerce sene önceki bir ziyarette Tiamat adındaki bir başka gezegene çarparak, bugün Mars ile Jüpiter arasında bulunan Asteroit Kuşağının oluşmasını sağladı.

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen

Aztek Olayı

30 Nisan 2011 1 yorum

http://www.kyj.biz/wp-content/uploads/2011/02/07328.jpg

13 Şubat 1948 günü ABD, New Mexico’daki Aztek kasabası yakınlarında bir uzay aracı ele geçirildi. UFO’nun düşüşü 3 radar birimi tarafından da tespit edilmişti. Hükümet Sekreteri George C. Marshall, Colorado’daki Camp Hale Üssü’nden bir araştırma ekibi gönderilmesini istedi. Bölge üzerinde araştırmalar yapan bir helikopter ekibi, Aztek’in 12 mil kuzeydoğusuna bir diskin düştüğünü belirledi ve kaza yerinde çok kötü bir biçimde yanmış olan 12 insanımsı varlık buldu. Disk, Dayton, Ohio’daki Wright-Patterson Hava Üssü’ndeki 18 numaralı hangara götürülerek burada analizlere tabi tutuldu ve olay kamuoyundan saklandı.

Araştırmacı ve yazar Frank Scully, 1950’de yayımladığı “Uçan Dairelerin Ardında” adlı kitabında, 4 UFO kazası ve enkaz kaldırma olayından bahsetmektedir. Scully, Aztec yakınlarında düşen diskin yaklaşık 30 m. çapında olduğunu ve dışının alüminyum benzeri hafif bir metalle kaplı olduğunu belirtmiştir. Bu metal o kadar dayanıklıydı ki, oldukça yüksek sıcaklıklardan bile etkilenmiyor ve üzerinde matkapla delik açma çabaları sonuçsuz kalıyordu. Görünüşe göre disk, merkeze sabitlenmiş bir kabin ve etrafında dönen geniş halkalardan oluşmaktaydı. Ortada hiçbir çivi, cıvata, vida ya da kaynak yapıldığına dair hiçbir iz yoktu.

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen

Işınlamayı Başardılar

30 Nisan 2011 1 yorum

http://www.mobilcep.net/Resimler/13017681541.jpg

Avustralyalı ve Japon bilim insanları, ışığı dalga grupları halinde ışınlamayı başardı.

Böylece, kuantum iletişimi ve programlamalarında büyük bir atılım sağlandı. Bilim insanları, 1930’ların önemli düşünce deneyi Schrödinger’in kedisinin mantığı üzerinden hareket ederek çözüme ulaştı.Tokyo Üniversitesi araştırmacılarının öncülük ettiği çalışmada, dünya tarihinde ilk kez karmaşık bir kuantum bilgi dizisinin, bir noktadan başka bir noktaya ışınlandığı, yani transfer edildiği açıklandı.
Araştırmacılar, yapılan büyük atılımın, iletişim ağlarında yüksek miktarlarda verinin hızlı bir şekilde aktarılmasına izin vereceğini belirtti. Bilim insanlarının büyük başarısı, Science dergisinde yer aldı.

Devamını oku…

Categories: Bilim, Haberler

Glasnost Olayı

30 Nisan 2011 2 yorum

http://ufoloji.net/sites/default/files/user_uploads/577/area51ufo3.jpg?1297183798

(Temsili Resim)

Yakın bir tarihe kadar UFO gözlem raporları özellikle A.B.D’den ve Büyük Britanya’dan gelirdi. Ufolojistlerin ve diğer ilgili kişilerin bildiği üzere bir dünya dolusu bilgi Komünizmin gizlilik perdesi ardında gizleniyordu. Rus askeri birimleri , KGB ve Rus Hükümeti buna UFO aktiviteleri de dahil olma üzere her çeşit bilgi üzerinde sıkı bir gizlilik uygularlar.

Glasnost sayesinde bunlar değişti. Bu gün, UFO araştırmacıları ve bilim adamları internet üzerinden yada MUFON gibi organizasyonlar sayesinde bilgi alışverişi yaptıklarında eski Sovyet Cumhuriyetlerinden de bilgiler gelmektedir. Ne iyidir ki Ruslar, UFO muammasına her dönem daha ciddi yaklaşmışlardır. Amerika’da en azından yakın zamana kadar bir çok kişi sıradışı bir olaya şahit olduğunda ortaya çıkıp gördüklerini anlatmaya korkuyordu. Bu “Küçük Yeşil Adamlar “ mantığı Rus raporlarında bulunmaz. Bu nedenle mükemmel bir Uçan Daire kazası raporu bulma şansına sahip olduk.

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen

Meluncanlar (Melungeons) Kimdir?

30 Nisan 2011 Yorum yapın

http://emptyquarter.theswedishparrot.com/images/melungeons.jpg

Konuyu bilimsel olarak ilk defa ortaya koyan ve Meluncanlar’ın lideri ve sözcüsü olan, Meluncan Vakfı kurucusu Dr. Brent Kennedy ekibiyle yaptığı tıbbi, etnolojik, arkeolojik ve sosyolojik araştırmalara ve İngiliz tarihçisi David Hakluyt’un kitabında yazdıklarına göre Meluncanlar’ın ortaya çıkışı şöyledir:
1500 – 1600 yılları arasında Akdeniz, Cebeli Tarık Boğazı ve Fas kıyılarında meydana gelen Osmanlı Portekiz deniz savaşlarında Portekizliler, Osmanlı leventlerini esir ederek forsa yapıp Birezilya’ya gotürdüler. Daha sonra İngiliz Amiral Sir Francis Drake leventleri Portekizliler’in elinden kurtararak sizi geri Osmanlı’ya gotüreceğim diyerek gemilerine alır. Ancak yolda fırtına çıkması sebebiyle ve ikmal yapmak için uğradığı bugünkü Carolina eyaletine 2-3 mil yakınlıktaki Raonake Adası’nda daha önce Amerika’ya giden İngilizler’le karşılaşır.

Devamını oku…

Categories: Bilinmeyen, Tarih

İşte Mikro Canavarlar Dünyası!

29 Nisan 2011 Yorum yapın

Sürekli yanıbaşımızdalar ama onları hiç böyle görmüyoruz. İşte mikro canavarların ilginç fotoğrafları..

İşte Barcroft Medya’dan Tom Jackson’ın muhteşem fotoğrafları…


Toz Maytı

Devamını oku…

Categories: Galeri

Uzak Gezegenlerdeki Bitkiler!

29 Nisan 2011 Yorum yapın

İngiliz bilim adamlarına göre başka gezegenlerde bitkiler varsa, insan gözüne muhtemelen siyah renkte görünecekler.

St. Andrews Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırmaya göre, insan gözüne siyah ya da gri renkte görülebilecek bir bitki örtüsü, evrendeki, ‘kızıl cüce’ diye adlandırılan yıldızların çevresindeki gezegenlerde gelişmiş olabilir.

Görece soğuk yıldızlar olan ‘kızıl cüce’ler, evrendeki en yaygın yıldız türleri. Bunların birçoğunun çevresinde gezegenler dolaşıyor ve bazılarında yaşam belirtileri görülebileceği düşünülüyor.

Ama St. Andrews Üniversitesi’nde yapılan yeni araştırma, bu gezegenlerdeki yaşamın biraz farklı olabileceğini gösteriyor. ‘Kızıl cüce’lerin karanlık olması yüzünden, yakınındaki gezegenlerde bulunan bitki örtüsünün mecvut olan tüm ışığı toplayacak biçimde evrim geçirmiş olabileceği kaydediliyor.

Devamını oku…

Categories: Bilim, Haberler

Evrende Yalnızmıyız?

29 Nisan 2011 Yorum yapın

Uçan daireler yani ‘tanımlanamayan uçan nesne’ UFO, bazılarına göre deli saçması bazılarına göreyse tamamen gerçek. Peki gökyüzünde beliren bu açıklanamayan cisimleri bilim dünyası nasıl yorumluyor? Uzayda hayat var mı? Yoksa yalnız mıyız?..

Buyrun İzleyelim:

http://insanveevren.wordpress.com

Categories: Videolar

Evreni Ölçmek: Dünyanın Yeri

29 Nisan 2011 Yorum yapın

http://insanveevren.wordpress.com

Categories: Videolar

[Belgesel] Firavunun Sırları: Altın Mumyalar

29 Nisan 2011 Yorum yapın

 

 

http://insanveevren.files.wordpress.com/2011/04/pharaoh-tutankhamun-3.jpg?w=246

Dünya tarihinin gizemli konularından olan firavunlar dünyasına girmeye hazırmısınız…

 

Buyrun İzleyelim:

 

1.BÖLÜM

Devamını oku…

Categories: Videolar
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 150 other followers